Macron, G7 zirvesi öncesi Zarif ile görüştü

Macron, G7 zirvesi öncesi Zarif ile görüştü

Perşembe, 22 Ağustos, 2019 - 12:45
Paris/Mişel Ebu Necm
G7 zirvesinin Fransa Biarritz'de başlamasından bir gün önce, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif'e nükleer anlaşmayı korumak için öneriler sunacak.

Macron, cumhurbaşkanlığında gazetecilere verdiği demeçte, "Önümüzdeki saatlerde, G7'den önce, İranlı yetkililerle bazı hususları görüşmek amacıyla buluşacağım" dedi. Ve “İran'a bazı yaptırımlardan veya tazminat mekanizmasından muaf tutulduğunu teklif ettim.” diye sözlerine ekledi.

Fransa medyası, Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’in G7 zirvesi öncesi Fransa’nın başkentini ziyaret edeceğini açıkladı.

Macron’un yarın G-7 zirvesinin gerçekleşeceği Biarritz bölgesine geçeceği bildirildi. Bu durum, İran bakanı ile Tahran'ın nükleer dosyası hakkında görüşmelere çok az yer bırakıyor.

İran kaynakları, daha önce Macron'un Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'yi G7 zirvesine katılmaya davet ettiğini ancak Ruhaninin reddettiğini söyledi. Bu durum daha sonra Fransız kaynakları tarafından reddedildiği bilgisi öğrenildi. Bazıları, Zarif'in Paris'e gelmesinin Ruhani'nin yerine geçip geçmediğini merak ediyor.

Aslında, İran bakanının Avrupa gezisinin bir parçası olarak Paris'e gelmesi ve Fransa cumhurbaşkanı ve dışişleri bakanı ile görüşmesi, bir yandan özel bir zamanlama olması diğer yandan Macron'un Tahran ve Washington arasındaki arabuluculuk rolü nedeniyle özel bir anlama sahip. Bu sebeple Toplantının ana konularından biri İran'ın nükleer programı olması nedeniyle Macron-Putin görüşmesini takip ediyor.

Fransa Cumhurbaşkanlığı sonuçları "gizlemiş" olması sebebiyle, Rusya cumhurbaşkanının Fransız mevkidaşına, Washington’un anlaşmadan çıkmasına ve İran’a uyguladığı yaptırımlara rağmen  İran makamlarına müdahale etmemeleri ve nükleer anlaşmaya bağlı kalmaya teşvik edecek orta yollu siyaset izlemeleri konusunda "cevap verip vermediğine" anlam veremiyor.

En önemlisi, Zarif’in Paris’te yapacağı görüşmeler, Macron ve ABD Başkanı Donald Trump’ın G7 Zirvesi’nin yanı sıra yapılacak ikili görüşmelerinden önce gelecek.

Avrupa kaynakları, Fransa cumhurbaşkanının Trump ile yapacağı görüşmede iki hafta önce başlattığı tweet'lere rağmen anlaşmaya ne ölçüde devam edebileceğini öğrenmeye çalışacağı bilgisi paylaşıldı.

Fransa Dışişleri Bakanı Jean Yves le Drian tarafından Trump’a, Fransa'nın “Saygın bir ülke” olduğu ve politikalarını ifade etmesi hususunda “hiç kimseden izin istemeyeceğini” hatırlattı.

Trump'ın ötesinde, Almanya Başbakanı ve İngiltere başbakanının katıldığı Biarritz Zirvesi, üç Avrupa ülkesine, nükleer anlaşmayı imzalayan tarafların (Fransa, Almanya ve İngiltere), İran’ın, nükleer programının geleceği ve Körfez sularındaki durumu ile ilgili iki konuda istişare etme fırsatı verecek.

Bunlardan ilki, İran’ın ABD’nin yaptırımlarını kısmen aşmasını sağlamak amacıyla üç ülkenin harekete geçmesini istediği finansal mekanizma sistemi (INSTEX) ile ilgili.

İki nedenden dolayı İran’a "kızgınlık" var: birincisi, yavaşlığı, diğeri ise kendini insani kaynaklarla sınırlandırmasıdır ancak Tahran, yetkililerinin dediği gibi, temellerinden biri olarak petrol ihraç etmesini istemektedir. Washington, yaptırımlara rağmen İran petrolünü almaya devam etmek için Yunanistan ve İtalya da dâhil olmak üzere sekiz ülkeye daha önce vermiş olduğu olanakları genişletmeyi reddetti ve “Hiç kimsenin İran'ın talebini karşılama konusunda Avrupalıların başarılı olmasını beklemiyor” dedi.

Belki de bunun en iyi kanıtı, Cebelitarık makamlarının gözaltına almasından sonra, Akdeniz sularında seyreden İran petrol tankerinin kaderidir. Bugün bile kimse tankerin nerede demirleyeceğini bilmiyor.

İkinci dosya, ABD'nin oluşturmak istediği deniz kuvvetinin geleceği ile ilgilidir. Paris ve Berlin bu teklife katılmayı reddetti, ancak Londra ABD'nin bu teklifine katıldı. Londra’nın bu teklife katılması kafalarda soru işaretine sebep oldu çünkü İngiltere’nin Avrupa yönetimi ile “Avrupa gücü” yaratma önerisi tartışma doğurmaktadır. Ve bu hususta Fransa ve Almanya artık bu konuda bilinen bir konuma sahip değillerdir.

Her halükarda Biarritz zirvesi üç Avrupa ülkesi için Tahran hususunda birlik olmasalar da üç Avrupalıya hala yakın pozisyonları olduğunu doğrulama fırsatı verecektir.

Fransa’nın başkentine gelmeden önce Zarif, Stockholm Barış Araştırma Enstitüsü’nde bir toplantı vesilesiyle, bir kısmı tehdit içeren, bir kısmı ise uzlaştırıcı bir dizi mesaj gönderdi.

Bir yandan, ülkesinin tanımladığı Nükleer yayılmaya karşı anlaşmaya bağlı kalacağını söyleyerek Avrupalılara güvence vermeye çalıştı. Diğer yandan Zarif Tahran'ın "iyi olduğu için nükleer anlaşmadan çekilmeyeceğini ve onu terk etmenin cehennemin kapılarını açacağını" vurguladı.

Zarif daha fazla güvenceye işaret ederek: Avrupa taahhütlerini yerine getirirse Tahran, anlaşmaya varılan bir dizi yükümlülüğü ortadan kaldırarak "saatler içinde" geri çekilebilir mesajını verdi.

Aynı zamanda Avrupalıları, İran’ın anlaşmanın şartlarından vazgeçerek atacağı "üçüncü adım" ın bugüne dek yaptıklarına kıyasla daha güçlü olacağını yani, 300 kilogram düşük zenginleştirilmiş uranyum tavanını aşarak mevcut zenginleşmeyi yüzde 3.67'den fazla yükseltmek olacağı hususunda tehdit etti.

İranlı yetkililer zenginleşmeyi yüzde 20'ye yükseltmekle tehdit ettiler. Bu, Tahran'ın 2015 yazındaki anlaşmadan önce ulaştığı, santrifüjleri arttırdığını ve daha güçlü modern santrifüjleri kullandığını ayrıca Arak tesisinin nükleer bombaya ulaşma da ikinci yol olan plütonyum üretmek için gerekli olan ağır suyla işletmesi demektir.

Anlaşmaya göre Tahran, Arak'ın rolünü değiştirmeyi ve ağır su üretiminden vazgeçmeyi kabul etti. Tahran, Avrupalılara finansal mekanizmayı işletmeleri için 60 gün daha verdi.

Tahran'ın petrolünü satması ve küresel mali döngü içinde kalmasını ve yurtdışındaki ticari ve ekonomik anlaşmaların devam etmesini sağlamak için İran'ın taleplerinin karşıladığından emin olunması konusunda verilen mühlet bu ayın ilk haftasında sona eriyor.

Gözlemciler Tahran’a devam eden ihlali önlemek için Macron'un bu hafta başında konuklarına Putin'in İranlı liderleri ikna etmesi konusunda yardım talebinde bulunacağını ifade etti.

Zarif'in Paris'te gerçekleşecek toplantılarından ne bekleniyor? Avrupa kaynaklarına göre toplantının yararı, Macron'a ve onun aracılığıyla Başkan Trump'a ve diğer liderlere, İran taleplerini ve Tahran'ın kabul edip reddettiği şeylerin iletilmesi Zarif’in beklediği gibi görünüyor.

Paris, ABD ile İran arasındaki karşılıklı gerilimin yükselişini dondurarak, müzakere masasına geri dönmenin yolunu açacak olan teklifleri öne süreceği bildirildi.

Ancak Fransız çevreleri, herhangi bir ilerleme kaydetmenin, ABD yönetiminin çok fazla sonuç aldığına inandığı aşırı baskı politikasında ki tutumuna bağlı olduğunu ve Tahran, ABD şartlarında müzakere etmek durumunda kalacağı öngörüsünde bulundu.

Eğer bu okuma doğruysa, İran dosyalarında herhangi bir ilerleme kaydedilmesi bugün çok uzak gibi görünmekte.

Editörün Seçimi

Multimedya