Tecrübe en iyi kanıttır

Tecrübe en iyi kanıttır

Salı, 3 Eylül, 2019 - 11:30
Yeni eğitim yılının başlaması vesilesi ile bugünkü yazımızda eğitim yöntemlerden bahsedeceğiz. Anne babaların çocuklarını sağlıklı ve iyi bir psikoloji ile yetiştirme yolunda her türlü fedekarlıkta bulunmaya hazır olmaları çok doğaldır çünkü bu dünyada çocuklar geleceğin umududur.

Bu çok önemli eğitim alanında okullarda, kulüplerde veya evlerde olsun bütün sosyal düzeylerde birçok araç, teori ve deneyimler vardır.

Bunlardan biri de son yıllarda Almanya’da hayata geçirilen uygulamadır. Medyada yer alan haberlere göre bazı okullar söz dinlemeyen ve yerinde duramayan öğrencileri sakinleştirmek için ilginç bir yönteme başvurarak bu öğrencilerin sınıf içinde sıralarında kalmalarını sağlamak için kendilerine kum dolu ceketler giydirmiş.

Her biri 2.7–3 kg ağırlığındaki bu tartışmalı ceketleri halihazırda Almanya’daki 200 okul kullanıyormuş.

Bazı babalar bunu eleştirse de annelerden biri, hiperaktif olan oğlunun 3 yıl boyunca okulunda 2 kg ulaşan bu ceketlerden giydiğini, buna itiraz etmediğini ve şimdi daha iyi odaklanabildiğini söylüyor.

Bunu uygulayan okullardan biri de bu ceketlerin, çocuklardaki dikkat eksikliği- hiperaktivite bozukluğu tedavisinde kullanılan Metilfenidat gibi sakinleştiricilerden daha iyi bir çözüm olduğunu iddia ediyor.

Elbette yaramazlıklarını kumdan torbalar bir yana taş ya da kurşun dolu torbaların bile engelleyemeyeceği yaramaz ve sorun çıkaran çocuklar da vardır ki Allah böyle çocukların anne ve babalarına sabır versin.

Japon dehasının çocuklarının eğitiminde ulaştığı son icat ise ağlatmak. Evet ağlatmak!

Peki nasıl ve neden?

Japonlar, ağlamanın çocuğun psikolojisi üzerinde olumlu yansımaları olduğunu düşünüyorlar ve bu yüzden bu alanda özel yarışmalar düzenliyorlar.

Bu yarışma, anne babanın çocuklarının sağlıklı bir şekilde büyümeleri için tapınakta dua etmeleri ile başlıyor. Ardından Sumo güreşçileri çığlıkları gökyüzüne ulaşana kadar çocukları yukarı kaldırıyorlar. Müsabakayı yöneten hakem ise sesi en yüksek çıkan çocuğu seçiyor. Daha sonra çocuğun babası ile jüri üyesi, çocuğun ağlamayı sürdürmesi için onu korkutacak hareketler yapıp yüzüne bağırıyorlar.

İngiliz Daily Mail gazetesinde yer alan habere göre; yarışmada ilk ağlamaya başlayan çocuk kazanmış sayılıyor. Ancak aynı anda birden fazla çocuk ağlarsa sesi en yüksek çıkan birinci seçiliyor. Bu gelenek, daha çok ağlayan bebeklerin daha çabuk büyüdükleri, ağlamanın onlara iyi bir sağlık getireceği ve ağlama seslerinin kötü ruhları kovacağı inancına dayanıyormuş.

Ben de çocuğu olan ailelere bu 2 eğitim yöntemini sunuyor ve her ikisini de denemelerini umut ediyorum. Kim bilir, belki de çocukları için çok yararlıdır.

DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya