Filistin yönetimi: İsrail, Batı Şeria’nın C bölgesinin ardından B bölgesini de işgal ediyor

Filistin yönetimi: İsrail, Batı Şeria’nın C bölgesinin ardından B bölgesini de işgal ediyor

Salı, 22 Ekim, 2019 - 15:00
İsrail güçleri, Ramallah’ın kuzeyinde bulunan köyün yakınlarındaki, alanın yapımını protesto eden Filistinliler ile çatışıyor (AFP)
Ramallah/Şarku’l Avsat
Filistin yönetimi tarafından yapılan açıklamada İsrail’in, Batı Şeria’nın B bölgesindeki alanları C bölgesine dönüştürmeye çalıştığı ifade edildi.

Filistin Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, işgal makamlarının yaptığı şeyin, Batı Şeria’yı işgal etmek ve nihai statüsünü değiştirmek olduğu ifade edildi.

Bakanlık, İsrail’in, B Bölgesindeki araziyi ele geçirerek, C bölgesindeki yerleşim yerlerine dönüştürme konusunda önemli açıklamalarda bulundu.

Bakanlık, işgal makamları tarafından Filistin topraklarının yanı sıra Nablus’un güneybatısında yer alan Karyut köyünün 700 dönümlük bir alanının işgal edilmesi adımını sert bir dille kınadı. Açıklamada bu bölgelerin C bölgesine dönüştürülerek, Yahudi yerleşim alanı olarak kalacağı ifade edildi. Tel Aviv’in, Doğu Kudüs’ün çevresi dâhil olmak üzere işgal altındaki Batı Şeria’ya dair yapılan tüm anlaşmaları ihlal ettiği hatırlatıldı.

Filistin ile İsrail yönetimi arasında 1995'te imzalanan "İkinci Oslo Anlaşması" çerçevesinde işgal altındaki Batı Şeria, A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı. Ayrılan bölgelerin yüzde 18'ini kapsayan A bölgesinin yönetimi idari ve güvenlik olarak Filistin'e, yüzde 21'lik B bölgesinin idari yönetimi Filistin'e, güvenliği İsrail'e devredilirken yüzde 61'ini kapsayan C bölgesinin idare ve güvenliği İsrail'e bırakılmıştı. C bölgesinde, Batı Şeria’nın geri kalanında izole edilmiş yerleşim birimleri, geniş alanlar ve yerleşimciler için Kudüs’e giden özel yollar bulunuyor.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, uluslararası toplumun yerleşim alanlarının ve işgalin genişlemesi ile ilgili caydırıcı adımlar atmadığı ifade edilirken, özellikle Birleşmiş Milletler (BM) kararlarına atıfta bulunularak, Birleşmiş Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2334 sayılı kararına vurgu yapıldı. Açıklamada, BM’nin siyasi ve yasal sorumluluklarını yerine getirmesi ve bu konuda yapıcı adımlar atması gerektiği ifade edildi.

Editörün Seçimi

Multimedya