İran'a sopa gösterme zamanı geldi mi?

İran'a sopa gösterme zamanı geldi mi?

Pazartesi, 16 Eylül, 2019 - 12:15
Mişari Zeydi
Suudi Arabistanlı gazeteci- yazar
Suudi Arabistan’ın doğusunda yer alan Abkayk (Abqaiq) şehrindeki uluslararası petrol devi Saudi Aramco tesislerine yapılan saldırı, İran tehlikesine yönelik küresel duyarsızlığın tehlikesini gözler önüne seriyor.

Her zamanki gibi İran, suçlamayı reddediyor. (Belki de bu saldırıyı Tamil Kaplanları yapmıştır!) Fakat İran’ın ajanları ve bazı Batı soluna hayranlık duyanlar hariç tüm dünya, bu saldırının faillerinin İran Devrim Muhafızları’nın ajanları olduğunu kesin olarak biliyor. Daha önce de onların Umman Körfezi’nde ticari gemilere, Suudi Arabistan’ın Duvedmi bölgesindeki petrol borularına ve Rub’ul-Hali (Rubülhali) çölündeki Şayba (Shaybah) petrol sahasına saldırı düzenleme konusunda sabıkaları bulunuyor.

Failin Husiler ya da Asaib Ehli’l Hak, Irak Hizbullah’ı veya el-Nuceba Hareketi gibi İran’ın vekili Irak milisleri olması arasında herhangi bir fark yok. Hepsi de şer noktasında aynı. Tüm yollar, Tahran’daki Kasım Süleymani’nin evine götürüyor.

Soru şu;

-Dünyanın en önemli enerji kaynağına yapılan saldırının ardından tepki nasıl olacak?

Bu, tüm dünyada petrol arzının istikrarına yönelik bir tehlikedir. Doğrusu Saudi Aramco, bu gibi durumlar için özel planlara ve yurt dışında depolanmış büyük bir petrol rezervine sahiptir. Ancak biz, burada bunu ele almıyoruz. Aksine başta Avrupa olmak üzere tüm dünyaya şu önemli soruyu yöneltiyoruz;

-Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un öncülüğünde Avrupalıların arkasından koştuğu anlaşmayı gerçekleştirmek için bu uluslararası duyarsızlık, suçlu İran ile birlikte yaşamak ve normalleşmek anlamına mı geliyor?

İran’ın tüm bu pervasız saldırıları; Mollaların ve Devrim Muhafızları’nın terörün faydalı bir çözüm olduğunu umduklarını, uluslararası toplumun kendilerine karşılık vermeyeceğini ve savaş zamanının geçtiğini kanıtladı. Trump’ın İran’a yönelik ekonomik yaptırımlarına rağmen bu durum, özellikle Batı dünyasının politika zihniyetini saran en büyük tehlikedir.

Ben, “Haydi savaşa” demiyorum. Aksine akıl ve güven kaybı nedeniyle düşmanınızın sizin -ne olursa olsun- askeri güce başvurmayacağınızı tam olarak bildiğini söylüyorum. Bunun için bazı durumlarda, isyan eden kimseye sopa gösterme ihtiyacı hissedersiniz.

DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya