Lübnan'da gözardı edilen uyuşturucuya bağımlılık artıyor

Lübnan'da gözardı edilen uyuşturucuya bağımlılık artıyor

Perşembe, 10 Ekim, 2019 - 14:00
Bekaa Vadisi’ndeki esrar tarlaları (Independent Arabia)
İstanbul/Şarku’l Avsat
Sevsen Muhenna

Lübnan’da uyuşturucu kullanımı ve ticareti son yıllarda artış gösterdi. Bu çerçevede ülke genelinde esrarın Lübnan pazarına nasıl girdiği, nasıl piyasaya sürüldüğü ve uyuşturucu tüccarlarının örtbas edilmesinin arkasında kimin durduğuna dair çeşitli sorular gündeme geldi.

Lübnan’da uyuşturucu bağımlılarının veya satıcılarının sayılarıyla ilgili resmi istatistikler bulunmuyor. Bu yüzden bazı sivil toplum kuruluşları (STK) bu istatistikleri oluşturmaya ve uyuşturucunun kullanılmadığı bir topluma ulaşmak için resmi makamlarla birlikte faaliyet göstermeye çalışıyor.

Bu STK’lar arasında yer alan Skoun, 2018 yılında istatistik bir çalışma ortaya koydu. Lübnan’ın farklı bölgelerinden 18 ila 35 yaş arasında toplam 3 bin 274 genç kadın ve erkek, uyuşturucu kullanımına yönelik tavırlarının yanı sıra, gençler arasındaki narkotik uyuşturucular araştırmasına dahil oldu.

Çalışma, en çok kullanan kesimin yüzde 49,7 ile öğrenciler olduğunu gösterdi. Bu çerçevede 20 ila 30 yaş aralığı uyuşturucuyu en fazla kullanan kesim. Aynı zamanda çalışma, kadınların erkeklerden daha fazla uyuşturucu kullandığını ortaya çıkardı. Bu çerçevede kadınların yüzde 52,5’i, erkeklerin de yüze 47’si uyuşturucu kullanıyor. Bu oranlara, tedavi merkezlerindeki oranlar dahil değil.

Suç mu değil mi?

Çalışma ayrıca, Lübnan’da ilk başta tütün ve türevleri, alkol ardından da esrar ve afyonun geldiğini gösterdi. Bu bağlamda esrar, yüzde 92’lik bir oranla listenin başında yer alırken, onu kokain (yüzde 22) ve Salvia (yüzde 20) takip ediyor.

Ankete katılanların yüzde 39’u, devletin cezai politikaları çerçevesinde uyuşturucu kullanımın “suç” olarak sayılması gerektiğini belirtti. Ancak yüzde 44’ü uyuşturucu kullananların cezalandırılmaması gerektiğini savundu.

Merkez Narkotik Kontrol Bürosu, yıllık 2 bin ila 3 bin kişinin gözaltına alındığını, senetle serbest bırakıldıklarını, 2 bin ila 3 bin kişinin adli kararla tutuklandığını ve tutukluların çoğunun da 20 ila 30 yaşları arasında olduğunu açıkladı.

Ulusal rapor

Ulusal Uyuşturucu Gözlemevi tarafından hazırlanan ve 2017 yılında yayınlanan uyuşturucu hususundaki ilk ulusal rapor, 2013- 2016 yılları arasında 11 bin 152 kişinin uyuşturucu suçlamasıyla gözaltına alındığını ortaya koydu. Aynı şekilde 2016 yılında uyuşturucuyla ilgili davalardan dolayı tutuklananların sayısında ciddi bir artış görüldü. Kullanılan en yaygın uyuşturucu türlerinin ise captagon, kokain, esrar ve ekstazi olduğu ifade edildi.

Devlet politikası

Öte yandan siyasi ve sosyal aktivist Şadi Naşaba, Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada, “Yaptırımlara ilişkin devlet politikaları, kullanıcılara daha fazla zarar veriyor. Genç bir kullanıcının, cezaevinde diğer cezaları alanlarla aynı hücreye yerleştirilmesi düşünülemez. Bu kullanıcı, ıslah veya rehabilitasyon merkezlerine gitmeli. Ancak Lübnan’da ıslah merkezleri bulunmuyor. Kullanıcı, uyuşturucudan kurtulmak istiyor olabilir, ancak hücreye atılmaları onu daha fazla bağımlı hale getirebilir” ifadelerini kullandı.

Farklı gruplarla çalışmalar yürüten Naşaba, uyuşturucu fiyatlarının hemen hemen herkesin alabileceği düzeyde olduğunu, gençlerin her zaman kokain ve eroin almadığını, eczanelerde satılan ilaçları da satın alabildiklerini söyledi. Aktivist, “Bir öksürük ilacı da aynı etkiye sahip ve fiyatı 8 bin lira (6 dolar)” dedi.

20’li yaşlarda olan P.A., uyuşturucuyu bıraktığını, ancak sigaradan tamamen kurtulamadığını belirtti. P.A. “Kullandığım ilk esrarlı sigara, deneme amaçlıydı. Daha sonra bağımlılık yaptı. Beni kontrol eden bir depresyona dönüştü. Sigara içtikten sonra kendimi mutlu ve sorunsuz bir dünyadaymışım gibi hissediyorum” şeklinde konuştu.

Şadi Naşaba, “Ülkedeki ekonomik ve toplumsal koşullar, kullanıcı sayısının bu kadar yüksek olmasının başlıca nedenidir. Depresyon ve gelecek kaygıları, gençlerin yüzde 60’ını uyuşturucuya sevk ediyor” dedi.

Peki bu maddeler, gençlere nasıl ulaşıyor ve Lübnan’a nasıl sokuluyor?

Lübnan’da kenevir gibi bazı narkotik maddelerin yetiştirildiğini söyleyen Naşaba, “Tarımlarının yasaklanmasına ve yasal çerçevede yetiştirilmelerine izin verilmesine rağmen, diğer bazı maddeler de mevcut. Lübnan’da captagon gibi halüsinojenik haplar için fabrikalar var. Lübnan makamları, bunların nerede olduklarını ve sahiplerinin kim olduğunu biliyor. Ama bilinen büyük tüccarlar, göz ardı ediliyor. Ne yazık ki suiistimalcileri takip edin, bazı politikacılar tarafından korunduğunu görebilirisiniz” açıklamasında bulundu.

Kaçakçılık

Şadi Naşaba, Lübnan’a uyuşturucu kaçaklığı yapıldığına da dikkati çekti. Ancak önemli olan soru şu; yetkililer ve devlet kurumları, istismara uğramış gençlere finans sağlayarak veya rehabilite ederek yardımcı oluyor mu?

“Bu konuda devlet kayıp. Rehabilitasyon merkezi yok. İçişleri, Sağlık ve Sosyal İşler Bakanlığı gibi ilgili bakanlıklar kapsamlı bir plana sahip değil” diyen aktivist, “Sosyal İşler Bakanlığı, yardım ediyor, ama bu yetersiz ve bilinçsiz bir şekilde yapılmıyor” dedi. Naşaba, “Aynı zamanda bağımlılık sorununu önlemek ve bununla mücadele etmek için Milli Eğitim Bakanlığı ile daha fazla çalışılması ve böylece artmaya devam eden istismara uğramış geç sayısının azaltılması gerekiyor” şeklinde konuştu.

Öte yandan Independent Arabia, bağımlılık ve rehabilite ile uğraşan bir merkeze giderek, merkezin müdürü Dr. Rafi Kayibkan’a “Lübnan’daki yüksek bağımlılık oranını ve bu oranın son yıllarda neden artış gösterdiğini” sordu.

Kayibkan ise verdiği yanıtta, “Son 3 yılda kullanıcı oranında bir artışa tanık olduk. Bağımlılık yaşı da 12 ve 13 yaşa kadar geriledi. Bu yaş oranı daha önce 16- 17 idi. Hatta bazı toplumlarda bu yaşın 9 yaşa kadar gerilediğini bile gördük” ifadelerini kullandı.

Yetkili, “9 yaşındaki bir çocuk, sigara içebiliyor ve alkol kullanabiliyor. Bunlar belirli bir yaştan sonra da esrar, halüsinojen haplar, kokain ve steroidler gibi oldukça etkili ilaçları kullanma eğilimine sahiptirler. Bu, gencin mensup olduğu toplumsal sınıfa göre değişiyor. Ne kadar zenginse, o kadar pahalı ve daha güçlü ilaçlar alabiliyor” dedi.

Peki gençler, uyuşturucu ihtiyaçlarını nasıl karşılıyor? Konuya ilişkin esrarın farklı Lübnan toplumlarında kolayca elde edilebildiğini söyleyen Dr. Rafi Kayibkan, “Suriye’de üretilen ve özellikle Akkar ile Trablusşam’da olmak üzere yerinden edilmiş kişiler tarafından ucuza satılan bazı türler de var. Toplum ne kadar fakir olursa, bunların kullanım oranı da o kadar yüksek olur. Zengin sınıf ise kokaine başvurur” ifadelerini kullandı.

Kayibkan ayrıca, “Lübnan topraklarında bulunan tedavi merkezleri, 2 bin ila 3 binden fazlasını kabul edemez. Resmi olmayan tahminlere göre ise Lübnan’da 23 bin bağımlı bulunuyor. Bağımlılıkla mücadele hususunda hükümet açık ve net bir plana sahip değil. Bazı durumlarda Narkotik Kontrol Bürosu, artan bağımlılık durumunu takip edemiyor” açıklamasında bulundu.

Bağımlılık sebepleri

Dr. Rafi Kayibkan’a göre gençlerin bu maddelere bağımlı hale gelmesinin en önemli nedenleri arasında aile sorunları ve gençlerin mahallelerinde bulunan gruplara başvurarak ebeveynlerden bağımsız olma çabaları geliyor. Bu grupların üyelerinin çoğu işsiz ve çeşitli nedenlerden dolayı da okulu bırakmıştır. Aynı şekilde söz konusu nedenler arasında işsizlik de yer alıyor.

Uyuşturucuyla mücadele kuruluşlarının sağladığı fonlara da değinen Kayibkan, “Vatandaşlardan veya çeşitli kuruluşlardan bağış şeklinde bazı kaynaklar geliyor” dedi. Kayibkan, USAID’in Lübnan’ın kuzeyindeki Trablusşam’daki kuruluşlara 41 milyon dolar bağışladığına dikkati çekti.

Independent Arabia da Halk Sağlığı, Çalışma ve Sosyal İşler Komitesi’ndeki birçok yetkiliyle iletişim kurmaya çalıştı, ancak telefonlarına yanıt alamadı.

Öte yandan Merkez Narkotik Kontrol Bürosu Başkanı Henry Mansur, yaptığı açıklamada uyuşturucuların cezaevlerine girişlerini kontrol etmede zorluk yaşadıklarını söyledi. Lübnan’ın sınırda güvenlik ofisi bulunmayan tek ülke olduğunu belirten Mansur, “Bu, güvenlik hizmetlerinin çatışması, rekabet, anlaşmazlıklar ve bölümlerden kaynaklanıyor. Bu anlaşmazlıklar, havaalanlarında uyuşturucuyla mücadele ofislerinin bulunmamasına neden oldu” dedi.

Editörün Seçimi

Multimedya