Avrupalılar, Zarif'i yeniden yalnız bırakıyor

Avrupalılar, Zarif'i yeniden yalnız bırakıyor

Salı, 27 Ağustos, 2019 - 11:45
İran rejimi, uluslararası arenada kendisini ifade etmek için sıkça açıklama yaparken, çelişkili bir yöntem izliyor. Güncel bir mesele hakkında Dini Lider Ali Hamaney’den bir açıklama işitirken aynı mesele hakkında parlamentodan ya da İran Dışişleri Bakanlığı’ndan zıt bir açıklama işitiyoruz. Çelişkili açıklamaların hedefi, uluslararası kamuoyunun kafasını karıştırmak ve İran hakkında büyük güçler arasındaki ayrılığı pekiştirmektir. Şu ana kadar İran, bölgedeki politikası hakkında çelişkili görüşler oluşturmada ve karşıt köşeler inşa etmede başarılı oldu.

İngiliz Kraliyet Deniz Kuvvetleri, İran’ın “Grace 1” adlı petrol tankeri vasıtasıyla Beşşar Esed’e petrol kaçırdığını deşifre etmeden ve “Grace 1” tankeri Cebelitarık Boğazı’nda alıkonulmadan önce İran-Avrupa ilişkileri, somut bir ölçüde iyiydi. Nükleer anlaşmayı temsil eden Avrupa ülkeleri, ABD’nin sert tutumunda bir değişiklik meydana getirmek için Tahran’ın tek sığınağıdır. ABD’nin tutumunda değişiklik meydana getirme girişimi, karmaşık ve yüksek maliyetli yöntemlerle de olsa İran’ın petrol ihraç etmesine olanak tanıyor. Avrupalılar, ağır ekonomik yaptırımlar konusunda ABD Başkanı Donald Trump yönetimine itiraz etti. Çünkü Avrupalılar, imzalanmasına şahsen katıldıkları bir anlaşmayı savunuyor. ABD’nin tutumunun daha etkili olması ve Avrupalıları İran’ın öfkesi ve başarısızlığıyla karşı karşıya getirmesi utanç verici bir durumdur.

Almanya, Fransa ve İngiltere; İran’a karşı büyük ölçüde sempatik bir tutum sergiledi. Ayrıca İran’da faaliyet gösteren Avrupa firmalarını korumak amacıyla İran ve 3 ülke arasında karşılıklı ticaret yapmak için alternatif bir bankacılık mekanizması oluşturulmaya çalışıldı. Ancak bu ülkeler, söz konusu mekanizmayı oluşturmada başarısız oldu. İran rejimi, zararlarını tazmin edecek bir çözüm bulmamaları halinde Avrupalıları anlaşmadan ayrılmakla tehdit etti. Aynı zamanda Dışişleri Bakanı Cevat Zarif, ABD ile müzakere isteğini açıklama konusunda tereddüt etti.

Bazıları İngiltere’nin İran petrol gemisi “Grace 1”i Cebelitarık’ta alıkoyarak Trump’ın tarafına meylettiğini düşünüyor. Gerçek şu ki İngiltere, Trump yönetiminin uyguladığı yaptırımlar nedeniyle değil de Avrupa Birliği’nin (AB) Beşşar Esed rejimine petrol ihraç edilmesine yasak getirdiğinden dolayı “Grace 1” tanker gemisini alıkoydu. Buna rağmen Tahran’ın Avrupalılarla iyi ilişkisini sürdürmesi bekleniyordu. Çünkü denklemdeki tek esnek taraf, Avrupalılardı. Fakat Tahran, tanker gemisinin alıkonulmasına karşılık olarak, “Stena Impero” adlı İngiliz tanker gemisini Umman sularında alıkoydu.

Ancak buradaki soru şu: “Grace 1” Cebelitarık tarafından serbest bırakıldığı zaman İran, neden İngiliz tanker gemisini serbest bırakmadı? Durum, Cevat Zarif’in açıkladığı gibiyse İngiliz gemisi neden tutulmaya devam ediliyor?

İran rejimine göre yeni bir korsanlık faaliyeti, maliyetli bir iş olup başarısızlıkla belki de silahlı bir çatışmayla sonuçlanabilir. Oysa bugün Bender Abbas limanında olduğu gibi tanker gemisini alıkoymaya devam etmek, Körfez’de daha fazla gemiyle karşı karşıya gelmekten daha iyidir. Sonuçta hedef, güvenlik sahnesini karıştırmaktır. Alıkonulan gemi, Avrupalılara baskı yapmak için yeterlidir. Öyle ki Tahran, Amerikalıların İran’a karşı tutumunda Avrupalıların daha esnek ve daha yumuşak olduğunu düşünüyor.

İran Dışişleri Bakanı Cevat Zarif, güncel olaylara –ki en önemlisi de alıkonulan tankerdir- karşı İran’ın tutumunu görüşmek için Fransa Cumhurbaşkanı’nın daveti üzerine G7 Zirvesi’nin yapıldığı Biarritz’e gitti. İran’a göre bu, Trump’ın nükleer anlaşmadan çekildiğinden beri yakaladığı en iyi fırsattır.

Bazen zaman ve mekân, toplantıdan daha önemlidir. Zira ilgili tarafların hepsi hazır. İngiltere’nin yeni Başbakanı Boris Johnson mevcut. Alıkonulan tanker sorununu çözmeye ilişkin İngiliz ordusundan talepler de mevcut. İngiltere’nin AB’den çıkmayı kafaya koymasına rağmen Avrupalılar, halen İngiltere’ye destek veriyor ve tankerin alıkonulması olayını eleştiriyor.

Macron, Zarif’ten tankerin serbest bırakılmasını talep edecek. Deniz trafiğini tehdit etmeyi bırakması karşılığında Tahran’a geçici olarak petrol ihraç etmesine izin verecek Fransa ve İran arasında bir anlaşma düşüncesine dair haberler var. Avrupalılar karşısında siyasi ve ekonomik olarak dostu Johnson’u destekleyen Trump’ın razı olması halinde belki de bu, bir haftadır Akdeniz’de dolaşan gemisinin yükünü boşaltması ve İngiliz tanker gemisinin serbest bırakılması karşılığında petrolünü satması için İran’a bir fırsat sunacaktır. İran’a yükünü boşaltması ve petrolünü satması için izin verilse bile bu durum, İran’ın sıkıntısını azaltmayacaktır. Aksine bu durum, İran’ın hiç görülmemiş mali sıkıntıya ulaştığını teyit ediyor. Ayrıca mali sıkıntı, İran’ın Suriye’de Devrim Muhafızlarına yardım etmek için 2 milyon varilden daha az petrol (ki bu, yaptırımlardan önce günlük olarak ihraç ettiği petrolün yarısıdır) kaçakçılığı yapma noktasında risk almasına yol açtı.

Her halükarda müzakere fırsatını araştırmak için gizlice Biarritz’e giden Zarif’in sorunu, bir tanker gemisinden daha büyüktür. Zarif, ABD yönetimiyle doğrudan masaya oturup yeni bir yol haritası araştırmayı tercih etmediği sürece Fransa Cumhurbaşkanı, Zarif’in krizine çözüm sunamayacaktır.

Avustralya, Körfez’de gemilerin geçiş güvenliğini sağlamak için Fransa, İngiltere ve Almanya’ya katıldı. Uluslararası yoğun askeri varlık, İran için bir yük olacaktır. Körfez ülkeleri ise, tutumlarını ve çabalarını birleştirmeleri gereken hızlı gelişmelerle karşı karşıya bulunuyor. Çünkü gerçekler, İran’ın balistik füze programının ve Arap ülkelerindeki askeri varlığının sahip olmaya çalıştığı nükleer başlıktan daha tehlikeli olduğunu söylüyor.

DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya