Türkiye-Rusya anlaşması Suriye'nin kuzeyini yeniden düzenliyor

Türkiye-Rusya anlaşması Suriye'nin kuzeyini yeniden düzenliyor

Çarşamba, 23 Ekim, 2019 - 09:00
Putin ve Erdoğan dün Soçi’de ortak açıklamalarda bulundular (AP)
Soçi/Raid Ceber
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki uzun görüşmeler, Suriye’nin kuzeyinde Moskova ve Ankara’nın ortak tedbirler alınması yönünde anlaşmaya varılmasıyla sonuçlandı. Putin anlaşmayı ‘Suriye’de dönüm noktası olabilecek bir çözüm’ olarak niteledi.

Rusya'nın Soçi kentindeki devlet başkanlığı konutunda gerçekleşen ve başlangıçta yaklaşık 2 saat sürmesi planlanan müzakereler 6 saatten uzun sürdü. Bu süre görüşmelerin zorluğunu yansıttı.

Müzakereler, iki tarafın ‘karmaşık’ olarak nitelendirilen başlıca 3 dosyada bakış açılarını yaklaştırmaya yönelikti. Söz konusu 3 dosya şunlardı:

1-
Sınır bölgesinde güvenli bir bölge oluşturmaya yönelik tutum.

2- Moskova'nın Ankara ile Şam arasında doğrudan bir diyalog kanalı açma çabaları.

3- Washington'ın çekildiği bölgelerdeki durum ve dolayısıyla ABD’nin petrol tesislerini korumak için Fırat'ın doğusunda konuşlu askerlerinin bir bölümünü bırakmasına yönelik tutum.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Soçi’deki müzakerelerin sonuçlarını duymayı uzun süredir bekleyen gazetecilere yaptığı açıklamada ‘durumun ayrıntılı bir şekilde ele alındığını’ söyledi. Ancak Peskov’un gazetecilere ‘beklentilerini yüksek tutulmamalarını’ tavsiye etmesi oldukça dikkat çekiciydi. Zira bu ifade, görüşmeler sırasında ortaya çıkan zıtlıklar ve karmaşıklıkları da yansıtıyordu.

Fakat iki lider görüşmelerin ardından düzenledikleri ortak basın toplantısında, anlaşmaya vardıklarını duyurdular. Rusya lideri Putin, Erdoğan ile vardıkları anlaşmayı, ‘Suriye’de dönüm noktası olabilecek bir çözüm’ olarak niteleyerek tarafların anlaşmayı derhal uygulamaya başlayacağını söyledi.

Daha sonra iki ülkenin dışişleri bakanları anlaşma metnini Rusça ve Türkçe olarak okudular. Metin, her iki tarafın da Suriye'nin birliğine ve egemenliğine saygı duyarak Türkiye’nin ulusal güvenliğinin gereklerinin yerine getirilmesini vurgulayan 10 madde içeriyordu. Aynı zamanda bölgedeki ayrılıkçı eğilimlere ve teröre karşı mücadelede ortak hareket edilmesine de işaret edildi. İki lider tarafından imzalanan anlaşmada ‘şu anda olduğu gibi Barış Pınarı Harekatı faaliyet alanlarının korunacağı’ vurgulanırken Adana Anlaşması'nın önemi ve Moskova'nın bu anlaşmanın uygulamasının ana garantörü olacağı vurgulandı.

Ortak açıklamada sahada alınan tedbirlerle ilgili olarak 23 Ekim gece yarısından itibaren 150 saat içinde Kürt güçleri ve silahlarının Türkiye-Suriye sınırının 30 kilometre dışına çekilmesi için Rus askeri polisinin görev alacağı ve bu süre sona erdiğinde de bölgede Türk - Rus ortak devriyeleri başlayacağı belirtildi. Açıklamada, bölgedeki cezaevlerinde tutulan teröristlerin sızmasına karşı ortak adımlar atılması gerektiği ve siyasi uzlaşıda ilerleme kaydedebilmek için çalışmaları sürdürmeye olan bağlılık vurgulandı.

Toplantıdan kısa bir süre sonra Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Savunma Bakanı Sergey Şoygu ile ortak bir basın toplantısı düzenleyerek anlaşmayı uygulamak için pratik önlemler alınacağını belirtti. Lavrov, iki tarafın belirlenen görev açısından alınacak tedbirleri tartıştıklarını söyledi. Lavrov ayrıca Moskova’nın Suriye’deki son gelişmelerden dolayı buradaki askeri varlığını azaltma kararından vazgeçebileceğinin ilk göstergesi olan yeni görevleri yerine getirmek üzere mühimmat ve askeri teknolojiye ihtiyaç duyacağına dikkat çekti. Savunma Bakanı Şoygu da “Tabii ki ek donanıma ihtiyacımız olacak ve eğer ciddi bir şey olursa bununla başa çıkmamız gerekecek” ifadelerini kullandı. Ayrıca Washington’a özel bir mesaj gönderen Şoygu, ABD’nin Suriye’den çekilme konusundaki taahhütlerini yerine getirmek için birkaç saatinin kaldığını söyledi.

Putin, Türkiye ve Rusya arasındaki anlaşma açıklanmadan önce Fırat’ın doğusunda bir ‘güvenlik boşluğu’ oluşabileceği uyarısında bulunarak Moskova’nın teröristlerin Türk askeri operasyonundan faydalanmaması gerektiği gerçeğinden yola çıktığını söyledi. Suriye’deki yabancı askerlerin ülkeden çıkması gerektiğini belirten Putin, sınırda güvenliği ve barışı sağlarken, Suriye topraklarının güvenliği ve egemenliği için gerekli koşulların da sağlanması gerektiğinin altını çizdi.

Şam ve Ankara'nın sınır güvenliğini sağlamak için çaba göstermesi gerektiğini de vurgulayan Putin, Suriye halkının bir parçası olmaları nedeniyle Şam ile Kürtler arasındaki diyalogun geliştirilmesinin önemine işaret etti. Putin, Kürtlerin hakları ve çıkarlarının dikkate alınmasının önemini vurguladı.

Rus lider ayrıca sahadaki mevcut gelişmelerin 29 Ekim’de Cenevre’de başlayacak olan Anayasa Komisyonu çalışmalarını etkilemediğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘başkalarının topraklarında gözümüz yok’ diyerek ülkesinin Suriye'nin toprak bütünlüğüne olan bağlılığını vurguladı. Barış Pınarı Harekatı’nın temel amacının teröristleri yenmek ve Suriyeli mültecilerin ülkelerine dönmelerini sağlamak olduğunu belirten Erdoğan, bir milyon Suriyelinin güvenli bölgeye yerleştirilmesinin planlandığını belirtti.

Her ne kadar iki lider de ortak basın toplantısında ABD’nin Suriye’deki varlığına değinmese de Kremlin, konunun görüşmelerin gündeminde olduğunu açıkladı. Türkiye ile ABD arasında karşılıklı yapılan açıklamaları ‘oldukça sert’ olarak nitelendiren Kremlin Sözcüsü Peskov, görüşmede bu konunun ele alındığını aktardı.

İlgili bağlamda Moskova’nın Almanya Savunma Bakanı’nın Suriye-Türkiye sınırında güvenli bir alan oluşturulması konusundaki girişimiyle ilgili henüz bir tutum belirlemediğini söyleyen Peskov şu ifadeleri kullandı:

“Moskova ve Ankara tarafından denetlenen Suriye-Türkiye sınırında uluslararası bir güvenli bölge kurulmasına dair Almanya’nın öne sürdüğü girişim yeni bir gelişme. Moskova'nın henüz buna dair belirli bir tutumu yok. Üzerinde çalışılması gerekiyor..”

Peskov, Rusya’nın Türk birliklerinin Suriye’de kalmasına izin verip vermeyeceğine ilişkin soruyu “Türk birliklerinin Suriye'de kalması, yalnızca meşru Suriye hükümetinin karar verebileceği bir şeydir” diye yanıtladı. Peskov, Suriye’de yasal olarak bulunan tek yabancı askeri gücün Rus kuvvetleri olduğuna da dikkat çekti.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Oleg Sıromolotov yaptığı açıklamada “Moskova, Suriye'nin kuzeyindeki petrol bölgelerinin denetlenmesi sorununu netleştirmeye çalışıyor” dedi. Putin ve Erdoğan arasındaki görüşme öncesinde açıklamalarda bulunan Sıromolotov “Silahlı çatışmalar çerçevesinde her bir tarafın da yükümlülükleri hakkında konuşmak için iki liderin görüşmesinin sona ermesini beklemek zorundayız. Görüşmenin ardından konunun yeterince netleşeceğini düşünüyorum” diye konuşmuştu.

Editörün Seçimi

Multimedya