Lübnan 'bilge'lerini kaybetti

Lübnan 'bilge'lerini kaybetti

Cumartesi, 2 Kasım, 2019 - 10:45
Semir Ataullah
Lübnanlı gazeteci - yazar 
Lübnan'daki protestocular ilk andan itibaren ‘bağımsız bir hükümet’ konusunda ısrar ediyorlar. Bu onların özgür olduklarını ve Lübnan politikalarını benimsemediklerini gösteriyor.

Ülkede en göze çarpan değişiklik, son yıllarda siyasal iktidarın bağımsız olan her kişiyi ortadan kaldırmasıdır. İnsanlar partilere, mezheplere ve cephelere ayrıldı. Ancak Lübnanlıların çoğunluğunu oluşturduğu bu sınıf tamamen ortadan kalktı. Kişiler, mevkileri, imtiyazları ve hakları tekelleştiren partilere katıldılar. Her bağımsız birey, hiçbir şeyi temsil etmediğini ve ülkesinde yeri olmadığını düşünüyor. Bugün ideal vatandaş, sorgusuz sualsiz bir tarafa bağlanan vatandaştır. İdeal vatandaş tereddüt etmeden diğer vatandaşı yok sayabileceğine inanan vatandaştır.

Ne yönetimler ne çekişmeler ne de kutuplaşma, Lübnan’da yeni bir şey değil. Yeni olan sınır tanımayan küstahlıktır. Adam kayırmalar uzun süredir Lübnan iskeletinin bir parçası olmuştur. Ancak hiçbir dönemde böyle açgözlü ve doyumsuz bir tiranlık yoktu. Bir yere gelebilmek için her zaman bir güce ait olmak şart olmuştur. Ancak hiçbir dönemde şimdiki kadar baskın olmamıştır. Hiçbir dayanağı bulunmayan vatandaşlar için bir güvence olması beklenen yargı dahi bu gücün tesiri altında.

Lübnan’da her zaman çeşitli meşrep ve görüşe sahip birçok bilge kişi bulunurdu ve kritik zamanlarda muhakkak onların görüşlerine başvurulurdu. Şimdi bu insanlar yok. Lübnan’daki mevcut kriz bunu her zamankinden daha fazla ispatladı. Lübnanlılar bu boşluktan korkuyor, çünkü bu boşluk, geçici hükümet boşluklarından daha derin ve daha etkileyicidir. Lübnanlılar bugün olduğu gibi onlarca yıl ‘hükümet değişikliği’ talebiyle slogan attı. Ancak bugün daha ayakları yere basar şekilde bunu yapıyorlar. Hükümetin değişmesini talep ederlerken, aynı zamanda rejimin de değişmesini talep ediyorlar. Yönetimdeki bazı isimlerin iktidara, rejime, devlete ve Lübnan'ın itibarına zarar verdiğini düşünüyorlar.

Lübnan’da yaşanan bilge boşluğunun delili, ülkeye egemen olan olgunlaşmamış ve dışlayıcı tutumdur. Güvence kaynağı olan kurumlar, faydalarını ve etkilerini hatta tamamıyla anlamlarını yitirdiler.

Büyük krizlerde hatta hayatın normal akışında bağımsız isimlerin bir denge unsuru olarak bulunmaması, ülkeyi uçurumun eşiğine sürüklüyor. Yaşanan her kriz, varlık krizine, hükümet içerisinde yaşanan her anlaşmazlık milli bir anlaşmazlığa dönüşüyor.

Çıkarlar üzerinde meydana gelen her ihtilaf Lübnan varlığı için bir tehdit unsuru haline geliyor.

DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya