​Sudan’ın düğünü

​Sudan’ın düğünü

Pazar, 18 Ağustos, 2019 - 13:15
Arap romanının dehası Sudanlı yazar Tayyib Salih’in, ünlü “Güzel Düğün” adlı romanında Sudan’ı tanımlayan çok güzel bir ifade vardır:”Toprak sakin ve ıslak ama altında büyük bir sır sakladığını hissedebiliyordun.” Bu dahiyane ve enfes tanım gerçekten de Sudan’da yaşanan ve üçüncü dünya ülkelerinde ender görülen eşsiz bir uyum içinde gerçekleşen sivil yönetime geçiş sürecini ve o efsanevi, medeni ve muhteşem dönüşümü tanımlamaktadır.

Sudan’da yaşananlar aynı zamanda; iyi huylu, hoşgörülü ve sabırlı olarak bilinen Sudanlıların karakterlerini de asil bir şekilde yansıtmıştır. Sudan’ın modern siyasi tarihi kuşkusuz 3 ismi ebedileştirecektir. Birincisi; ulusal bir fikir birliğinin temellerini atan ve Sudan’ın bağımsızlık dönemindeki tarihi lideri İsmail el-Ezheri’dir. İkincisi; Cafer Numeyri’nin baskıcı yönetimini sona erdiren ve 1 yıl içerisinde yönetimi demokratik ve seçilmiş bir sivil hükümete devretmeyi vaat eden ve bu vaadini yerine getiren Abdurrahman Sivar ez-Zeheb’tir. Üçüncüsü ise Sudan siyasetindeki sivil oluşumlar ile işbirliği yapması, Ömer el-Beşir iktidarından kurtulma sürecinin bizzat mühendisliğini yapmasının ardından vaat ettiği gibi bu oluşumlar ile tarihi bir anlaşma imzalayan Abdulfettah           el-Burhan’dır.

Dünyanın her yerinde sosyal medya kullanıcıları, anlaşmanın imzalanmasının ardından bu anı ve yaşanan sevinci belirtmek için “Sudan’ın Düğünü” adlı bir hashtag başlattılar. Sudan kendisini terör ve aşırılığın, yasadışı ve din kılıfı altında şüpheli siyasi emelleri olan diğer örgütlerin sığınağına dönüştüren bir rejimin esiri iken şimdi yeni bir tarihi döneme girmiştir.

Sudan; güneyin kaybedilmesinin, Darfur bölgesindeki yıkımın ve diğer bölgelerde yaşanan, binlerce masum kişinin hayatlarını kaybetmesine ve daha fazlasının göç etmesine neden olan kargaşanın bedelini çok ağır ödedi. Nitekim Sudan tarihinde en ünlü ve tanınan, üyelerini 3 kadının oluşturduğu “Bülbüller” adındaki müzik grubunun çok bilinen bir şarkısının başında şöyle diyor: “Mutluluk yurdumuzun yollarında kaybolduğu için sana döndük. Sana döndük ey mutluluğumuzun yurdu. Derelerimiz inlediği için sana döndük. Sana döndük ve buğday başaklarımız ağladı. Acılarımız dinsin diye sana döndük.” Bu sözler tam anlamıyla  Sudan tarihinin bu sevinçli dönemine egemen olan umut halini tanımlamaktadır.

Sudan; verimli toprakları, Nil nehrinin sağladığı zengin su kaynakları nedeniyle genellikle Arap dünyasının “gıda sepeti” olarak nitelenir. Ama eski rejim ve ondan öncekiler Sudan’ı başarısızlıklar sepetine dönüştürdüler. Bugün Sudan’ın yeniden kalkınmasını ve sivil hayata geçmesini sağlama, adını terörü destekleyen ülkeler listesinden çıkarma, ekonomi istikrarını ve yeni eğilimini destekleme herkesin sorumluluğudur. Sudan halkı kendisine fırsat tanındığında üretici, yaratıcı ve başarılı bir halk olduğunu dünyanın her yerinde gerçekleştirdiği parlak deneyimler ile kanıtlamıştır.

Sudan’ın güzel düğünü bütün Arap dünyasının düğünüdür. Arap dünyası olarak hepimiz bu durumun, siyasi “balayı”ndan sonra da devam etmesini umut ediyoruz. Çünkü aziz Sudan ve halkı çok bekledikleri bu mutluluğu hak etmektedirler. Kendilerini binlerce kez kutluyoruz.

DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya