Lübnan'da protestoculardan değişim ve reform çağrısı

Lübnan'da protestoculardan değişim ve reform çağrısı

Pazartesi, 21 Ekim, 2019 - 08:30
Beyrut’taki protestolardan bir kare (Reuters)
Beyrut/Nezir Rıza

Lübnan halkının neden sokaklara döküldüğünü anlamak için göstericlerden bir grupla buluştuk. Şarku'l Avsat'a konuşan bir grup eski arkadaş, muhabirimizle halk hareketinin önündeki seçenekleri ve perpesktifini görüşmek için gösterilerin Beyrut'taki merkezi Riyad es-Sulh meydanında bir araya geldi.

Hükümetin devam eden protestolara tepkisi konusunda endişeli görünen grup, geçtiğimiz Perşembe gününden bu yana bir dizi soru soruyor: Hükümet istifa eder mi? İstifadan sonra ne olur? Halkın yolsuzlukların giderilmesi ve haksız vergilerin geri ödenmesi konusundaki umutları gerçekleşir mi? En önemli soruları da  "krizin üstesinden gelip de değişimi nasıl gerçekleştireceğiz?"

Son soru, en sık sorulan sorulardan biri oldu. Beyrut şehir merkezini ve diğer alanları kuşatan kalabalık, bu soruları soruyor. Beyrut şehir merkezinde bir araya gelen protestocular, halk hareketinin herhangi bir parti, sendika veya baskı güçleri tarafından yönlendirilmediğini ispatladılar. Gösteriler sırasında atılan sloganlar ve gösterilere katılan gruplar, hareketin üst çevreler tarafından yönetilmediğini gösteriyor. Öte yandan şehir merkezi, protestocuların endişelerini ve öfkelerini dile getirdikleri özgür bir alana dönüştü.

27 yaşındaki Joel, 5 yıl önce Lübnan'daki en pahalı üniversitelerden birinden mezun olduğunu ve bir iş bulamadığını belirterek, “Babam işini kaybetti. Ben ise herhangi bir iş bulamıyorum. Oldukça üzgünüm. Nereye gidiyoruz?” ifadelerini kullandı.
Kamu hizmeti alanında 5 kez iş başvurusunda bulunan Emin, hükümet tarafından kamu hizmeti sektörü istihdamına son verilmemiş olsaydı bir ihtimal iş bulabileceğini söyleyerek şöyle devam etti; 

“İşletme alanında lisansım var. Hayatımı sürdürebilmek için nargile dağıtımında işçi olarak çalışıyorum. Yaşam koşulları her geçen gün daha da zorlaşıyor. Değişim dışında hiçbir umut yok.”

Halk, taleplerinin karşılanmaması ve kaygılarının dikkate alınmaması dolaysıyla üzgün ve öfkeli. Ayrıca peşi sıra yaşanan krizlerin ardından kötüleşen ekonomik durumlarının göz ardı edilmesinden şikayetçi. Kamu sektöründe istihdama son verildiği yönündeki kararları, ekonomik koşullar nedeniyle onlarca özel şirketin kapanması ve bunlara paralel olarak fakir ve orta sınıfları dolaylı olarak etkileyebilecek yeni bir vergi sepetinden bahsedilmesi onların bu sıkıntılı durumlarını daha da arttırdı.

Öte yandan göstericilerin değişim taleplerinin gerekçeleri farklık gösteriyor. Mesela 18 ila 24 yaş arasındaki gençler, en ufak bir siyasi hesap yapmaksızın değişim arzusu dile getiriyorlar. Hükümetin istifasını ve ülkenin kurtarılması için uzman yeni bir siyasi grubun gelişinin ilan edilmesini bekliyorlar. 21 yaşındaki Neval değişim isteğini şöyle dile getiriyor: “Değişime mâni olan şey nedir? Baskı yapabilecek ve şartları empoze edebilecek bir çoğunluğuz. İktidarın önünde buna cevap vermek dışında bir şey yok yok.”

Gençler arasındaki bu devrimci dürtü, yaşlı gruplar arasındaki gerçeklikle karşı karşıya geliyor. Onlar ülkenin ekonomik yaklaşımında bir değişiklik talep ediyorlar. Yaşlılar, siyasi değişimin bir bütün olarak imkansız olduğunun ve bunun güvenlik, siyasi ve ekonomik istikrarın bozulması riskini de beraberinde getirebileceğinin farkındalar. Bundan dolayı siyasi erk üzerinde, yönetim yaklaşımlarını değiştirmeleri yönünde baskı yapılması gerektiğini düşünüyorlar. Mesela, hukuk diplomasına sahip olan 37 yaşındaki Ali, bütünüyle bir değişimin imkansız olduğunu ve bunun gerçekleşmesi imkan dahilinde olmayan umutlar kapsamına girdiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Talepler ciddi ve köklü bir reform üzerinde yoğunlaşmalı. Lübnan'ı bölgesel dosyalardan bağımsız bir hale getirecek yeni bir ekonomik ve politik yaklaşımın benimsenmesi gerekiyor. Aynı zamanda acil bir şekilde ekonomik reformların yapılması, vergilerin önüne geçilmesi ve mali durumu teşvik edici kararlar üzerinde çalışılması gerekiyor.”

Protestolara birçok bakımdan çeşitlilik damgasını vuruyor. Her kesimden ve her görüşten insan, Lübnan bayrağı altında bir araya gelerek gösteriler yapıyor. Önceki gece kamu ve özel mülklerin tahrip edildiği ayaklanmaların ardından oturma eyleminin dağıtılmasını takiben protestocuların sayısının azalması beklenirken, gün geçtikçe protestocuların sayısı daha da arttı. Kalabalıklar Riyad es-Sulh meydanını doldurdular. Hatta bazıları bu büyük protestonun, Başbakan Refik Hariri suikastının ardından 14 Mart 2005’te gerçekleştirilen devrimden sonra “taleplerin birliği ve sayı” bakımından bir ilk olduğunu ifade ediyor.


Editörün Seçimi

Multimedya