Tunus Cumhurbaşkanı, hükümeti oluşturabilecek mi?

Tunus Cumhurbaşkanı, hükümeti oluşturabilecek mi?

Pazartesi, 28 Ekim, 2019 - 14:30
Anayasa Profesörü Kays Said'in 2011 devrimi öncesine dair siyasi bir geçmişi ya da herhangi bir parti ile ilişkisi yok (Reuters)
İstanbul/Şarku’l Avsat
Hammadi Mimari*

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, ülkenin siyasi arenasında denge oluşturan ve parlamentoda sandalye sahibi olan partilerle görüşmeye başladı. Seçimlerin, yalnızca parlamentoda bir araya gelebilecek ilginç bir “siyasi parti karşımı” ortaya çıkardığı ifade edilirken, yeni hükümette nelere dikkat edileceği ise merak konusu oldu.

Bu mozaik manzara, en fazla sandalye kazanan partinin bir sonraki hükümeti kurmakla görevlendirilmesini sağladı. 52 sandalyeye sahip olan Nahda Hareketi, yönelimlerine karşı çıkan diğer taraflarla ittifakın zorluğu konusunda gerçek bir zorlukla karşı karşıya. Öte yandan yalnızca Tunus’un       Kalbi, Demokrat Akım, Özgür Anayasa Partisi ve Halk Hareketi partilerinin 83 sandalyesi bulunuyor. Henüz Nahda ile koalisyon konusunda karar vermemiş olan bazı partiler de bulunuyor.

İstişareler çıkmazı

Cumhurbaşkanı’nın başlattığı resmi istişareler, Nahda Hareketi tarafından çok sayıda parti ile hükümeti kurmak ve hükümet programı hakkında tartışmak üzere koalisyon kurmak için yapılan görüşmelerle aynı zamana denk geldi.

Bu koalisyonun özellikleri henüz belirlenmemiş olmasına rağmen, özellikle de 16 sandalyeye sahip olan Halk Hareketi, başkanı Nahda hareketinden seçilen bir hükümete dâhil olmama konusunda ısrarcı davranıyor. Hareket, hükümet başkanının herhangi bir partiye mensup olmayan bağımsız bir kişi olması gerektiğini savunuyor. 22 sandalyeye sahip olan Demokratik Akım ise hükümeti oluşturma, reform ve yolsuzlukla mücadele konusunda fiili katılımda bulunmak için Adalet, İçişleri ve İdari Reform bakanlıklarının kendisine verilmesi veya Başbakan’ın cumhurbaşkanı tarafından seçilen bağımsız bir kişi olmasını şart koştu. Nahda’nın bu öneri hakkındaki resmi tutumunun netleşmesi bekleniyor. Gözlemciler bu talebin Nahda’yı zor durumda bıraktığını bu nedenle ertelediğini söylüyor.

Partiler karar verdi

Öte yandan 38 sandalyesi bulunan Nebil Karvi’nin partisi Tunus’un Kalbi ve 17 sandalyeli Özgür Anayasa Partisi, hükümet ittifakına katılmayacaklarını açıkladı.

Tunus’un Kalbi Partisi’nin lideri ve parlamento üyesi olan Hatem el-Muleyki, partinin şu ana kadar, Nahda ile ittifak kurmama konusundaki görüşünü değiştirmediğini söyledi. Partinin hükümet başkanının Nahda’dan olmasını reddettiğini ifade eden Muleyki, güçlü parlamento desteğiyle bir ulusal birlik hükümeti kurma gereğinin altını çizdi.

Özgür Anayasa Partisi Başkanı Abir Musa, Nahda ile müttefik olmayacaklarını ve muhalefette kalmayı tercih edeceklerini açıkladı.

Çözüm toplayıcı ulusal biri şahsiyette

Tunus'taki siyasi sahne, bir sonraki parlamentoda sandalye çoğunluğunu kazanan taraflar arasındaki siyasi bir açık artırmaya bağlı hale geldi. Parlamentoda siyasi menfaat ön plana çıkmaya başladı. Bu durum birçok vatandaşın, bu çatışma ve açık artırmaları sonlandırma konusunda yüzde 72 oy oranı ile seçilen Cumhurbaşkanı Kays Said’in rolüne güvenmesini sağladı. Said, parlamento çatısı altındaki politikacıları yeniden bir araya getirmek için toplayıcı bir şahsiyetin başbakan seçilmesini önerdi ve bunun, hükümet ve cumhurbaşkanı arasında güçlü bir bağ oluşturacağına işaret etti.  

Bu yaklaşım bazı siyasi partiler tarafından da olumlu karşılandı. Ancak şu ana kadar Nahda’nın hükümet başkanının hareketin içerisinden olması konusundaki ısrarı sorun teşkil ederken, hareketin en muhtemel adayının Raşid Gannuşi olduğu iddia edildi.

İdeolojik çatışma

Hareket, bir sonraki hükümetin parlamentonun güvenini sağlayabilecek güçlü bir koalisyonuna ulaşmazsa, Nahda'nın çıkmazı kırması için tek çıkış noktası kapsayıcı bir uzlaşmaya başvurma senaryosu olacak.

Bu, hükümetin, Halk Hareketi, Demokrat Akım, Yaşasın Tunus gibi diğer taraflarca kararlaştırılan bir belgenin programına göre, yönetimi paylaşabileceği utançtan kurtulmasını engelleyebilecek bir seçenektir.

Tunus'taki bu gerçeklik, bazı siyasi partilerin kendilerini ideolojik eğilimlerinden kurtaramadıkları ve yönetime, taraflar arasındaki ideolojik farklılıklara bakılmaksızın, halkın hizmetine ve ülkenin yüce çıkarlarını korumaya yönelik siyasi bir proje olarak bakmadıkları gerçeğini yansıtmaktadır.

Cumhurbaşkanı’nın sorumluluğu

Cumhurbaşkanı’nın müdahalesi, ‘Cumhurbaşkanı Hükümeti’ fikrini canlandırmak için en az zarar veren çözüm olmaya devam ediyor. Aksi takdirde yasama seçimlerinin yeniden gerçekleştirilmesi senaryosunun hayaleti, Nahda iki aylık anayasal süreyi aşarsa yeniden hortlayabilir. Anayasaya göre, Cumhurbaşkanı en fazla bir ay içinde bir hükümet oluşturmak için en yetenekli figürü atamak üzere partiler, koalisyonlar ve parlamento bloklarıyla on günlük bir istişare süreci başlatması gerekir.

İlk atamadan bu yana dört ay geçip parlamento üyeleri hükümete güvenoyu vermediyse, Cumhurbaşkanı, Temsilciler Meclisi’ni feshetme ve 45 günden az olmayan ve 90 günü geçmeyen bir süre içinde yeni yasama seçimleri yapma hakkına sahiptir.

Senaryo, Tunus'taki politik sahneyi şaşırtabilir, ancak Nahda bir hükümet kurma konusundaki istişarelerini sürdürdüğü sürece pek mümkün değil. Kays Said, siyasi partilerin görüşlerini yaklaştırmaya çalıştığı sürece, güçlü bir koalisyon kurma zorluğunun farkında olan partilerden uzak “ulusal yetkinlikler hükümetine” yöneliyor.

*Bu analiz Şarku'l Avsat tarafından Independent Arabia'dan çevirilmiştir

Editörün Seçimi

Multimedya