Kara para Sudan ekonomisini istikrarsızlaştırıyor

Kara para Sudan ekonomisini istikrarsızlaştırıyor

Cuma, 11 Ekim, 2019 - 13:00
Paralel piyasa, Sudan’da genel ekonomik durumu kontrol ediyor (AFP)
İstanbul/Şarku’l Avsat
İsmail Muhammed Ali

Merkez Bankası’nın gerekli dövizi sağlayamaması halinde Sudan’daki paralel piyasada döviz ticareti, çeşitli ticari mallara yönelik gereksinimi karşılamak için büyük sermayeler tarafından yönlendiriliyor. Bu durum özellikle ABD’nin 1997 yılında ülkeye yaptırım uygulaması sonrasında bu faaliyetin genişlemesine ve hükümetin bir önceki rejim dönemi boyunca asıl aktörlerden biri olarak ortaya çıkmasına, ayrıca Güney Sudan’ın 2011 yılında kuzeyden ayrılmasına neden oldu.

Durum, Güney’in ekonomide ana döviz kaynağı olarak sayılan petrol üretiminin dörtte üçüne hakim olması sonrasında Sudan ekonomisini etkiledi.

Uzmanlar da konuya ilişkin Independent Arabia’dan İsmail Muhammed Ali’ye açıklamada bulunarak, paralel piyasanın ülkedeki tüm ekonomik süreci kontrol ettiğini belirtti. Döviz tüccarlarının eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir rejiminde Başbakan Abdullah Hamduk hükümeti tarafından devralınan anormal koşullar çerçevesinde, etkili bir ekonomik bloğa dönüştüğünü söyleyen uzmanlar, “Bu gruplar, merkez bankasının piyasa gereksinimlerini ve devlet harcamalarını karşılamak için döviz sağlayamamasının bir sonucu olarak devletin ekonomik boşluklarına nüfuz etti” dedi.

Geniş ağ

Döviz tüccarlarından Muntesar Avad, “Gerekli ticari malların çoğunu Sudan pazarına ithal eden iki ülke olarak Çin ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) transfer kolaylığı mevcut. Aynı şekilde döviz işlemleri, farklı ülkelerdeki Sudanlı gurbetçilerin paralarını çekmek için Sudan dışında da sıklıkla uygulanmaktadır” ifadelerini kullandı.

Paralel piyasanın, tüm ülkelerde bir ağ olduğunu ve bu piyasanın, Sudanlıların bulunduğu her yerde var olduğunu söyleyen Avad, “Döviz ticareti, yalnızca BAE ve Çin ile sınırlı değil. Zira özellikle tüccarların çoğu, ülkeden mal ithal etmek için yurt dışından döviz satın alıyor” dedi.

Muntesar Avad, “Yetkililer tarafından döviz tüccarlarına karşı yürütülen kampanyalar, doları düşürmüyor, aksine yükseltiyor” diyerek, yurtdışında döviz tüccarlarıyla savaşmanın zorluğuna dikkati çekti. Avad ayrıca, bu tüccarların çalışacak belirli yerleri olmadığını ve paralarını nereye yatıracaklarını bilemediklerini vurguladı.

Avad, ithalat için en çok kullanılan para biriminin BAE dirhemi olduğunu ifade etti. Döviz tüccarlarının Dubai ve Hartum’daki fiyatları bilmeden alım satım işlemlerine giremeyeceklerini söyledi.

Yetkili, 10 yıldan uzun bir süredir bir akrabası aracılığıyla bu alanda çalıştığını, karşılıklı güven çerçevesinde birçok müşterisi olduğunu belirtti.

Yetkili otoriteler tarafından bu faaliyetle mücadele için yürütülen kampanyalara da değinen Avad, “Güvenlik makamları tarafından yürütülen operasyonlara rağmen istenilen sonuçlara elde edilmiyor. Ancak etkili döviz tüccarları, devlet tarafından tam olarak bilinmiyor” dedi.

Siyasi reform

Bir ekonomist, döviz ticaretinin, Sudan’ın ekonomisini iyileştirdiğini, toplumun tüm kesimlerinin ihtiyaçlarını kapsayan dövizler sağladığını belirtti. Mallarda kıtlık yaşandığında paralel piyasa ticaretinin aktif olduğuna dikkat çeken ekonomist, Sudan’daki dövizlerin bir mal haline geldiğini vurguladı.

Yasaların döviz ticaretini sınırlandıran bir temel olmaması gerektiği ve bu yasaların yalnızca caydırıcılık açısından önemli olduğu belirtildi.

Öte yandan akademik ve ekonomist Dr. Abdulazim el-Muhal, finans ve nakit politikalarına yönelik reformun yapılması ve herhangi bir cezai önlem yerine dolar talebinin artması çağrısında bulundu. Cezai işlemlerin, yurt dışındaki döviz tüccarlarının kontrolüne ve uzun vadede döviz kurunda istikrara katkı sağlamadığını ifade etti. Muhal, Sudan ekonomisinin, eski rejimin başarısız politikalarının yol açtığı bozulmayı yok etmek için pratik çabalara ihtiyaç duyduğuna vurguladı.

Ekonominin ihtiyaç duyduğu ilk acil ödemelerin, iki yıl boyunca ödemeler dengesinde görülen açığı kapatmak ve doların Sudan sterlini karşısında istikrarını sağlamak için devlet hazinesini iki yıl içinde on milyar dolar tutarında olan yabancı dövizle desteklemeyi gerektirdiği belirtildi. Bu çerçevede Muhal, bunun yapılması halinde hurma ve saman ticaretine odaklanarak Sudan ihracatının üç yıl içinde 100 milyar dolara ulaşabileceğini vurguladı.

Tüccar toplantıları

Hartum’da döviz ticareti faaliyeti, paralel piyasada gayri resmi olarak yapılabilir. Bu alanda çalışanlar, başkentin ortasındaki binaların ana koridorlarında, havaalanı salonlarının dışında, gurbetçi, yolcu, para sahipleri ve yoldan geçenlerin topluluk alanlarında bu işlemleri gerçekleştirebiliyor. Bankalar ve ATM’ler ise aracıların temkinli tavrı ve müşterilerin sürecin önemli güvenlik riskleri taşıdığı şüphesine rağmen kapılarını bu tür taleplere kapatmış durumda.

Ancak bu duygu, çalışanların yerel ve yabancı para birimleriyle doldurulmuş çantalarıyla dolaştığı ofislerin lobisine girişinizi engelliyor. Çalışanlar, dolar, euro, BAE dirhemi ve Suudi Arabistan riyaliyle alım satım işlemlerinin yanı sıra büyük hesap numaralarıyla kesintisiz görüşmeler yürütür.

Devam eden kampanyalar

Sudan’daki güvenlik güçleri, özellikle de doların bu pazarda yükselişe geçmesi sonrasında zaman zaman paralel piyasayı kontrol altına almak için kara para piyasasında kampanyalar yürütüyor. Doların yükselişi, Sudan sterlini üzerinde bir baskı oluşturuyor. Merkez bankası tarafından belirlenen dolar fiyatı 45 sterlinken, bu oran paralel piyasada ise 70 sterlin.

Editörün Seçimi

Multimedya