Saada'daki Silikon Vadisi

Saada'daki Silikon Vadisi

Salı, 17 Eylül, 2019 - 09:00
Semir Ataullah
Lübnanlı gazeteci - yazar 
Saudi Aramco’ya yönelik alçakça bombalamaya tanık olanların zihninde, Saddam Hüseyin’in Kuveyt petrolünü hedef aldığı günkü sahne canlandı. Bu saldırıda aynı intikamcı zihniyeti, milli servete saldırıyı ve çevre tehdidini görmekteyiz. Bu plan, Kuveyt ve Suudi Arabistan’ın müttefiklerine zarar vermek adına küresel petrol üretimini tehdit ediyor. Saddam tarafından gerçekleştirilen planda da amaç, Kuveyt’in müttefiklerine eziyet etmekti. Bununla birlikte silahsız Ahmedi Kuyularına yönelik zorbalıkla Aramco’daki vahşi saldırı arasında büyük bir fark var.

İlk adilik, ilan edilmişti. Saddam Hüseyin, bütün savaşlarına Dabke dansı (halk oyunu) ile havaya ateş açarak girmiş ve halkını bir düşmanlıktan ötekine taşımakla gururlanmıştı. Saldırgan İran ise tüm savaşlarına, bu savaşlardaki rolünü inkâr ederek giriyor. O, yüksek sesli bir Husi subayını dinlerken, ‘manzaranın hazinliğine’ rağmen milletleri güldürdü. Subay, Aramco bombalamasını üstlenerek saldırının Saada’daki Silikon Vadisi’nde yapılan patlayıcı taşıyan hava araçları ve balistik füzelerle gerçekleştiğini belirtti.

Savaşlarda en azından sorumluluğu reddetmeme cesareti beklenir. Aramco’ya yönelik saldırı, sadece Suudi Arabistan’a düşmanlığın bir ifadesi, Hürmüz Boğazı’nda bir vücut gösterisi ve hatta uluslararası olmayan sivil havalimanlarına yapılan bariz bir saldırı değildir. Bu, küresel enerjinin istikrarını hedef alan bir saldırıdır. İran, saldırganlığını, yaptırımları bahane ederek haklı çıkarmayı istese de yaptırımlar, ABD devletinin meselesidir, dolayısıyla bu karar Suudi topraklarında alınmadı.

Şimdiye kadar insansız hava araçlarının kullanımı, zararları sınırlı bir çocuk oyununa benziyordu. Suudi Arabistan, bu oyuna girmeyi kabul etmedi. Riyad’da sivil bir havalimanını bombalama şeklinde bir karar alınması mümkün değil. Ancak İranlılar bu yüzleşmeyi bir kareden bir diğerine taşıdılar. O dereceye vardılar ki Saada’nın ‘ileri teknoloji’ geliştirmedeki ününe itibar etmekle gülünç duruma düştüler.

Saada’daki insansız hava aracı uzmanlarının, bu araçların nereden hareket ettiğini ve nasıl üretildiğini bilebileceğini de bilmeleri gerekir. Bu, Pearl Harbor boyutunda bir karardır; Saada’da alınamaz. Bu saldırının etkileri ve sonuçları ile başa çıkmakta oldukça zordur.

DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya