Lübnanlıların rahatsızlığının sebebi 'Whatsapp' değil

Lübnanlıların rahatsızlığının sebebi 'Whatsapp' değil

Cumartesi, 19 Ekim, 2019 - 12:30
Cibril Ubeydi
Libyalı araştırmacı yazar
Lübnan halkının WhatsApp sebebiyle sokaklara çıktığını düşünen herhangi biri kesinlikle yanılgı içerisindedir. Bu sadece kronik ve yanlış politikaların birikmesi üzerine gelen ve bardağı taşıran son damladır. Lübnan’da göstericiler ülkenin kuzeyinde ve güneyinde, Bekaa’nın köylerinde yolları kesti, başkent Beyrut’ta lastikleri ateşe verdi. Bunun sonucunda Riyad el-Sulh Meydanı’nda polis ve eylemciler arasında çatışmalar çıktı. Güvenlik güçleri tarafından atılan göz yaşartıcı gaz nedeniyle 22 bayılma vakası meydana geldi. Tesadüfen orada bulunan Eğitim ve Yüksek Öğrenim Bakanlığı’na bağlı eskort araçlardan biri göstericileri dağıtmak için canlı mermi kullandı. Lübnan resmi haber ajansı NNA'da yer alan habere göre araçlardan biri göstericilere ateş etti ve bir göstericiyi ezdi. Bu olay, Velid Canbolat’ın tansiyonu düşürme girişimlerine rağmen gerginliğin artmasına neden oldu. Velid Canbolat, Twitter hesabından yaptığı açıklamada “Eğitim ve Yüksek Öğrenim Bakanı kardeşim Ekrem Şuheyb’den eylemcilere ateş açanları teslim etmesini istedim” demişti.

Hükümet ve meclis, vatandaşların sorunlarını çözmek noktasında başarılı olamadı. Enflasyon, kimilerinin çok fazla zengin olması kimilerinin açlık derecesinde korkunç bir yoksulluk içerisinde düşmesiyle meclisin çözemediği sorunlar arasında yer alıyor. Aşırı zengin ve aşırı yoksul iki kesim Lübnan denkleminde tekrar bir dengeye oturtulmalı. Aksi takdirde yoksulluk, açlık ve hastalığın asi kılıcı kınından çıkacak ve tekrar kınına sokulamayacak. Eğitim ve Yüksek Öğrenim Bakanlığı’na bağlı eskort araçlardan ateş edenlere karşı hızlıca harekete geçilmeliydi? Bakan zırhlı araçtan yürüyerek çıksa da araç kafilesi tehlikede değildi. Hükümetin zafiyeti geçtiğimiz günlerde ormanlarda ve çiftliklerde çıkan yangınları söndüremediğinde ortaya çıkmıştı. Bu zafiyetin temel sebebi finansal kaynak eksikliği olabilir. Dolar canavarları, yerel para birimini zayıflatmak, hükümeti utandırmak ve tam bir acziyet içerisinde olduğunu göstermek için Libya para birimini manipüle etmeye teşebbüs ediyor.

Beyrut’taki yüksek tansiyonlu gösterilerde Arap Baharı gösterileri sırasında atılan “Halk rejimin devrilmesini istiyor” sloganı kullanıldı. Bu durum en son getirilen vergilerin neden olduğu olağanüstü bir durum değil, kronik ve bastırılmış bir durumun dışa yansıması olarak yorumlanabilir. Böyle durumlarda ülkeler Arap Baharı gibi trajik sonuçlar doğuran örneklere doğru kayabilir. Arap Baharı sebebiyle Libya gibi ülkeler sosyal, din ve mezhep yapısını koruyamadılar. Çok uluslu bir ülke olan Lübnan’a Arap Baharı uğrasaydı sonuç ne olurdu?

Bazı eylemcilerin de gösterilerde söylediği gibi Libya’daki bu krizin nedenleri yaygın yolsuzluktan kara para aklamaya, bazı yetkililerin dedelerinden kalma miras, sanayi veya ticari mallarını haksız bir şekilde kullanarak zengin olmaya kadar çok ve çeşitlidir. Göstericilerden biri Hasan Nasrallah’a hitaben şöyle dedi:

“Milletvekillerinize bakın, servetlerinin büyüklüğüne ve neyken ne oldukların bakın!”

Eylemciler gösterilerde “Bu kadar servet size nereden geldi?” sloganını atarak yöneticilere karşı açık suçlamalarda bulunuyor.

Lübnan krizi bugünün bir ürünü değil. Acınacak bir hali olan hükümet de bunun tek sorumlusu değil. Bakanlar ve siyasi parti bloklarının tamamı bu krizden sorumludur. Hükümetteki bakanlar farklı siyasi parti bloklarından geldiler ve dolayısıyla o partilerin temsilcileri olarak hareket ediyorlar. Başbakanı olan bir hükümetin bakanları gibi değil. Bunun en bariz örneği Dışişleri Bakanı Cibran Basil’in davranışlarıdır. Cibran Basil daha önce Suriyeli işçilerin Lübnanlı işçilere karşı bir rakip haline gelmesinin engellenmesi gerektiği şeklinde yaptığı açıklamalar sebebiyle ırkçılıkla suçlanmıştı.

Dışişleri Bakanı Cibran Basil genelde iç meselelerle ilgili Başbakan konuşmadan önce konuşmazdı. Ancak bu kez cuma gösterilerinden önceki akşam eylemlere ilişkin konuştu. Cibran Basil’in iç meselelerde genel olarak sessiz kalmasının sebebi içerde yaşanan krizi gizli rakibi Başbakan Saad Hariri’nin kucağına bırakmak.

Devlet adamı sıfatıyla değil, Cumhurbaşkanı Mişel Avn’ın damadı sıfatıyla konuşan Cibran Basil, mülteciler krizinin mevcut sorunun çözümünün bir parçası olduğunu savundu. Mültecilerin ülkeden kovulması için çabalayan Basil, Lübnan’a gelen uluslararası yardımlara işaret etti.

Lübnan’ın krizi telekomünikasyon vergilerine indirgenemez. Zira bu vergilerin sonradan kaldırıldığı açıklandı. Bu kriz, kendisini devletin içinde bir devlet olarak kabul eden Hizbullah milisleri ile başlayan kümülatif bir krizdir. Söz konusu milisler Irak, Suriye ve Yemen gibi bölgelerde meydana gelen çatışmalarda rol alıyor. Aynı şekilde mezhep farklılığına rağmen Lübnan’daki gösterilere de müdahalede bulundukları ispatlandı.

Lübnan krizinden çıkmak ve Arap Baharı korkuluğunu uzaklaştırmak için sorunların bulunduğu noktalar ele alınmalı. Özellikle de siyasal yapı, bazı yöneticiler tarafından yapılan mali yolsuzluklar, koalisyon hükümeti yerine teknokrat bir hükümetin kurulması gibi sorunlar masaya yatırılmalı.

DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya