​İlk sosyolog

​İlk sosyolog

Salı, 13 Ağustos, 2019 - 09:00
Halid Kıştini
Iraklı gazeteci - yazar
ABD’deki Teksas Üniversitesi Rektörü 1970’li yıllarda, sosyal bilimler alanında doktorasını tamamlayan Dr. Ali Hüseyin el-Verdi için ‘ilk sosyolog’ ifadesini kullanmıştı. Bununla neyi kastettiğinden emin değilim. ABD’nin mi dünyanın mı yoksa Irak'ın mı ilk sosyologuydu?

Ancak Verdi’nin yazılarından bu alanda gerçek bir alim olduğunu kanıtladığını ve yaşadığı dönemde, Ortadoğu ülkeleri ve üniversitelerinde izlenecek en iyi rol model olduğuna inandığını düşünüyorum.

Rahmetli Verdi, İmam Musa el-Kazım’ın türbesinin bulunduğu Irak'ın başkenti Bağdat'ın kuzeyindeki dini hassasiyetlerin yoğun olarak görüldüğü Kazımiye semtinde, sol eğilimleriyle bilinen bir ailede doğdu. Bu nedenle teorilerinde ve araştırmalarında seküler bir çizgi çizmesine şaşmamalı. Bu durum, ‘kendilerini yetki sahiplerinin hizmetine adayan ve onlara yaranmaya çalışan şairlere, yazarlara ve sanatçılara’ sert eleştiriler yönelttiği, ‘Sultanların Vaizleri’ adlı kitabında net bir şekilde görülebiliyor.

Özellikle Iraklılar arasında ünlü olan ve dört bölümden oluşan kitap, Irak’ın geçtiğimiz son iki yüzyılda yaşadığı olayları gözden geçirirken, Irak toplumunun çeşitli bileşenlerine hâkim olan geri kalmışlık, cehalet, aşiretlerin parçalanması, halk mücadelesi ve şiddetin derecesini mercek altına alarak ‘modern Irak tarihinin önemli anlarına’ ışık tutuyor.

Yazar, burada, tarihçilerin, insanların nadiren hatırladıkları ya da mahalle savaşları ve anlaşmazlıkları gibi bir takım boyutlarını ve sonuçlarını bildikleri çeşitli, gelip geçici ve kısmi olayları kaydetme rolünü üstleniyor. Bununla birlikte yazar, yönelimlerine ve kadınların kurtuluşuna olan inancıyla uyumlu olan sofistike ve modernist tezlerle, toplumu sarsan aydın bir bakış açısıyla konuşuyor.

Verdi, çalışma hayatına bir bakkal dükkanında çıraklık yaparak başladı. Fakat bakkal, zamanının çoğunu dükkanda kitap okuyarak geçiren çırağını çok geçmeden kovdu. İşten atılan Verdi, Kazımiye’deki devlet okullarına gitti. Özel istihbarat eğitimine büyük bir ilgisi vardı. Eğitim makamlarını kendisine burs vermeye ikna eden Verdi, girdiği sınavlarda başarılı oldu. Yüksek öğrenimi için ABD’deki Teksas Üniversitesi’ni seçti ve burada doktorasını tamamlayana kadar sosyal bilimler alanında yoğunlaştı.

Ülkesine geri döndüğünde Verdi, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bir liseye öğretmen olarak atandı. Birkaç yıl sonra Bağdat Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde sosyoloji eğitimi vermeye başlayan Verdi, burada, fikirlerinin büyük bir kısmını geliştirdi. En fazla tartışılan hipotezlerinden biri, Irak’ın çift karakterli olduğuna olan inancıydı. Ancak Verdi’nin bu hipotezi, Iraklılar arasında büyük tartışmalara neden olurken, söz konusu çift karakterli olma olgusunun sadece Iraklılarla sınırlı kalmadığı, Ortadoğu’daki halkların çoğunluğunda bu durumun görüldüğü öne sürüldü.

Yetkililerin büyük bir kısmının ağzından çıkanla yaptıkları arasında tezatlık olduğunu hepimiz görüyoruz. Yolsuzlukla mücadele etmek istiyorlar, ama devleti yağmalıyorlar.

Ali Hüseyin el-Verdi, 1995 yılında 82 yaşındayken hayata veda etti.

DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya