Suudi Arabistan ve ABD tehditlerin önüne geçmek için istişarelerini sürdürüyor

Suudi Arabistan ve ABD tehditlerin önüne geçmek için istişarelerini sürdürüyor

Cuma, 20 Eylül, 2019 - 08:15
Washington-Londra/Şarku’l Avsat
Suudi Arabistan ulusal enerji devi Saudi Aramco’nun Abkayk ve Hurays'ta bulunan petrol tesislerinin silahlı insansız hava araçlarıyla (SİHA) hedef alınmasının yankıları sürüyor.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, İran ile tırmanan krizde ‘barışçıl bir çözüm istiyoruz’ ifadesini kullanırken, ABD Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü, Suudi Arabistan’ın kuzeyinden gelebilecek her türlü tehdidin önüne geçmek adına Suudi Arabistan ile görüşmeler yaptığını belirtti.

İran’ın parmak izi

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü Jonathan Hoffman ve ABD Genelkurmay Başkanı Sözcüsü Albay Patrick Ryder önceki gün düzenlenen basın toplantısında Suudi Arabistan petrol tesislerinin hedef alınmasıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Pentagon Sözcüsü Jonathan Hoffman ellerinde öyle ya da böyle İran’ın Aramco saldırılarının arkasında olduğunu gösteren kanıtlar olduğunu ancak Suudi tarafın soruşturmalarını tamamlayarak sonuçlarını uluslararası kamuoyuna ilan etmesini beklediklerini ifade etti.

Hoffman, “Bu uluslararası bir meseledir. Gördüğümüz şey, küresel pazarlar üzerinde dramatik bir etkisi olan iki sivil tesisin hedeflenmesiydi” diye konuştu.

Hoffman, gazetecilerden gelen bir soru üzerine, “Amacımız her zaman Ortadoğu bölgesindeki çatışmalarda caydırıcı olmak. Çatışma istemiyoruz. İstediğimiz şey İran'ın uluslararası hukuk sistemine geri dönmesi, bölgede desteklediği kötü faaliyetlerini durdurması ve diplomatik sürece dönmesidir” diye yanıt verdi.

ABD Genelkurmay Başkanı Sözcüsü Albay Patrick Ryder ise ABD Merkez Komutanlığı'nın (CENTCOM) kuzeyden gelen tehditleri önleme yollarını incelemek adına Suudi Arabistan ile istişare halinde olduklarını söyledi

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’in ‘İran'a yönelik askeri saldırının topyekûn bir savaşa dönüşeceği’ ifadesi hakkında yorum yapmayı reddeden Ryder, ülkesinin bölgedeki birliklerini korumaya ve gelecekte İran’ın muhtemel bir tehdidine karşı caydırıcı olacak gücünün olduğunu söyledi.

Körfez’de Tahran’ın sorumluluğu hususunda görüş birliği

Pentagon açıklaması, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun ‘İran ile tırmanan krizde barışçıl bir çözüm istiyoruz’ ifadelerinden saatler sonra geldi.

Bakan Pompeo, Abu Dabi'den ayrılmasının akabinde gazetecilere yaptığı açıklamada, “Barışçıl bir çözüm arzuluyoruz, umarım İran İslam Cumhuriyeti de bunu böyle görür. İran Dışişleri Bakanı topyekün savaş ve son Amerikalıya kadar savaşma tehditleri savururken biz barışı amaçlayan ve bu soruna barışçıl bir çözüm öneren bir koalisyon üzerinde çalışıyoruz” dedi.

İran’a yönelik ilave yaptırımlar uygulayacaklarını söyleyen Pompeo, yaptırımlarla Tahran’ın terör faaliyetlerini durdurmayı ve Hizbullah ile müttefiklerine para aktarımını engellemeyi amaçladıklarını ifade etti.

Körfez ülkeleri arasında saldırının arkasında İran olduğuna dair görüş birliği bulunduğunu belirten Pompeo, “Bu saldırıların arkasındaki taraf konusunda büyük bir konsensüs bulunuyor. O da İran. Bölgede bir an bile olsun bundan şüphe eden kimse duymadım” dedi.

Pompeo, saldırıların sadece Suudi Arabistan’ın ulusal güvenliği için değil aynı zamanda bu ülkede çalışan Amerikan vatandaşlarının hayatlarına ve uluslararası enerji sevkiyatlarına tehdit oluşturduğunu söyledi.

Cevap verme seçenekleri

ABD Başkanı Donald Trump gazetecilere yaptığı açıklamada, İran’a cevap vermek için “çok seçeneğin” olduğunu ve İran'a uygulanacak yeni yaptırımları 48 saat içerisinde duyuracaklarını belirtti. Bu yaptırımlar, ABD’nin Mayıs 2018’de nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmesinin ardından Washington’un Tahran’a uyguladığı benzeri görülmemiş yaptırımlara ilave olarak gerçekleştirilecek.

New York Times’ın haberine göre, Washington’un misilleme planı yaptığı öne sürüldü. Habere göre, muhtemel bir karşılık verme senaryosunda hedef alınacak yerlerin başında İran’ın dev petrol rafinerisi Abadan ile petrol ihraç merkezi Harg Adası olacağı belirtiliyor.

Öte yandan İran dini lideri Ali Hamaney’in geçtiğimiz Cumartesi günü Saudi Aramco’nun iki petrol tesisine düzenlenen saldırıyı onayladığı iddia edildi.

CBS News'in isimleri açıklanmayan ABD’li yetkililere dayandırarak verdiği haberine göre Hamaney, İran’ın katkısına dair iz bırakmayacak şekilde yapılmak şartıyla saldırıyı onayladı.

Söz konusu ABD’li yetkililer, ellerinde İran Devrim Muhafızları’nı Ahvaz Hava Üssü’nde saldırı için hazırlıklar yaparken gösteren uydu görüntüleri olduğunu belirterek, henüz yayınlanmamış bu uydu görüntülerinin, İran’a karşı güçlü kanıtlar olduğunu vurguladı.

İran’ın ‘topyekûn savaş’ sinyali

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, önceki gün CNN televizyonuna yaptığı açıklamada, ABD veya Suudi Arabistan tarafından İran'a yönelik bir saldırının topyekün bir savaşa neden olacağını belirterek, “Askeri bir çatışmaya girmek istemediğimiz konusunda çok ciddiyim ancak topraklarımızı savunmaktan bir an geri durmayacağız” dedi.

Zarif, twitter hesabından paylaştığı mesajda ‘dünya kamuoyunu İran’a savaş açmaya hazır hale getirmek’ amacıyla Saudi Aramco tesislerine yönelik saldırıların ardından sistematik kışkırtmanın başlatıldığını ifade etti.

İran, saldırılarda doğrudan yer aldığını gösteren kanıtlara rağmen bu konudaki suçlamaları reddediyor. Pompeo, Çarşamba günkü açıklamasında, Husi Milisleri tarafından üstlenen, arkasında ise İran'ın olduğu iddia edilen, Suudi Arabistan'ın Aramco Petrol sahasına düzenlenen saldırıların 'savaş nedeni' olarak görülebileceğini ifade etti. Husilerin saldırıyı üstlenmesini 'hileli bir iddia' olarak değerlendiren Pompeo, “Bu Ayetullah'ın Global enerji arzı üzerinde risk oluşturan bir parmak izine sahip olduğu gerçeğini değiştirmiyor” dedi.

Saldırıda kullanılan silahların Husilerin envanterinde olmasının imkansız olduğunu söyleyen Pompeo, “Saldırı güney tarafından, yani Yemen’den yapılmadı. Biliyoruz ki İran’ın dünyayla paylaşmadığı silah sistemleri var” ifadelerini kullandı.

Pompeo ayrıca saldırılarda Irak topraklarının kullanıldığına dair bir kanıt bulunmadığını da kaydetti.

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian da dünkü açıklamasında Saudi Aramco şirketine ait iki petrol tesisini hedef alan saldırıları Yemen’deki Husilerin üstlendiği açıklamaya ‘inanmanın oldukça zor’ olduğunu ifade etti.

Le Drian, Sky News televizyonuna yaptığı açıklamada, “Yemen’deki isyancılar, bu saldırıları kendilerinin gerçekleştirdiklerini açıkladı. Buna inanmak oldukça zor. Sonuçlarını beklediğimiz uluslararası bir soruşturma var. Bu sonuçlardan önce bir fikir beyan etmeyeceğim” dedi. Saldırılara ilişkin soruşturmanın hızlı yürütüleceğini söyledi.

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Turki el-Maliki, Çarşamba günü düzenlediği basın toplantısında, saldırının boyutu ve yapılış şekli ve kuzeyden güneye doğru yapılmış olması göz önünde bulundurulduğunda saldırının Yemen'den yapılamayacağını vurgulamıştı.

Al-Malki, “Saldırı kuzeyden yapılmış ve şüphe götürmeksizin İran tarafından finanse edilmiş” dedi.

Körfez’in güvenliği için uluslararası deniz güvenliği koalisyonu

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Körfez sularında ABD öncülüğünde kurulacak uluslararası deniz güvenliği koalisyonuna katıldığını açıkladı. BAE’nin aldığı kararı memnuniyetle karşıladıklarını belirten Pompeo, twitter hesabından, “Son olaylar dünya ticaretini ve seyrüsefer özgürlüğünü korumanın önemini ortaya koyuyor” diye yazdı. Daha önce de Suudi Arabistan, İngiltere ve Bahreyn koalisyona katıldıklarını ilan etmişti

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantısı

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, Aramco saldırılarının ABD'nin New York kentinde düzenlenecek Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantılarının ana gündemi olacağını belirtmişti. Fransa cephesi bu toplantıyı gerilimi düşürmek için fırsat olarak değerlendiriyor.

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, saldırının zamanlamasına dikkati çekerek, “Bu saldırı tam BM Genel Kurulu öncesinde, Fransa'nın bölgede huzuru sağlamak için bazı inisiyatifler aldığı zamanda düzenlendi” ifadelerini kullandı.

Paris, 2015’te imzalanan nükleer anlaşmanın kurtarılması ve gerginliğin azaltılması için arabulucu rolü oynuyor.

İran’a karşı askeri operasyon iddiasını reddeden Le Drian, taraflara gerilimi azaltma çağrısını yineledi.

Fransa Cumhurbaşkanlığı Sarayı Elysee’den bir yetkili, ABD Başkanı Trump ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un BM Genel Kurulu toplantıları kapsamında bir araya gelmesinin beklediklerini ifade etti.

Reuters’ın haberine göre, İran'ın BM Daimi Misyonu dünkü açıklamasında, ABD’nin BM Genel Kurul toplantılarına katılmak için başvuruda bulunan İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile Dışişleri Bakanı Zarif'e vize verdiğini bildirdi.

Editörün Seçimi

Multimedya