Cezayir rejimi medyayı kontrol altına mı almaya çalışıyor?

Cezayir rejimi medyayı kontrol altına mı almaya çalışıyor?

Cumartesi, 12 Ekim, 2019 - 13:15
Cezayir medyası harekete katılan halkın sesi olarak görülüyor. (Independenet Arabia)
İstanbul/Şarku’l Avsat
Ali Yahi

Cezayir Genelkurmay Başkanı Ahmed Kayid Salih’in “çetenin ve medya ajanlarının tuzağına düşmeme” uyarısının ardından ülkenin yaşadığı medya ve siyasi krize ilişkin tartışmalar yeniden günleme geldi.

“Medyanın tırnakları törpüleme”

“Halk hareketi ve cuma yürüyüşleri” konusunda özel kanalların ve bazı gazetelerin “tırnakları törpülendikten” sonra bu kuruluşların faaliyetleri göz ardı edildi. Gözler, 12 Aralık’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Cezayir’de beklenen önemli olaylara çevrildi. Görsel İşitsel Denetleme Kurumu, medyayı itaat ettirmek için tüm özel televizyon kanallarına, “ülkenin içinden geçtiği hassas durumlar çerçevesinde gelecek seçim tarihini tarafsızlık, soyutluk ve dikkatle ele alma” çağrısı yaptı.

Mesleki vicdan ve maddi kazanç arasında

Geçici rejim, okları üzerine yönlendirdikten, bazen şantaj faaliyetleri yürüttükten ve bazen de eleştiriler yaptıktan sonra Cezayir medyası, kendilerini çok büyük bir baskı altında buldu. “Bu çerçevede ilke ve vicdanlara cevap olarak durum profesyonel şekilde yöneltilecek mi yoksa ‘ülkeyi kaybolmaktan koruma’ örtüsü altında ulusal hizmetten uzak kalınarak, sürdürülebilirliği sağlamak için söz konusu uygulamalar mı sürdürülecek?” sorusu gündeme geldi.

Her ne kadar durum medyanın eğilimini ortaya çıkarsa da profesyonel sınıfın değişim umutları devam ediyor. Bu çerçevede Independent Arabia’dan Ali Yahi’ye konuşan gazeteci Esma Sabrina, geçici rejimin 22 Şubat’taki krizin başlamasıyla doğan “geçici” ifadesini göz ardı ederek medyaya yöneldiğini, basın sektörüne ulaşmak için “çeteyi” ve kuyruklarının kökünü kazıma, finansal ve ekonomik ağı kesme önceliklerine önem verdiğini söyledi. Sabrina, özel medya kuruluşlarının sahiplerinin sadece parayla ilgilenen tüccarlar olduğu gerekçesiyle, geçici rejimin medyaya akıllı şekilde yaklaştığını belirtti.

Medya, baskı ve tehdit altında çalışıyor

Esma Sabrina, birçok medya kuruluşunun yayın organlarının, kendilerini “yetkililerin emirlerini uygulama”, “gazetecileri ihanet ve iktidarı pohpohlamakla suçlayan sokağın öfkesi arasında” bulmalarından sonra baskı altında çalıştığını belirtti. Birçok gazetecinin ve medya organlarının ülkenin gerçek imajını aktarmalarından dolayı kritik bir durumda hayatlarını sürdürdüklerini belirten Sabrina, “Medya Cezayir’deki gerçekleri açıkladı. Bu durum medyayla ilgisi olmayan basın kuruluşlarının yöneticilerinin denetlediği kazançlı bir ticaret oldu” dedi.

Esma Sabrina açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Görsel İşitsel Denetleme Kurumu’nun son çağrısı, çetenin çıkarı için çalışan ve onun yönelimlerini savunan medya organlarının liderlerine yönelik eleştiriler sonrasında geçici rejimden gelen bir uyarı olarak sayılabilir.”

Ordu uyarıyor

Askeri kuruluş liderliği, medya organlarına “yalan, endişe verme ve abartma” yöntemleriyle mücadele çağrısında bulunurken, ücretli medyayı paralı askerlerin yönettiğini vurguladı. “Dünya, sineklerin vızıltısıyla doldu” denildi. Çarpıtma, yalan veya sömürü faaliyetleri yerine ülkeye hizmet etme çağrısı yapan ordu açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Ülkedeki genel durum, tüm basın sektörleri de dahil herkesin Cezayir’e hizmet etmek için ilgili alanlardaki sorumluluklarını üstlenmesini gerektiriyor. Herkes, Cezayir halkının taleplerini yansıtan bir ayna olmak zorunda.”

Ordu liderliği, çete mantığına göre çalışan bazı kurnaz tarafların suiistimallerinin tespit edildiğini ve şüphe uyandırma vasıtasıyla kamuoyunu yanıtlamaya çalıştıklarını vurguladı.

Gazetecilere şiddet

Cezayir güvenlik birimleri, salı günü başkentte yapılan öğrenci yürüyüşleri sırasında yabancı bir kanala mensup bir gazeteciyi gözaltına aldı. Bunun yanı sıra gazeteciler, “itaat etmeyi kabul etmemeleri halinde” çeşitli uygulamalarla karşı karşıya kalıyorlar.

Gözaltına andıktan sonra serbest bırakılan bir yaşadıklarına dair şunları söyledi:

“Fiziksel şiddete maruz kaldım. Güvenlik güçleri tarafından darp edildim. Sol kolum yaralandı. Bir gazeteci olduğumu tekrar tekrar dile getirmeme rağmen kaba kelimelerle sözlü tacize maruz kaldım.”

Editörün Seçimi

Multimedya