Macron’un itirazı sonrası AB genişleme planı durdu

Macron’un itirazı sonrası AB genişleme planı durdu

Cumartesi, 19 Ekim, 2019 - 13:15
Brüksel'deki zirvede Fransa lideri Macron'la Almanya Başbakanı Merkel arasında genişlemeye dair görüş ayrılığı yaşandı (AP)
Londra/Şarku’l Avsat
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un cuma sabahı gerçekleşen toplantıda iki yeni potansiyel devletle katılım müzakerelerinin başlatılmasına karşı çıkan muhalefetin başını çekmesi sonrası Avrupa Birliği (AB) genişleme planları sekteye uğradı.

Kuzey Makedonya ve Arnavutluk, sırasıyla 2005 ve 2014'te aday ülke olmalarından bu yana AB'yle müzakerelere başlamak istiyor.

Avrupa Komisyonu bu yıl mayıs ayında iki Batı Balkan ülkesiyle görüşmelerin başlaması gerektiği yönünde görüş bildirmişti ancak her ne kadar üye devletlerin "ezici çoğunluğu" bu hamleyi desteklese de hepsi ikna olmuş değil.

Independent Türkçe'nin haberine göre, Birliğin başkanları ve başbakanlar arasında perşembe gecesi saatlerce süren ve diplomatların "duygusal" diye nitelediği toplantı, geçen gece 2'de liderlerin konuyla ilgili hiçbir açıklama yapmama konusunda anlaşmasıyla sonuçlandı.

Kuzey Makedonya'yla müzakerelerin başlamasına sert biçimde karşı çıkan Fransa Cumhurbaşkanı Macron, bu konuda kısmen tek başına kaldı. Macron, AB'nin genişleme sürecinin genel anlamda gözden geçirilmesi gerektiğini öne sürdü. Komisyon Başkanı Jean-Claude Juncker bu hamleyi "tarihi hata" diye nitelendirirken, Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk da bunun "bir yanlış" olduğu görüşüne katıldı.

AB liderleri, eski Yugoslavya cumhuriyetinin onlarca yıldır Yunanistan'la anlaşmazlığa yol açan "Makedonya" ismini değiştirmesi durumunda bu ülkenin yaptığı başvurunun devam edebileceğini uzun süredir söylüyordu.

Ülke içindeki milliyetçilerden gelen muhalefetle karşı karşıya kalan hükümet için isim değişikliğinin siyasi maliyeti ağır oldu. Kuzey Makedonya Dışişleri Bakanı Nikola Dimitrov cuma öğleden sonra yaptığı açıklamada, AB liderlerini kendilerine karşı "açık sözlü olmamakla" suçlarken, toplantıda ülkelerinin arkasında duran liderlere de teşekkür etti.

Bazı liderlerin hukukun üstünlüğü de dahil olmak üzere reformlar konusunda yeterince ilerleme kaydetmediğini öne sürdüğü Arnavutluk'la müzakerelerin başlaması konusundaysa Avrupa Komisyonu'nda daha geniş çaplı bir muhalefet yaşandı. Fransa'nın yanı sıra Danimarka ve Hollanda da meseleye dair endişelerini dile getirdi.

Hollanda Başbakanı Mark Rutte'nin sadece Kuzey Makedonya'yla müzakerelerin başlatmasını teklif ettiği uzlaşma planıysa AB liderlerinin iki ülkenin başvurularını birbirinden ayrı ele almayı reddetmesi üzerine başarısız oldu.

Macron gelişmeyi, "Bugünkü müzakereleri başlatma hususunda bazı ülkeler isteksiz davrandı ve Fransa da bunların içinde yer aldı" sözleriyle doğruladı. AB’nin 28 üyeyle etkili kararlar almakta zorlandığını belirten Macron, “Herhangi bir gerçek genişleme öncesi kendimizi yeniden düzenlemek zorundayız” dedi.

Söz konusu iki ülkenin birliğe kabul edilmesinin en büyük destekçileri, Vişegrad Dörtlüsü ismiyle anılan Polonya, Macaristan, Çekya ve Slovakya. Bu ülkelerin toplantı yaklaşırken Fransa'nın vetosunu sınamak ve bastırmak için başlattığı diplomatik saldırı başarısızlıkla sonuçlanmıştı.

Müzakerelerin başlatılmasını destekleyenler arasında yer alan Almanya Başbakanı Angela Merkel, sürecin devam etmemesine yönelik karardan "müteessir olduğunu" ifade etti.

Toplantının ardından cuma günü düzenlenen basın toplantısında konuşan Merkel, "Ne yazık ki uzlaşmaya varmayı başaramadık (...) Bu pozisyona ilişkin fikir birliği sağlayamadık. Bu gerçek karşısında çok üzüntü duyuyorum” dedi.

Kuzey Makedonya'nın birliğin şartlarını karşılamak için "çok fazla şey yaptığını" söyleyen Merkel, "Arnavutluk da güvenlik incelemesi konusunda ilerleme kaydetti. Yeni yargıçların atanması, aslında Batı Balkanlar'daki pek çok ülkenin henüz yapmayı başaramadığı kapsamlı bir önlem” diye ekledi.

Almanya Başbakanı sözlerine şöyle devam etti:

Söz verdiğimizde buna sadık kalmamız gerektiğine her zaman için özen göstermişimdir. Bir kere standartları koyup daha sonra bunlara arkamızı dönerek 'peki, gayet başarılıydınız ancak biz yeni bir şey düşünüyoruz' demektense, vereceğimiz karşılıkların daha öngörülebilir olması gerekir (…) Bu ülkeleri Avrupa'ya dahil etmenin her zaman Avrupa'nın çıkarına olduğunu düşünmüşümdür. Haritaya bir göz attarsanız, bunun ne kadar önemli olduğuna dair bir fikir edinirsiniz. Biz burada Avrupa Birliği'ne üye olmak isteyen ülkelerden bahsediyoruz.

Zirvenin kapanışında konuşan Konsey Başkanı Tusk ise gazetecilere verdiği demeçte şunları söyledi:

Ezici çoğunluk Kuzey Makedonya ve Arnavutluk'la müzakerelerin başlatılmasını istedi, ne var ki böyle bir karar oy birliği gerektiriyor ve dün bu sağlanamadı (…) Çok açık konuşayım; bunun için suçlanamazlar ve Komisyon raporları da bu iki ülkenin onlardan isteneni yaptığını açıkça ortaya koyuyor. Her iki ülkenin de hemen bugün müzakerelere başlama hakkı var: Onlar buna hazır. Maalesef ki üye devletlerden birkaçı henüz hazır değil. Bu nedenle olumlu bir karara varmayı başaramadık. Kendi adıma ben bunu bir hata olarak görüyorum ancak bu mesele hakkında daha fazla yorum yapmayacağım (…) Bugün Makedon ve Arnavut dostlarımıza bir mesaj göndermek istiyorum: Lütfen pes etmeyin. Yaşadığınız hayal kırıklığını tamamen anlıyorum çünkü siz payınıza düşeni yaptınız ama biz yapmadık. AB karmaşık bir siyasi oluşum ve karar vermenin bazen çok vakit aldığı doğrudur ancak günün birinde Avrupa Birliği'ne tam üye olacağınıza dair kesinlikle hiçbir şüphem yok.

Polonyalı siyasetçi Tusk, “Asla vazgeçmemelisiniz. Kendi ülkem için ilk kez Avrupalı bir geleceği hayal etmeye başladığım (zamanı) hatırlıyorum. Sanırım 30, 35 yaşlarındaydım. Bunun için 25 yıl beklemem gerekti” diye ekledi.

Kuzey Makedonya Dışişleri Bakanı Nikola Dimitrov ise zirve kararının kesinleşmesi sonrası cuma öğleden sonra yaptığı açıklamada şunları ifade etti:

Avrupa Birliği'nin bölgeye karşı en azından açık sözlü olma borcu var (…) Eğer Batı Balkanlar'ın Avrupa geleceğine dair fikir birliği ortadan kalktıysa, 2003'te Selanik'te verilen sözlerin arkasında durulmuyorsa yurttaşlarımız bunu bilmeyi hak ediyor (…) AB’nin bizimle katılım müzakerelerini başlatması için azimle mücadele eden; ülke içinde reformları teşvik eden ve 14 yıldır aday ülke Kuzey Makedonya'nın Avrupa öyküsüne temel teşkil eden tarihi Prespa Anlaşması'nı kabul edip arkasında duran tüm liderlere minnettarız (...) Fikir birliğinin yeniden oluşmasını beklerken, yurdumuzda gerçek Avrupa değerlerini savunmaya devam etmeliyiz.

Editörün Seçimi

Multimedya