Kürtlerin tek dostu dağlardır

Kürtlerin tek dostu dağlardır

Pazartesi, 14 Ekim, 2019 - 09:00
Semir Ataullah
Lübnanlı gazeteci - yazar 
Çeşitli dillerde ve sözlüklerde birtakım güçlü kelimeler bulunur, fakat bunların gerçekte bir karşılıkları yoktur. Uzay hakkında gün içinde pek çok kez konuşuruz, fakat biliriz ki bu kelimenin gerçekten ne anlama geldiğini en iyi bir Arap bilir.*

Mutluluk kelimesi ile her gün onlarca kez karşılaşırız, fakat bir an durup kelimenin üzerine dikkatli bir şekilde düşündüğümüz vakit pek çok insan için bunun sadece sözlükteki bir kelimeden ibaret olduğunu anlarız. Fakat acı ve sefalet, gezegenimizi sarıp sarmalayan bir gerçekliktir. Mutluluk bireysel bir durumdur. Mutsuzluk ise halklar, gruplar ve milletler için geçerli olan genel bir durumdur.

Rusya'nın Birleşmiş Milletler (BM) Büyükelçisi, ABD’nin Kürtleri terk etmesiyle ilgili bir soruya şöyle cevap verdi: “Bu onların suçu. Çünkü kendilerini gözetecek olanı seçerken hata ettiler.”

Merhum Talabani, halkının durumunu şu veciz cümlesinde özetlemişti: “Kürtlerin, dağlar dışında dostu yoktur.” Fakat onlar, kendilerini dağlara kadar kovalayan ülkelerde bulundular. Sığındıkları kayalıklar arasında uçaklarla bombalandılar. Rus büyükelçinin çoban ve sürü hakkında söyledikleri kesinlikle doğru değil. Nitekim Kürtler geçmişte Sovyetlere sığındılar, fakat diğer çobanlardan elde ettiklerinden daha fazlasına ulaşamadılar. Dünyada sefalet çeken herkes gibi Kürtler de tüm olası dostlukları denediler. Ancak her seferinde yalnız kaldılar.

Kürtler bugün, onları bu duruma düşüren sebepler nazara alınmaksızın suçlanıyorlar. Çünkü önemli olan tek şey, neticedir.

ABD başkanı, Kürtlerin ne İkinci Dünya Savaşı’nda ne de Normandiya Çıkarması'nda ülkesiyle birlikte savaşmadığını söyledi. O sıra Kürtler, henüz bağımsız olmayan ülkelerde yaşayan fakir vatandaşlardı. Normandiya savaşında savaşanlar, dünyadaki en eğitimli askerler ve pilotlardı. Hollywood, Normandiya ile ilgili harika filmler yaptı. Filmlerde bütün devler bulunuyor. Kürtler ise ne gerçekte ne de sinemada yoktular. Türkiye'den Irak'a, Suriye'ye ve İran’a kadar isimlerini zikretmek bile yasaktı. Sahip oldukları tek dost ise dağlar oldu.

Eğer dağların da onları yüzüstü bırakmak gibi bir imkânı olsaydı, tereddüt etmezdi.

* Aynı zamanda bir astronot olan Prens Sultan bin Selman bin Abdulaziz Al Suud

DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya