Üçlü zirve: Teröristlerle mücadele, İdlib'de istikrar ve siyasi çözüm

Üçlü zirve: Teröristlerle mücadele, İdlib'de istikrar ve siyasi çözüm

Salı, 17 Eylül, 2019 - 10:00
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani üçlü zirvede (EPA)
Ankara/Said Abdurrazık
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, dün Çankaya Köşkü'nde gerçekleştirdikleri Suriye konulu üçlü zirvede, Suriye'deki terör örgütlerinin ortadan kaldırılması, İdlib’de istikrarın sağlanması ve Suriye’de siyasi çözüme ulaşmak için Astana sürecine devam edilmesi konularında anlaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-Rusya-İran Üçlü Zirvesi sonrasında düzenlenen ortak basın toplantısında, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtlarıyla bölgeyi terörden arındırdıklarını ve bu yönde çalışmaya devam edeceklerini söyledi.

Erdoğan, “Suriye'nin toprak bütünlüğüyle siyasi birliğinin korunması hususunda hepimizin de aynı hassasiyete sahip olduğunu bir kez daha teyit ettik. Sahada sükûnetin tesisi, mültecilerin dönebileceği şartların oluşturulması ve ihtilafa siyasi çözüm bulunması için yürüttüğümüz çalışmaları gözden geçirdik” ifadelerini kullandı.

Astana Platformu’nun, Suriye'deki yangını söndürmek için anlamlı çözümler bulabilen tek girişim olduğunu söyleyen Erdoğan, Çobanbey'de hastaneye düzenlenen saldırının YPG’nin acımasız tarafını gösterdiğine dikkat çekti.

Putin: Terör örgütleri öncelik

Rus lider Putin ise, Suriye’deki terör örgütlerinin ortadan kaldırılmasının bir öncelik olduğunu dile getirerek, “İdlib'de çatışmasızlık bölgesinde durum endişe vericidir" yorumunda bulundu.

Ortak çabalarının Suriye topraklarını istikrara kavuşturabileceğini ve şiddet düzeyini azaltabileceğini belirten Putin, "Umuyorum, uluslararası toplum insani yardım konusunda, herhangi bir ayrımcılık ve siyasi ön koşul olmadan Suriye'nin yeniden inşa edilmesi konusunda katkı sağlayacaktır" dedi.

Putin ayrıca, "Bu zirve sonucunda Anayasa Komitesi’nin oluşturulması kararı alındı. Bu komitenin üyeleri dışarıdan baskı görmemelidir. Anayasa Komitesi'ni siyasi bir çözümün başlangıcı olarak oluşturmaya odaklanıyoruz" şeklinde konuştu.

Ruhani: Terörle mücadele devam etmeli

İran Cumhurbaşkanı Ruhani ise, Suriye’de terörle mücadelenin devam etmesi gerektiğine dikkat çekti.

Suriye krizine askeri bir çözüm bulunmadığını kaydeden Ruhani, Suriye krizinin sadece siyasi yollarla çözülebileceğini, bunun da Suriye halkının katılımıyla gerçekleşeceğini ifade etti.

Ruhani ayrıca, "ABD'nin Suriye'de asker bulundurması meşru değildir. ABD güçleri bir an önce bölgeyi terk etmelidir" dedi.

Zirveden önce Erdoğan, Rus ve İranlı mevkidaşlarıyla İdlib'deki duruma odaklanan ayrı toplantılar düzenledi.

Diplomatik kaynakların aktardığına göre Putin, Türkiye’nin, 17 Eylül 2018’de Rusya ile imzalanan Soçi Mutabakatı’ndaki Suriye'nin kuzeybatısındaki radikal grupların bölgeden uzaklaştırılmasıyla ilgili olarak yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini vurguladı.

Söz konusu üçlü zirvede, İdlib başta olmak üzere Suriye’deki gelişmeler ve Astana garantörü üç ülke tarafından çatışmayı sona erdirmek ve gönüllü mültecilerin geri dönüşü için güvenli bölge gibi gerekli şartları sağlamak amacıyla atılacak ortak adımlar ele alındı.

Suriye konulu çatlaklar

Rus savaş uçaklarının desteğiyle sekiz yıllık savaşta kaybedilen Suriye topraklarının çoğunu geri kazanan rejim güçleri, son aylarda İdlib’e saldırmış ve bazı muhalif grupları destekleyen Türkiye’nin tepkisini çekmişti.

Moskova, Türkiye’yi defalarca, Soçi Mutabakatı’nda öngörüldüğü gibi İdlib’den Heyetu Tahriru’ş Şam (HTŞ) gibi radikal grupların çıkarılmasına ilişkin maddeyi uygulamamakla suçlamıştı.

Kaynaklar, Erdoğan-Putin toplantısında görüşülen konular arasında yabancı unsurların yer aldığı terör örgütleriyle ‘ılımlı’ grupların birbirinden ayrılması meselesinin de yer aldığını ifade etti.

Son aylarda medyada yer alan haberlerde, Türkiye’nin, İdlib'den sınırlarına doğru yeni ve büyük bir göç dalgasının tehlikeleri konusunda rejimin bölgede ilerlemesini durdurmak için muhalif gruplara (ayrım yapmadan) askeri ve lojistik destek verdiği iddia edilmişti.

Erdoğan, geçtiğimiz Cuma günü yaptığı açıklamada, “Rejim bizim gözlem kuleleri ile uğraştığı ve oralara saldırı yaptığında, durum zaten çok farklı istikamete gider. Şu anki gibi durmayız. O zaman atılacak adımlar neyse bu adımların gereğini yaparız” şeklinde uyarıda bulunmuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ağustos ayı sonlarında Moskova’ya yaptığı ziyarette, Putin ile Gerginliği Azaltma Bölgesi’ndeki tansiyonu düşürmek için birlikte çalışma konusunda fikir birliğine varmıştı.

Rus lider Putin, İdlib’de terör örgütlerinin varlığını sona erdirmek için uygulanacak özel tedbirler konusunda Erdoğan’la anlaştıklarını açıklamıştı.

Putin ve Erdoğan arasında, enerji ve savunma alanında işbirliği dâhil bir takım konularda yakın bir anlayışa rağmen, rejim güçlerinin Rusya desteğiyle son zamanlarda yaptığı saldırılar, Ankara ile Moskova arasındaki ilişkileri zora sokmuştu.

Avrupa’ya mülteci gözdağı

Türkiye, mülteci sorununu, Avrupa’yı tehdit eden güçlü bir kart olarak sunuyor.  Erdoğan, bu tehdidi son zamanlarda birkaç kez tekrarlamıştı.

Cumhurbaşkanı, geçtiğimiz Cuma günü Dolmabahçe'deki Cumhurbaşkanlığı Çalışma Ofisi'nde Reuters’a verdiği röportajda İdlib konusuna değinerek, “Buradaki bütün beklenti anlık ateşkesler değil. Bir, buradaki göçü sona erdirmek çok önemli. İkincisi, ateşkesi burada temin etmek. Üçüncüsü, terör örgülerini ciddi manada kontrol altına almak. Şu anda 3 milyon 600 bin mülteciyi evinde barındıran Türkiye oradan gelecek milyonlarca insanı da alamaz. Bunun altından biz kalkamayız” şeklinde konuşmuştu.

Gözlemcilere göre Türkiye, kontrol noktalarında Suriye rejimi ile Türkiye arasındaki sınırlı da olsa çatışma ihtimali ile İdlib’de hala kritik bir ikilemle karşı karşıya olduğu için şu anda Moskova ve Tahran'la ilişkileri geliştirmek istiyor.

Türkiye bu zirvede, Suriye rejimine yönelik Rus desteğini azaltmaya ve İdlib’deki durumu kontrol etmek için Soçi mekanizmasına bağlı kalmaya odaklandı.

Editörün Seçimi

Multimedya