Soçi'de 3 saat bekletilen Netanyahu'nun seçim öncesi ABD ve Rusya planı ne?

Soçi'de 3 saat bekletilen Netanyahu'nun seçim öncesi ABD ve Rusya planı ne?

Pazar, 15 Eylül, 2019 - 13:45
Netanyahu ve Putin arasında iki ülkenin heyetlerinin katılımıyla Soçi’de gerçekleşen görüşmeden bir kare (AFP)
Londra/Şarku'l Avsat
Amal Şahade

İsrail’deki parlamento seçimlerine günler kala son yapılan anketler, Binyamin Netanyahu'nun bir sonraki hükümeti kuramayacağına işaret ediyor. Bu sonuçlarla birlikte İsrail Başbakanı gözlerini aynı anda birkaç yöne dikti. Bu yönlerin başında güvenlik dosyası geliyor. İsrail’de güvenlik dosyası, İsrailli liderlerin halkın desteğini kazanmak için kullandıkları güçlü bir karttır. Netanyahu, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le görüştüğü Soçi’den döner dönmez,  çeşitli yönlere tehditler savurdu.  Güneyde Gazze ile savaşın kaçınılmaz olduğunu söyleyen Netanyahu, kuzeyde Suriye, Lübnan ve İran'a yönelik tehditlerini de artırdı. Netanyahu Soçi’de, İran’ın Suriye’ye yerleşmesini ve Hizbullah’ın füze kabiliyetini güçlendirmesini önlemek için İsrail’in faaliyet özgürlüğünü güvence altına alacak anlaşmalara ulaştığını belirtti.

Şarku'l Avsat'ın Independent Arabia kaynaklı haberine göre, Netanyahu’nun Rusya dönüşüne eşlik eden bu ‘psikolojik savaş’ baskı ve rahatsızlık belirtileri taşıyordu. Kısa süre sonra söz konusu belirtilerin bazı yönleri ortaya çıktı. Öyle ki Netanyahu artık ne Putin ne de ABD Başkanı Donald Trump için pekte önemli bir isim değildi. Bu durum, Putin’in Netanyahu’yu görüşmeden önce üç saat bekletmesinde de açıkça ortaya çıkmıştı. İsrail’in eski Savunma Bakanı ve İsrail Evimiz Partisi’nin lideri Rusya doğumlu Avigdor Lieberman’a göre Putin, Netanyahu'yu son seçim arifesinde olduğu kadar sıcak karşılamadı. Rusya'daki her şeyin ayrıntılarına kadar planlandığını söyleyen Liberman, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun 3 saat bekletilmesinin plansız bir hareket olmadığını öne sürdü.

Rusya-İsrail koordinasyonu gerginliği önledi

Putin görüşmesi öncesinde küçük düşürüldüğünün ortaya çıkmasının ardından Netanyahu, Tel Aviv’e gitmek üzere Soçi’den ayrılırken yaptığı açıklamada yumuşak bir ton kullanırken görüşmenin Rusya’nın İsrail’e olan desteğini artıracağını söyledi. Soçi ziyaretinden döndükten sonra İsrail’e Rusya’dan göç eden ve bugün büyük bir seçmen kitlesi haline gelen Ruslar hakkında olumlu açıklamalarda bulunan Netanyahu, Tel Aviv ile Moskova arasındaki askeri koordinasyonu da övdü. Bu koordinasyonun, ‘İran’ın Suriye topraklarından İsrail’e saldırma ve Suriye topraklarında İsrail’e karşı hassas füzeler konuşlandırma girişimlerinin arttığı’ bir dönemde önemli olduğunu belirtti. Netanyahu, “Bu tahammül edemeyeceğimiz bir tehdit ve harekete geçiyoruz” ifadelerini kullandı.

Yerel basın

Netanyahu’nun açıklamalarındaki ton değişikliğinin hedeflerine ulaşmada başarısız olmasına neden olabilecek tehditleri görmesine bağlayan ‘Walla!’ adlı internet sitesi haberinde, “Bir şeyler Netanyahu'nun siyasi atakta bulunmasını engelliyor. Diğer yandan ne ABD Başkanı Donald Trump İsrail’e sürpriz bir ziyarette bulundu ne de Netanyahu Beyaz Saray’a davet edildi. Bununla birlikte Netanyahu, Kremlin’de resmi törenle karşılanmak yerine Putin ile Soçi'de basit bir toplantı gerçekleştirirken yaklaşık 3 saat aşağılayıcı bir gecikme yaşadı” ifadelerine yer verdi.

İsrailli ‘Yediot Aharonot’ gazetesi ise Putin'in sözlerini, Lieberman’ın Netanyahu’nun yanağına indirdiği tokadı destekleyici olarak niteledi.

Açıklamalarından birinde Soçi’deki başarılarını vurgulamaya oldukça hevesli görünen İsrail Başbakanı, “Tüm İran güçlerinin Suriye'den çıkarılması konusunda ortak bir vizyona ulaştık. İsrail'in güvenliğini sağlamak ve İran'ın bize saldırma girişimlerini engellemek için birçok alanda çalışıyoruz. Suriye, bu çalışmaların merkezinde yer alıyor. İsrail ordusunun İran, Hizbullah ve diğer hedeflere karşı hareket etme özgürlüğünü korumak istiyoruz” şeklinde konuştu.

Gazze’ye savaş açma tehdidi

Seçim veya güvenlik hedeflerine ulaşamadan Tel Aviv'e dönen Netanyahu, seçimlere birkaç gün kala seçmenin ‘yumuşak karnı’ olarak Gazze’ye savaş açma formülünü buldu. İlk açıklaması, Gazze Şeridi'ne savaş ilan etme ihtimalinin var olduğu ve her an gerçekleşebileceği şeklindeydi. Netanyahu, İsrail basınına yaptığı açıklamalarda, Hamas'ın Gazze Şeridi'ndeki otoritesini devirmeye söz verirken Ürdün Vadisi’ni ilhak etme vaadine Rusya’nın tepki verdiği iddialarını da reddetti. Netanyahu, Rusya’nın ilhak konusunda herhangi bir kınamada bulunmadığını söyledi.

İsrail, Salı gününe kadar alarm durumunda

Netanyahu, Gazze savaşına duyduğu heyecanın zirvesindeyken aynı zamanda Savunma Bakanı olarak orduya çeşitli cephelerde ve İsrail şehirlerinde seçimlerin yapılacağı Salı gününe kadar alarm durumunda kalmaları talimatı verdi. İsrail, İslami Cihad gibi Filistinli grupların seçim sürecini Gazze’den Yahudi yerleşim birimlerine roket atmak için kullanmalarından korkuyor. Bununla birlikte İsrail ordusu, Batı Şeria ve Gazze Şeridi sınırındaki güçlerine takviyeler yaptı.

‘Terörist ordusu’

Öte yandan İsrail Genelkurmay Başkanı General Aviv Kochavi, Gazze’ye yönelik bir savaş için uygun atmosferi yaratmaya devam ederken Hamas'ın altyapısını ve roket cephaneliğini yok etmek için sert bir askeri operasyon yapılması çağrısında bulundu. Kochavi'ye göre ‘gerilladan terörist ordusuna dönüşen düşman’ örgütlenerek roket güdümlü el bombaları ve gelişmiş silahlarla donatılmış şekilde kalabalık bölgelerde faaliyet gösteriyor. Hamas'ı sivilleri ‘insan kalkanı’ olarak kullanmakla suçlayan Kochavi, bu durumun İsrail ordusunu ‘değişiklik yapmaya ve mücadele tarzını yeniden uyarlamaya zorladığını belirtti.

Gazze ile yapılacak bir sonraki savaşta ‘olağanüstü bir ateş gücü’ kullanma tehdidinde bulunan Kochavi, Gazze, Lübnan ve Suriye'ye mesaj göndererek, “Terörün topraklarında konuşlanmasına izin veren her ülke bunun sonuçlardan sorumlu tutulacaktır” dedi.

Editörün Seçimi

Multimedya