Lübnan'da göçmen karşıtlığının öncüsü Özgür Yurtsever Hareket

Lübnan'da göçmen karşıtlığının öncüsü Özgür Yurtsever Hareket

Perşembe, 10 Ekim, 2019 - 13:30
Özgür Yurtsever Hareket’e bağlı televizyon kanalı OTV’nin yayınladığı göçmen karşıtı ve ırkçı karikatür (www.otv.com.lb)
İstanbul/Şarku’l Avsat
Sevsen Muhenna

Maruni Hristiyan tabanlı Özgür Yurtsever Hareket’e (ÖYH) bağlı olan televizyon kanalı OTV, 22 Eylül Pazar akşamı okullarına giremeyen 2 Lübnanlı öğrenciyi temsilen bir karikatür yayınladı. Karikatürde ise “Özür dileriz. Okulumuz Suriyeliler, Iraklılar, Filistinliler, Hindistanlılar, Zenciler, Etiyopyalılar ve Bangladeşlilerle dolu” ifadeleri bulunuyor.

Bu çerçevede (Dürzi) İlerici Sosyalist Parti'den (İSP) Eğitim Bakanı Ekrem Şihayyeb, uyruğu ne olursa olsun hiçbir öğrencinin eğitim hakkının engellenemeyeceğini hatırlattı.

Birçok kesim, karikatürün ırkçı olduğunu ifade etti ve kanalı kınadı.

Bir aktivist, “Zenci kelimesi; ırk temelinde bir ayrımcılık terimidir. Lübnan Ceza Kanunu’nun 317. maddesi, ırk ayrımcılığını teşvik eden ifadeler kullanan her bireyi cezalandırmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

Kanal, tepkiler üzerine karikatürü televizyonun internet sitesinden kaldırarak, 23 Eylül Pazartesi günü de özür diledi ve karikatürü çizen kişinin işine son verileceğini duyurdu.

Cibran Basil

Ancak bu durum, ÖYH'nin ilk ırkçı veya popülist yayını değil. Öyle ki daha önce de ÖYH Genel Başkanı ve Dışişleri Bakanı Cibran Basil de twitter üzerinden bazı açıklamalar yapmıştı. Basil, bir tweetinde “Biz Lübnanlılara ait, diğer uluslardan daha üstün bir kavram belirledik. Bu; benzerliğimizin, seçkinliğimizin, sabrımızın, birlik ve beraberliğimizin tek yorumudur: Göçmenliği ve sığınmacılığı kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.

Basil ayrıca, “Ne yazık ki her şeyden önce Lübnanlı olmamızın, kan bağını hissetmenin, medeniyet ve tarih açısından Lübnan’a mensup olmanın ne demek olduğunu anlamayanlar var” ifadelerinide  kullandı.

Başka bir tweette ise Lübnan iş gücünü savunan Basil, “Lübnan iş gücünü, ister Suriyeli, Filistinli, Fransız, Suudi, İranlı ya da ABD'li olsun diğer iş güçleri karşısında savunmamız doğal. Lübnanlı herkesten önce” yazmıştı.

Aynı şekilde “Bazıları beni ırkçı olmakla suçluyor. Anlıyorum, çünkü onların Lübnan’a bağlılığı, bizim hissettiklerimizi hissedecek kadar güçlü değil. Onlar, kendileri için daha önemli olabilecek ikinci bir bağları olduğunu söylüyor” ifadelerini kullanmıştı.

Tüm bu tweetler, medya ve sosyal medya organlarında geniş çaplı kınamalara yol açmıştı. Aktivistler, söz konusu ifadeleri geçen yüzyılda Almanya ve İtalya’da Nazizm ve Faşizmin yükselişine eşlik eden dalgaya benzetmişti.

Basil’in göçmen karşıtı ve ırkçı mesajları, Lübnan’daki Suriyeliler ve Filistinlilerle sınırlı değil. Ancak bu ahlaki hakaretler, özellikle de Körfez ülkelerindeki gurbetçiler başta olmak üzere Lübnan’dan bir gruba da yöneltildi. Tweetlerinden birinin, Lübnan ve Suudi Arabistan arasındaki diplomasi savaşını tırmandırması üzerine Basil, ifadelerini düzeltmek zorunda kaldı. Ardından, “Lübnan ve Suudi Arabistan da dahil ülkeler, halklarını diğer unsurlardan ayırır. Bu ırkçılık değildir. Halkınızın hakkını savunurken vatanseversiniz, ırkçı değil. Benim söylediğim şey de buydu” açıklamasında bulundu.

İsraf tartışmaları

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun 74. oturumuna katılmak üzere New York’a gitmek için Cumhurbaşkanı Mişel Avn’a eşlik eden heyetin karşılaştığı eleştiriler çerçevesinde aktivistler, heyetin seyahat masraflarının (şiddetli bir ekonomik krizden mustarip olan) Lübnan’a maliyeti hakkında veriler yayınladı. Başlangıçta heyetin 160 kişiden oluştuğu yönünde söylentiler çıktı. Ama Lübnan Ulusal Bilgi Ajansı, daha sonra bu sayının 60’ı geçmediğini ve heyette “bakanların, diplomatların, yöneticilerin, güvenlik unsurlarının ve medya organlarının” bulunduğunu belirtti.

Bu itirazlara cevaben, Merkez Komite üyesi olan Fuad el-Kasuf, Twitter aracılığıyla “halka nispet olarak, halkın sponsorluğunda Cumhurbaşkanına eşlik eden heyetle birlikte New York’ta olduğunu” yazdı.

Öte yandan insan haklar aktivisti Riyad İsa, Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada, “Basil, insanlara yukarıdan hitap etti. Onu kabadayı olarak nitelediğinde Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri’ye de saldırmaktan çekinmedi. Aynı zamanda Başbakan Saad Hariri’ye ve Sünni mezhebine saldırdı. Hristiyanlığın tüm haklarının ellerinden alındığını iddia etti” diyerek, Basil’in Şuf bölgesine ziyareti sırasında da Dürzi toplumuna saldırıda bulunduğunu belirtti. Riyad İsa ayrıca, Cibran Basil’in kadınlara da birçok vesileyle hakaretlerde bulunduğunu ifade etti.

Çarpıtma

Bakan Basil, her defasında ifadelerinin çarpıtıldığını savundu. Daha önce bir açıklamasında ise “Her gün sözlerimin çarpıtılmasına tanık oluyorum. Lübnan’ın çıkarlarının gerçekleştirilmesi için bir görevim var. Çarpıtma varsa, bu ifadelerin düzeltilmesi gerekiyor” dedi.

Konuya dair açıklama yapan İsa, “Bir özür, özeleştiri kültürü yok. Basil, tek bir sefer bile özür dilemedi. Aksine sözlerinin çarpıtıldığını ya da yanlış anlaşıldığını savundu. Karikatürü sitesinden kaldırırken, kanalın yaptığı şey de tam olarak bu” ifadelerini kullandı.

ÖYH’nin şu an bir din üst kimliği oluşturmaya çalıştığını söyleyen Riyad İsa, “Sanki iktidarda olanlar, istedikleri gibi hareket etme hakkına sahip. Onlara kimsenin itiraz edememesi, aksi halde de yargılanacak olmaları da buna kanıt” dedi.

İsa, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Cumhurbaşkanını ve damadını eleştirdik, çünkü onlar dünyada Lübnan’ı temsil ediyor. Diyalog, uyum, başkalarına diplomatik açıdan yaklaşma ve kibar davranma kültürünü ortaya koymak zorundalar. Aksi halde Cumhurbaşkanı, Lübnan’ı uyum ve diyalog açısından bir insan akademisi merkezine nasıl dönüştürebilir?”

ÖYH’nin yüzlerce destekçisi, geçen aylarda Suriyelilerin çalıştığı dükkanların önünde protesto gösterileri düzenleyerek, Suriyelilerin kovulması ve yerlerine Lübnanlıların alınması çağrısı yaptı. Hareket, demografik değişim korkusu bahanesiyle yabancılarla evli olan Lübnanlıların çocuklarına da vatandaşlık verilmemesini savunuyor.

Editörün Seçimi

Multimedya