Hamduk hükümeti, Beşir rejiminin Sudan üniversitelerindeki sembol isimlerini deviriyor

Hamduk hükümeti, Beşir rejiminin Sudan üniversitelerindeki sembol isimlerini deviriyor

Pazar, 6 Ekim, 2019 - 11:45
Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk'un üniversitelerin saygınlığını yeniden kazandırma konusundaki kararları, büyük bir memnuniyetle karşılandı (AFP)
İstanbul/Şarku’l Avsat
İsmail Muhammed Ali

Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk hükümetinin Sudan üniversitelerine prestijlerini yeniden kazandırmayı ve yüksek eğitim kurumlarını 30 yıldır yöneten eski rejimin sembol isimlerinden arındırmayı amaçlayan kararları, sosyal medya kullanıcıları, bloggerlar ve devrimciler tarafından cesur bir adım ve doğru bir başlangıç olarak nitelendirildi.

Söz konusu kararlarla hala kamu kurum ve kuruluşlarının büyük bir kısmını yöneten eski rejimin sembol isimlerinden buraların arındırılması ve yeniden yapılandırılması hedefleniyor.

Sağlam bir yaklaşım

Sudan’ın eski Devlet Başkanı Ömer el-Beşir’in halk protestoları sonucunda 11 Nisan’da görevden alınmasının ardından ‘yolsuzluk, kayırmacılık ve şiddete’ ev sahipliği yapan üniversitelerin saygınlığını yeniden kazandırmaya yönelik sağlam bir yaklaşım’ çerçevesinde eski rejimin üniversitelerindeki sembol isimlerinin bazılarının görevden alınmasının ardından 67 akademisyen, bu ay başlayacak olan yeni öğretim dönemi öncesinde üniversitelerin yönetim kurulu başkanlığı, yöneticiliği ve yönetim kurulu üyeliğine atandı.

Yerlerine atama yapılan önceki rejime bağlı yöneticiler, o dönem rejimi sürdürmek için üst düzey yetkilere ve ayrıcalıklara sahip olan öğrenci birlikleri ve sendikaları koordine ediyorlardı. Bununla birlikte söz konusu örgütsel bağlantılar, son yıllarda yüzlerce öğrencinin öldürüldüğü şiddet ve suikast olaylarının da arkasındaydı.

Çarpıklıkların düzeltilmesi

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan çevirdiği haberine göre akademisyen Abdulbaki Mansur, “Sudan üniversiteleri, eskiden bir güvenlik kışlası ve siyasi muhaliflerin tasfiye edildiği bir yerdi. Tam bir eğitim ortamı sağlanamadı.  Bu nedenle dersler genellikle eski rejimi destekleyen öğrencilerin diğer siyasi görüşlerdeki öğrencilere karşı uyguladığı şiddet nedeniyle kesintiye uğrardı. Bu nedenle eski rejime bağlı üniversite yöneticilerinin tasfiyesi, , üniversitelerde ortaya çıkan çarpıklıkların ele alınmasının yanı sıra psikoloji ve eğitim açısından istikrarı sağlayacak çok önemli bir adımdır” ifadelerini kullandı. Mansur, ayrıca bu adımın, birçok yönden eğitimi etkileyen eski rejime bağlı sendika ve öğrenci birliklerinin yolsuzluklarıyla mücadeleyi de içerdiğini ifade etti.

Başbakan Hamduk’un kararlarına övgüde bulunan Mansur, önceki yönetimin yükseköğretim kurumlarında neden olduğu yıkımın bu şekilde iyileştirileceğini söyledi.  Üniversitelerdeki çarpıklıkların düzeltilmesi ve 1989’daki Ömer el-Beşir darbesinden önce geçerli olan akademik geleneklere geri dönülmesi de dâhil olmak üzere özel görevler üstlenilmesini isteyen Mansur, bu düzeltmelerin üniversite ortamını iyileştirmesini, öğrencilerin akademik, kültürel ve sosyal faaliyetlere katılmalarının sağlanmasını ve son 30 yılda çoğu devlet üniversitesinin, yaşadığı büyük bozulmanın yanı sıra akademik ve idari karmaşadan kurtarılmasını umuyor.

Cihatçı birimler

Sudan üniversiteleri, 30 yıldır, o dönem iktidarda bulunan İslami Hareket’e siyasi olarak karşı çıkan öğrencilere karşı ‘cihatçı birimler’ olarak adlandırılan gruplar tarafından uygulanan silahlı şiddete sahne oldu. Söz konusu öğrenci milisleri çok sayıda öğrenciyi katletti. Bu durum, birçok yükseköğretim kurumunda eğitimin bozulmasına neden oldu. Cihatçı birimler, genellikle Hartum Üniversitesi ve Omdurman İslam Üniversitesi gibi prestijli üniversiteler dahil olmak üzere Sudan üniversiteleri içindeki mescitlerde toplanırlardı ve buralarda silah depolarına sahiplerdi.

Üniversitelerdeki öğretim görevlileri ve öğrencilerden ‘cihatçı birimlerin’ kaldırılması ve üniversite binalarının silahlardan arındırılması gerektiği yönünde sürekli yapılan taleplere rağmen eski rejim tarafından atanan yöneticiler, bu çağrılara kulak asmadı. Eski rejimin devrilmesinin ardından Üniversite Profesörleri Topluluğu, üniversitelerin yeniden açılmasını, cihatçı birimlerin ve eski rejimin tüm sembol isimlerinin ortadan kaldırması şartına bağladılar.

Eğitimin sürdürülmesine yönelik koşullar

Üniversite Profesörleri Topluluğu, üniversitelerde eğitime devam etmeden önce çeşitli şartlar öne sürdüler. Bu şartların en önemlileri arasında; öğrencilerin hayatlarını korumak ve güvenliğini sağlamak için cihatçı birimlerin ortadan kaldırılması, eski rejim tarafından atanan yöneticilerin yerine başka atamalar yapılması, Beşir döneminde alınan tüm kararların gözden geçirilmesi, akademik kurumlara uygun olmayan üniversite polisinin lağvedilmesi, üniversite bekçilerinin geri getirilmesi, öğrenci destek fonunun eskiden ve dünyanın dört bir yanındaki üniversitelerde olduğu gibi üniversite yönetimleri tarafından öğrencilerin barınma ve eğitim ihtiyaçlarının karşılanması için kullanılması yer alıyor.

Üniversite Profesörleri Topluluğu Sözcüsü Abdulhalik et-Tayyib, yaptığı açıklamada, “Cihatçı birimler, eski rejim sırasında iktidarda olan Ulusal Kongre Partisi (NCP) ve İslami Hareket destekçisi öğrencilerin şiddet araçlarından biridir. Bu birimlerde yer alanlar aslen üniversitede öğrenciyken birimlere katılan ve mezun olanlar ile üniversitelerde görev alan bir takım kişilerden oluşuyor. Cihatçı birimler üyelerinin, öğrencilere yönelik şiddet faaliyetlerini takip etmek için üniversitelerde ofisleri bulunuyor. Bu birimler, Naivasha Anlaşması olarak da bilinen Kapsamlı Barış Anlaşması'nın imzalanmasının ardından güneyden ayrılması öncesinde Sudan Halk Kurtuluş Hareketi (SPLM) ile savaşmak için kurulmuştu. Ancak anlaşmanın imzalanmasının ardından ‘rejim karşıtı öğrenci hareketlerini bastırmak ve üniversitelerdeki entelektüel ve kültürel aktiviteleri durdurmak için kolları sıvadı” şeklinde konuştu.

Cihatçı birimlerin faaliyetlerinden en çok etkilenen kesimin Darfurlu öğrenciler olduğunu belirten Tayyib, Sudan üniversitelerinde okuyan onlarca Darfurlu öğrencinin katledildiğini, tutuklandığını ve işkence gördüğünü ve tüm bunların eski rejim yönetimi sırasında gizlenen olaylarla ilgili raporlarda yer aldığını ifade etti. Eski rejim sırasında cihatçı birimlerin bir güvenlik birimi olarak kabul edildiğini kaydeden Tayyib, cihatçı birimlerin eski rejimin kendilerine verdiği yüksek yetkiyle üniversitelerin kapatılması ve araştırmaların durdurulması gibi güçlere sahip olduklarını da sözlerine ekledi.

Editörün Seçimi

Multimedya