Düşmanlarının gözüyle Ömer Muhtar

Düşmanlarının gözüyle Ömer Muhtar

Cumartesi, 14 Eylül, 2019 - 11:15
Cibril Ubeydi
Libyalı araştırmacı yazar
Ömer Muhtar, 16 Eylül 1931 Çarşamba sabahı idam edildi. General Rodolfo Graziani’nin verdiği talimat doğrultusunda mahkeme, idam kararını çıkarttı. Öyle ki Graziani, “Pasif Sirenayka” adlı kitabında Ömer Muhtar’la ilk görüşmesini şu sözlerle dile getirdi: “Karşımda duran kişinin sıradan bir adam olmadığını düşünüyorum. O, esir olmasına rağmen bir heybete ve görünüşe sahip. İşte o, ofisimin önünde duruyor. Kendisine soru sorduğumuzda sakin ve net bir sesle cevap veriyor.”  Ömer Muhtar, Graziani’nin “Neden faşist hükümete karşı çetin bir şekilde savaştın?” sorusuna “dinim ve vatanım için” yanıtını verdi.

Daha önce Rodolfo Graziani, Ömer Muhtar’ı ölü ya da diri olarak getirene 200 bin frank ödül verileceğini duyurdu. Osmanlı devletinin Libya’dan vazgeçmesinin ve Libya’yı İtalyan sömürgeciliğine terk etmesinin ardından Ömer Muhtar, İtalya’da faşizm ortaya çıkmadan önce de İtalyan sömürgeciliğine karşı savaştı. Bunun için Ömer Muhtar’ın kaderi, ülkesini kurtarmak ve düşmana karşı koymak için arkadaşlarına liderlik etmekti.

İtalyan canisi Rodolfo Graziani, “Pasif Sirenayka” adlı kitabında Şehit Ömer Muhtar hakkında kaleme aldığı ifadeler, kahraman Ömer Muhtar’ın cihat hakikatini ve yerleşimci İtalyan sömürgeciliğine karşı etkisini teyit ediyor. İtalyan sömürgeciliği, “Libya, Roma’nın dördüncü kıyısıdır (La Quarta Sponda)” yalanını gerçekleştirmek için halkı toprağından koparıp buralara deniz ötesinden getirdiği başka bir halkı yerleştirmeye çalıştı. Libya, Faşist Parti iktidara gelmeden önce işgal edilmesine rağmen “Libya, Roma’nın dördüncü kıyısıdır” kavramı, faşist lider Mussolini’nin ortaya attığı bir terimdir.

İtalyan yazar Cannivar, İtalyanları Sidi Rhuma müzakerelerini yapmaya mecbur bırakan Ömer Muhtar bin Ömer el-Hilali hakkında şu sözleri dile getirdi: “Ömer Muhtar, mağlup tarafa şartlarını dikte etmek için gelen galip birinin geldiği gibi süvarileriyle toplantı yerine geldi.”

Trablusgarp ve Sirenayka Valisi Pietro Badoglio’nun ve Sirenayka Vali Yardımcısı Siciliani’nin katıldığı Sidi Rhuma görüşmesinde Ömer Muhtar, ateşkes, Arap okullarının yeniden açılması, esirlerin serbest bırakılması ve köy baskınlarının durdurulması gibi şartlar sundu. İtalyanlar ise Ömer Muhtar’a emeklilik maaşı gibi rüşvet tarzı bir teklif yaptı. Ayrıca Ömer Muhtar’ın geri kalan adamları da silahlarıyla birlikte Roma’nın belirlediği İtalyan bir subaya teslim olacaklardı. Teklif, Hasan bin Rıza es-Senusi aracılığıyla yapıldı. Bu teklifi reddeden Ömer Muhtar, “Çocuk! Seni fani dünya malıyla aldatmışlar” diyerek Hasan bin Rıza’yı azarladı. Zorlu müzakereler birkaç kez devam etti ve başladığı gibi de bitti. Fakat Trablusgarp ve Sirenayka Valisi Pietro Badoglio, geri döndüğünde halkına yalan söyledi. Badoglio, yaptığı basın toplantısında Ömer Muhtar ve adamlarının teslim olduklarını belirtti. Hâlbuki böyle bir şey olmadı. Daha sonra gerçekler, bu sözlerin yalan olduğunu ortaya çıkarttı.

Rodolfo Graziani, Ömer Muhtar’a istediğini yaptıramayınca, çöldeki toplu tutuklama kamplarına başvurdu ve bu kampları dikenli tellerle çevirdi. Graziani, teslim olması için Ömer Muhtar’a baskı yapmak amacıyla Sirenayka’daki birçok Libyalı kabileyi bu kamplara doldurdu. Fakat Ömer Muhtar, “Biz, teslim olmayız. Ya kazanırız ya da ölürüz” sloganını benimsemişti.

Ömer Muhtar, Libya’nın Al Jaghbub bölgesindeki çocukluk ve okul arkadaşı Şerif el-Garyani’yle sürekli bir anlaşmazlık içerisindeydi. İtalyan sömürgeciliğiyle ilişkisi nedeniyle suçlanan Şerif el-Garyani, idam edilmeden bir gün önce Ömer Muhtar’ı hapiste ziyaret eden son Libyalı idi. Şerif el-Garyani, Ömer Muhtar hakkındaki görüşü sorulduğunda şunları söyledi:

“Üzerindeki elbiseler parayla kıyaslansa para, bu elbiselerinden daha değerli olur.

Ancak bu elbiselerin içindeki kişi, diğerleriyle kıyaslandığı zaman o kişi, daha değerli ve daha şereflidir.”

İşte düşmanlarının gözüyle Ömer Muhtar. Libya halkı, vekâlet savaşları nedeniyle dünyaya dağıldıktan sonra bugün Libya’da Ömer Muhtar’ın yokluğunu hissediyoruz.

DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya