Filistin’de nesiller arasında popüler hamamlar

Filistin’de nesiller arasında popüler hamamlar

Salı, 15 Ekim, 2019 - 14:30
İstanbul /Şarku'l Avsat
Phantina Sholi

 “Süs, hamamdan doğdu…”

Halka açık hamamlarda yapılan damat banyosunun ardından Filistinliler, bu gibi ezgileri söyler. Tarihçilere göre Filistin, Osmanlı dönemi ve öncesinde 10’u Nablus şehrinde olmak üzere 38 hamama sahipti. Hamamların birçoğu hala mevcut ve özel ziyaretçilere sahip.

Bu hamamlar, her bölgenin halkının ihtiyaçlarını karşılamak için inşa edildi. 1930’ların başlarına kadar evlerde su yetersizliği nedeniyle oldukça az sayıda banyo bulunuyordu. Aynı şekilde bu hamamlar, eğlence, düğün, sünnet düğünleri ve aile toplantıları gibi çeşitli vesilelerle kullanılmaktaydı.

Kapatıldıktan sonra çoğu işe yaramıyor

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan çevirdiği habere göre birçok siyasi olay ve toplumsal değişiklik, hamamlara gitme alışkanlığının değişmesine neden oldu. İsrail’in bazılarını kapatması karşısında da hamamlar hususunda kararlılık gösterilemedi. Nablus’taki Şifa Hamamı ve es-Semra (el-Hana) Hamamı en ünlü iki hamam olarak günümüze kadar ulaştı. 1996 yılında restore edilen es-Semra Hamamı, Filistin’deki en eski hamam olarak niteleniyor.

Hamamın bekçilerinden Ahmed Meri, Samiriyelilerin Gerizim Dağı’na taşınmadan önce yaşadıkları el-Yasmina mahallesinde 2 bin yıl önce Roma yöntemiyle bu hamamı inşa ettiklerini belirtti. Meri, hamamın Samiriyeliler için dini bir önem taşıdığını ifade etti.

Eğlenmek ve dinlenmek için ılık bir alan

Eğer Samiri hamamına girerseniz, arkadaşlarınızla sohbet ederek tarçın, zencefil ve hindistancevizi karışımıyla yapılan “Kaynar (şerbet)” gibi sıcak içeceklerin tadını çıkarabilecek, ılık bir atmosferi soluyabilecek, salonun ortasındaki çeşmeden akan suyun serinliğinin tadını çıkarabileceksiniz. Hamamın içerisinde sıcak odalar, bireysel banyolar ve taştan yapılmış ıssız odalar içeren bölümlere de rastlayacaksınız. Aynı zamanda tavana bakarsanız, mekanı ısıtmak ve aydınlatma sağlamak için renkli camlarla kaplı pencereler göreceksiniz.

Araştırmacı ve mimar Nasir Arafat, hamamların ısıyı korumak ve içeriye ışık almak için özel bir tasarıma sahip olduğunu belirtti. Fayansların altından, Kudüs ve el-Halil’deki hamamlar gibi sıcak su boruları geçtiğini ya da Nablus’taki hamamların genelindeki gibi külhan olarak isimlendirilen bazı maddelerin yakılarak su buharı elde edilen bölmelerin bulunduğunu söyleyen Arafat, bu hamamların, geçmiş yüzyıllarda inşa edildiklerinde bu kavram olmasa bile, çevre dostu olduğunu vurguladı.

Yatırım ihtiyacı

Bugün Nablus’ta bulunan bazı Türk ve Şami hamamları, banyo yapmak veya rahatlamaktan tamamen farklı amaçları karşılayan bir yatırım olarak üretilmiş. Örneğin, Munzir el-Titi, Eski Şehir’deki Osmanlı döneminde inşa edilen, ama Körfez Savaşı sırasında kapatılan bir sabunluk binasını, modern bir tarzda, ancak geleneksel kısımlara sahip bir Türk hamamına dönüştürmeye çalışıyor. Bu alanda, su tasarrufu sağlamak için sabun yapımında kullanılan eski su ve yağ kuyularından yararlanılarak gül ve tuzlu su göleti gibi yeni alanlar kullanılıyor. Munzir el-Titi, eski binayı taş ve çatı kemerleri gibi bazı detayların modern değişikliklerle korumaya çalışacaklarını belirterek, çevreyi korumak için yaz aylarında güneş enerjisi teknolojisinin ve kışın ise elektrik enerjisinin kullanılacağını söyledi.

Ahmed Meri ise, es-Semra hamamının hala müşterileri olduğuna, genç gruplar, yabancı heyetler, turistler tarafından dinlenme amacıyla kullanıldığına dikkati çekti. Meri, hamamın geçmiş dönemde sabahları kadınlar tarafından kullanıldığını, ancak şu an tüm kullanımlar için önceden rezervasyon yapılması gerektiğini belirtti.

Öte yandan binaları hamamlara çevirme fikri bazılarına çekici gelmiyor. Çünkü onlara göre bu durum, orijinalliklerini koruyan alanların kimliklerini yok ediyor.

Bu çerçevede Arafat, bazı binalarda yapılan değişikliklerin, binaların eski ruhunu kaybettirdiğini belirtti. Hamamlarda, özellikle de sıcak odalarda, üzerinde yatanlara sıcaklık vermek için kullanılan özel bir kiremit türü vardı. Ancak modern zamanda bu kiremitlerin yerine bazen mermerler kullanılıyor. Nihayetinde söz konusu kiremitlerin taşıdığı amaç ortaya koyulmamış oluyor.

“Kuş avı”

Hamamlar, aynı zamanda gelin arama yerleriydi. Zira oğlunu evlendirmek isteyen kadınlar oralara giderdi ve adeta “kuş avlar gibi” oğullarına uygun kız arardı. Aynı şekilde bu hamamlar, “yangın varken gamsız banyo yapar” gibi bazı popüler atasözlerinin kaynağıydı. Zira rivayete göre bazı kişiler yanma korkusuyla kıyafetsiz şekilde dışarı kaçardı, bazıları da utanır, içeride kalır ve yanarak ölürdü. Bu durum ise şöyle özetlenirdi: “Utananlar, yangında ölür.” Bu atasözü, günümüzde yüz kızartıcı veya geleneklere aykırı bir eylem yapılırken kullanılıyor.

Gelenek ve görenekler

Genç nesil, ihtiyaç duydukları düzeyde iyi olmamaları dolayısıyla bu gibi yerlere gitmeyi çok fazla tercih etmiyor. Ancak bu gibi alanları tecrübe etmeyi sevenler ise hamamları “rahatlatıcı bir yer” olarak niteliyor.

Editörün Seçimi

Multimedya