Rusya ve Çin'in vetosu Suriye'deki insani felaketi daha da kötüleştiriyor

Rusya ve Çin'in vetosu Suriye'deki insani felaketi daha da kötüleştiriyor

Cuma, 20 Eylül, 2019 - 11:30
Rusya BM Daimi Temsilcisi Vasiliy Nebenzya dün Suriye’nin kuzeybatısında ateşkes kararına karşı oy kullandı (AP)
New York/Ali Berdi
Rusya ve Çin, Birlemiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) Kuveyt, Almanya ve Belçika tarafından sunulan ve Suriye’nin kuzeybatısında yarın başlaması planlanan bir ateşkes talep eden bir taslak kararı veto etti. Öte yandan Rus diplomasisi, uluslararası barış ve güvenliği sağlamaktan görevli olan diğer 14 BMGK üyesine sunduğu taslak karar için yeterince destek alamadı.

BMGK’da Suriye’deki insani durumla ilgili halka açık bir toplantı gerçekleştirdi. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterinin insani işler konusundaki yardımcılarından Ursula Mueller tarafından bilgilendirmede bulunuldu. BMGK üyeleri tarafından yapılan konuşmaların ardından Kuveyt, Almanya ve Belçika tarafından hazırlanan taslak karar 12 üyenin desteğini aldı. ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, Belçika, Kuveyt, Dominik Cumhuriyeti, Endonezya, Güney Afrika, Fildişi Sahili, Kuveyt ve Peru, taslak kararı kabul eden ülkeler arasında yer aldı. Ekvator Ginesi, çekimser oy kullanan tek ülke oldu. Ancak Rusya ve Çin tarafından veto edilmesi nedeniyle taslak karar kabul edilmedi. Rusya ve Çin tarafından sunulan öneri ise yalnızca Pekin ve Moskova temsilcileri tarafından onaylandı. 4 ülke ise çekimser oy kullandı. İngiltere, Fransa ve ABD’nin veto hakkını kullanmasına gerek kalmadı.

Derin bölünme devam ediyor

BMGK’da herhangi bir taslak kararın kabul edilmesi için 15 üyenin en az 9’undan onay alması ve 5 daimi üye olan ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa’ndan birinin veto hakkını kullanmaması gerekiyor. Bu oylamalar, Suriye’de 8 yıldır devam eden savaşı sonlandırmak konusunda BMGK üyeleri özellikle Rusya, Çin ve ABD, İngiltere, Fransa arasındaki derin bölünmelerini bir göstergesi oldu. Dün gerçekleştirilen BMGK oturumu, üyeler tarafından hazırlanan çeşitli taslak kararları engellemek için veto hakkını kullandığı 13. oturum oldu. BMGK üyeleri arasında karşılıklı suçlamalar devam ederken, BM yetkilileri İdlib’deki insani felaketin kötüleşmesinden korkuyor.

Almanya, Belçika ve Kuveyt, Suriye’de devam eden felaket olan insani durumun daha da kötüleşmesinden kaçınmak amacıyla haftalardır bir taslak karar hazırlığı yapıyor. Söz konusu taslak karar, 21 Eylül Cumartesi günü öğleden sonra İdlib’de ateşkes ilan edilmesini içeriyor. Kuveytli, Belçikalı ve Alman diplomatlar, metin üzerinde anlaşmaya varmak amacıyla Rus meslektaşlarıyla birçok toplantı gerçekleştirdi. Ancak Rusya, listedeki silahlı gruplara yönelik askeri saldırıların ateşkes kararının dışında bırakılmasını istedi. ABD ve diğer ülkeler, bu isteği reddetti. Bunun ateşkesin farklı yorumlanmasına neden olmasından duyulan endişe dile getirildi. Üç ülke, metnin terörle mücadele faaliyetlerinde uluslararası insancıl hukukla uyumu gerektiren dili içermesi gerektiğini vurguladı. Ancak Rusya itiraz etti. Belçika, Kuveyt ve Almanya tarafından sunulan taslak karar, üye ülkeleri terörle mücadele için alınan tüm önlemlere uyum göstermeye çağırıyor.

Sivil ve savaşçı ayırımına dikkat edilmiyor

Uluslararası insani hukuk, mülteci hukuku ve insan hakları dahil olmak üzere İdlib ile ilgili olan önlemlerin de dahil olduğu ifade edildi. Ayrıca, terörle mücadele operasyonlarında sivil ve savaşçıları ayırt etmenin gerekliliği de dahil olmak üzere, uluslararası insancıl hukuk kapsamındaki yükümlülüklerinin silahlı bir çatışmalarda askıya alındığı anlamına gelmediği vurgulandı. Tüm taraflara siviller ve militanlar arasında ayrım yapılması çağrısında bulunuldu. Her durumda siviller ve sivil tesislere zarar vermemek için mümkün olan tüm önlemleri alınması gerektiği belirtildi.

Avrupa-Arap taslağının oylamaya konulmasının ardından Rusya ve Çin, Çarşamba günü karşı bir karar taslağı hazırlamaya girişti. Aynı gün karar taslağının oylanmasını talep etti. Söz konusu taslak karar, şiddet olayların derhal durdurulmasını öngörüyor. Ancak bunun için herhangi bir zaman dilimi belirtilmedi. Rus-Çin karar taslağı terörle mücadele operasyonlarına atıfta bulunmuyor. Ancak bütün tarafları, hastaneler ve diğer sivil tesisleri silahsızlandırmaya ve nüfuslu bölgelerde askeri faaliyetlerden uzak durmaya çağırıyor.

Halen yaklaşık üç milyon insanın yaşadığı İdlib'de, El Kaide'ye bağlı olan ve BM düzenlemelerinde terörist grubu olarak sınıflandırılan Heyetu't- Tahriru'ş- Şam (HTŞ) dahil olmak üzere çeşitli silahlı gruplar bulunuyor. Rusların hava desteği verdiği Suriye hükümet güçleri, yaklaşık 5 aydır İdlib’e saldırı düzenledi. Nisan ayından bu yana Suriye’nin kuzeybatısında meydana gelen saldırılarda 550’den fazla sivil öldürüldü. Yaklaşık 400 bin kişi göç etmek zorunda kaldı.

Anayasa Komitesi

Öte yandan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, dün yaptığı açıklamada Suriyeli tarafların yeni bir anayasa hazırlamak için bir komite oluşturma konusunda anlaşmaya vardıklarını söyledi. Bu, uluslararası komite tarafından, sekiz yıldan fazla süredir devam eden çatışmanın çözümüne yönelik siyasi süreç için kilit bir giriş noktası olarak değerlendirildi.

Guterres, BM’nin New York’taki ofisinde yaptığı basın açıklamasında, “Tüm taraflar, komitenin oluşturulması konusunda fikir birliğine vardı. BM Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen, taraflarla görüşerek özel alanlar hakkındaki son dokunuşlarda bulunuyor” dedi. BM Genel Sekreteri, bunun söz konusu trajik çatışmaya siyasi bir çözüm bulunması için şartların sağlanması açısından çok önemli bir adım olmasını umduğunu söyledi.

Suriye basınında rejime yakın yayın organlarında yer alan haberlere göre Pedersen, önümüzdeki Pazar günü Şam’a gidecek. Pazartesi günü ise Suriye Dışişleri Bakanı Velid el-Muallim ile bir araya gelmesi bekleniyor. Pedersen’in komitedeki isimlerin tam olarak belirlenmesi ve dağıtımının yapılmasının ardından, Anayasa Komitesi çalışma usul ve mekanizmalarını ele alması planlanıyor.

BM son birkaç aydır, 150 üyeyi içine alması beklenen bu komitenin oluşturulması için çalışıyor. 50 kişinin rejim, 50 kişinin de muhaliflerden seçilmesi planlanırken, diğer 50 kişinin ise Pedersen tarafından uzmanlar ve sivil toplum temsilcileri arasından seçilmesi bekleniyor.

Editörün Seçimi

Multimedya