Tunus ve İsrail mesajları

Tunus ve İsrail mesajları

Cuma, 20 Eylül, 2019 - 13:30
Nebil Amr
Filistinli siyasetçi ve yazar
Tunus Cumhurbaşkanı’nın kim olacağını belirlemek için yapılacak ikinci tur seçimlerini ve İsrail'de düzenlenen genel seçimler sonrası hükümetinin kurulmasını görmek için biraz beklemek gerekiyor. Şimdiye kadar kesin olmamakla birlikte ilk göstergelere göre fikrin sahibi Avigdor Liberman ile birlikte azılı iki rakibi Kahol Lavan ve Likud’u içeren ulusal bir birlik hükümetine başvurulması muhtemel.

Tunus ve İsrail’de aynı zamana denk gelen seçimlerin sonuçları, Ortadoğu siyaset sahnesinde dikkat edilmesi gereken ortak bir durumu gün yüzüne çıkardı. Dikkat edin; köklü partilerin etkisi hafiflerken, eksik sayı ile seçimlere giren yeni partiler seçimde önemli bir puan elde etti.

Tunus’ta laik ve dinî Burgibacı kutupların etkisine bakıldığında hiç kimse sandıktan, Tunus’un dışında neredeyse hiç tanınmayan bir akademisyenin, aynı şekilde omuzlarında mahkemesi henüz bitmemiş birkaç suçlama taşıyan bir laik iş adamının ilk sırada çıkmasını hayal edemezdi. Bu iki geleneksel kutup despot imajı çizdiği ve sanki Tunus siyasi rejimi bunlar olmadan yaşayamazmış gibi kabul edildiği için seçim sonuçları oldukça şaşırttı.

Tunuslu vatandaş nasıl cezalandıracağını ve ödüllendireceğini biliyor. Zeynel Abidin Bin Ali düşürülüp geleneksel iki kutbun önünde başkanlık ve vezirlik makamlarının yolu açıldığından bu yana Tunus, hayatın hiçbir alanında kayda değer bir ilerlemeye şahit olamadı.

Siyasiler, etkinliklerini artırma ile meşgul oldu ve kalkınma durakladı. Haliyle Tunuslu, Arap Baharı’nın başlarında yağmur olup yağan vaatleri göremedi. Sanki Bin Ali’nin Kartaca Sarayı’ndan gönderilmesi, adalet, kalkınma, özgürlük ve ilerleme için otomatik kapıların açılmasına yetermiş gibi.

Seçim sandığı, ödül ve ceza eylemine tek başına muktedir olunca İslamcı Nahda Partisi’ne değerli bir fırsat verdi. Sonra bu ödülü ondan çekip alarak laik Burgibacıların partisine daha büyük ve güçlü bir fırsat verdi. İşte şimdi de ondan geri alıyor. Halk, alternatifinin tanınmış veya tanınmamış olmasını da önemsemiyor. Çünkü umutları ile yaralanan vatandaşı ilgilendiren şey, kimin başarılı olacağından ziyade kimin düşeceğini bilmektir. Tunus’ta ve benzer şekilde İsrail’de olan da tam olarak bu.

Bu yazıyı yazdığım esnada seçimlerin ön sonuçlarını açıklayan İsrail, uzun yıllar boyunca iktidarı tekeline almış partinin etkinliğinde sınırlı da olsa bir gerilemeye tanık oldu. Sonuçlar, partilerini bu ve önceki seçimlerden kısa bir süre önce kuran yeni rakipler için de bir ilerlemeye işaret etti. Bu değişim, İsrail toplumunun siyasi ve ideolojik oluşumunun yapısı bakımından belirleyici olmasa da olan bitenler, bir sonraki seçimlerde daha büyük bir değişimin habercisi.

İsrail ve Tunus’ta verilen en önemli mesaj, her yerde, ama özellikle de üçüncü dünya ülkelerindeki geleneksel güçlere yöneliktir.

Mesaj diyor ki; iktidarı tekelleştirmiş nüfuzun ipekler üzerindeki uykusu tatlı olmayacak. Seçim, adil ve şeffaf yapılsa da sonuçları garantili olmayacak. Vatandaş, trajediler ile hayal kırıklıklarının miras bıraktığı ve kan, elem ve hüzün sızdıran Arap Baharı’nın ürettiği kutuplardan bıktı. Aynı vatandaş, sandık yoluyla ödüllendirmeyi düşünmeden önce cezalandırma fırsatını elde etti. Bunun önemli getirisi ise seçim sandığının başarı ile ödüllendirdiği taraf, iktidarda iken seleflerinin başına gelenleri düşünecek. Yani başarı ve performansı elde edemezse aynı sandık kendisini kaldırıma veya başkanlık sarayı dışında herhangi bir yere atacaktır.

DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya