İran'ı Nijerya'da da görebilirsiniz!

İran'ı Nijerya'da da görebilirsiniz!

Perşembe, 8 Ağustos, 2019 - 10:45
Hüda Huseyni
Lübnanlı gazeteci-yazar ve siyasi analist
Nijerya'da neler oluyor? 26 Temmuz'da başkent Abuja'daki Federal Yüksek Mahkemesi, faaliyetlerinin "terörizm ve yasadışı" olduğunu söyleyerek Şii mezhepçi çizgideki Nijerya İslami Hareketi’ni (IMN) yasakladı. Hareketin temyiz edebileceği mahkeme kararı, son haftalarda tekrarlanan çatışmalardan sonra geldi.

Şii IMN, İran'ın desteklediği en büyük siyasal Şii hareketi. Her ne kadar gözlemciler bu hareketin (Sünni mezhepçi) Boko Haram gibi olabileceğini iddia etmiş olsalar bile, gizli bir isyancı harekete dönüşmesi pek mümkün değil. Federal hükümetin bu durumu kontrol altına alabilmesi için ortada hala fırsatlar var ve hareketin devletle büyük çaplı bir çatışmadan kaçınmak için yeterince gerekçeleri var.

Hareket ve federal hükümet arasındaki mevcut mücadele, 1980'lerde ortaya çıkan daha büyük bir çatışma döngüsünün bir parçası. Söz konusu çatışma, IMN lideri İbrahim Zakzaki'nin takipçi toplamaya başladığı, Nijerya'da "İslam devleti" kurma çağrısında bulunduğu ve İran'la yakın ilişkiler kurduğunda başladı. Zakzaki 1979'da Tahran'ı ziyaret ettikten sonra hareketi kurdu, Sünni idi, sonra Şii mezhebini benimsedi. Bu dönem zarfında birkaç kez hapsedildi, ancak zamanla Zakzaki ve müntesipleri Şii olduklarını açıkça ilan ettiler ve Aşura anma töreni gibi uygulamaları benimsediler. Sünni müntesiplerinin bazılarını böylece dışladılar, ancak Zakzaki’nin ortaya attığı rejim karşıtı alternatif bir kimliği benimsemiş diğer Müslümanları kendisine çektiler.

Son zamanlarda Kaduna bölgesindeki kuzeydeki Zaria kentinde Nijeryalı birliklerle çarpıştılar. Aralık 2015'teki büyük bir çatışma, hareketin 350 üyesinin ölümüne, Zakzaki ve karısı Zeina İbrahim’in tutuklanmasına neden oldu. O yıldan beri, cemaati onun serbest bırakılmasını talep ediyor. 9 Temmuz'da kefaletle serbest bırakılmasını amaçlayan protestoların bir parçası olarak, hareketten protestocular parlamento binasına girmeye çalıştı, polis onları dağıtmak için şiddet kullanmak durumunda kaldı. Sonra yine o ayın 22'sinde, şiddetli çatışmalar yaşandı, 11 protestocu, bir gazeteci ve bir polis memuru öldürüldü ve karşılıklı suçlamaların artmasıyla çatışma daha da zor bir hal aldı.

Nijerya Cumhurbaşkanı Muhammed Buhari kendisini söz konusu çatışmadan uzak tutmaya çalıştı, sözcüleri ise Zakzaki'nin kaderinin mahkemelerin elinde olduğu konusunu ısrarla vurguladılar. Beklendiği gibi, İran hükümeti birkaç kez devreye girdi ve Zakzaki'nin serbest bırakılmasını talep etti, son olarak da onun tıbbi tedavisi için İran'a gönderilmesini önerdi. Pazartesi günü, mahkeme Hindistan'a gitmesine izin verdi, ancak tedaviden sonra geri dönüşünü ve duruşmasının devam etmesini sağlamak için kendisine eşlik etmesi için bir ekip görevlendirdi.

Zakzaki hareketi Tahran rejimi tarzı bir İslam devletinin kurulması çağrısı yapıyor. 1979 İran Devriminden ciddi bir şekilde etkilendi. Humeyni hala bu hareketin ilham kaynağı. Hareketin sadık müntesipleri toplantılarında Veliyyi Fakih (Dini/Siyasi meşru lider/İmam) olarak önce Humeyni'yi, sonra da Zakzaki'yi tanıyorlar. IMN, kendisini devletin tek dini merci olarak görüyor. Kendisinin meşru bir hükümet olduğunu iddia ediyor. Nijerya hükümetinin otoritesini tanımıyor, hükümette yer alan gerek Müslüman gerekse Hristiyan liderleri yozlaşmış ve inanmayan kişiler olarak görüyor. IMN, yöntem bakımından Türkiye'deki Fethullah Gülen yapılanması ile Lübnan’daki Hizbullah’ı model alan bir sentez.

Sıkça tekrarlanan çatışmalara rağmen, önde gelen politikacılar, hareketi yasaklamanın bir hata olduğu konusunda uyarıda bulundular. "Hangisini tercih ediyoruz?" Diye sordu Kaduna senatörü ve insan hakları aktivisti Shehu Sani. "Tutuklanabilen bir lideri olan, görebildiğimiz üyelere sahip, kovuşturma yapabileceğimiz kimlikleri olan İslami bir hareket mi yoksa kendisini gizlenmek zorunda hisseden, ülkenin ulusal güvenliğini tehlikeye sokma potansiyeli olan bir örgüt mü tercih etmeliyiz?” dedi.

Sani, Nijerya'nın önde gelen Sünni Müslüman liderlerinin gözetimi altında Zakzaki'nin serbest bırakılmasını önerdi.

Sani'nin uyarıları Boko Haram hayaletini yeniden hatırlattı, ancak bu hareket Boko Haram'ın oluşumundan önce kuruldu ve Boko Haram'dan daha büyük. Her iki hareket hakkında yapılan değerlendirmeler önemli ölçüde farklıklılar içermektedir.

Terörist faaliyetlerinin zirvesinde olduğu dönemde Boko Haram, özellikle kuruluşunun ilk aşamasında 10 bin unsura ancak ulaşabilmişti. Bu sayı, özellikle iki ana gruba ayrıldıktan sonra henüz aşılmadı. IMN’nin ise aksine yüz binlerce mensubu var. Bu rakam hareketin Boko Haram'dan daha tehlikeli olduğuna ve harekete olan büyük desteğin sivil bir isyan hareketine dönüşmesine mani olduğuna işaret ediyor. Çünkü özellikle Kuzey'de Nijerya'nın sosyal dokusunda daha fazla yer almakta. Boko Haram'ın başaramadığı da zaten buydu. Ayrıca, bazı üniversite öğrencileri Boko Haram'ı desteklese de, olgun seçkinlerin bazıları başlangıçta benzer bir desteği vermiş olsa da, IMN, üniversite profesörlerini, mühendisleri, din adamlarını ve kritik meslekleri olan uzmanları içermekte. Geçim kaynakları ve konumları nedeniyle bu kesimler, gizli eylemlere geçmeden önce iki kez düşüneceklerdir.

Zakzaki'nin tutuklanması sırasında hareketin liderleri, federal ve eyalet hükümetlerine tehdit dilini kullanarak baskı yapmaya çalıştılar. Ancak onlar yine de Boko Haram'ın temelde reddettiği hukuk devleti, vatandaşlık ve kanuni prosedürler gibi kavramlara atıfta bulunmaktan geri durmadılar. İki hareket de bazen bir İslam devletinin kurulması için çağrıda bulunsa da, IMN her zaman Boko Haram'dan daha hoşgörülü ve kapsayıcı bir dil kullanmıştır.

Zakzaki vefat ederse, hareketin hesaplamalarına göre vefatın bir şeyleri değiştirmesi ve hiçbir şeyi değiştirmemesi olasılığı var.

Zakzaki'nin ölümü büyük protestolara yol açabilir, ancak kendisi hareketle derinden bağlantılı ve net bir halefi de yok. Mahkemenin tedavi için Hindistan'a seyahat etmesine izin vermesinin nedeni bu olabilir, çünkü kuzeylilerin seçkinleri ya serbest bırakılmasını ya da kendi istediği bir yere sürgün edilmesini veya cezaevinde ölmeyecek şekilde tedavisinin yapılmasını istediler. Her durumda, hareketin liderleri, isyan çıkarmanın maliyetinin liderlik ve üyeler için çok yüksek olduğunu hissettiler.

Şayet bu aşamada Zakzaki'nin ölümü gerçekleşmiş olsaydı, Yeniden seçimleri kazanan Cumhurbaşkanı Buhari -ki yönetiminin ilk dört yılı hayal kırıklığı yaratmıştır- ikinci dönemine feci bir başlangıç yapmış olacaktı. Meselenin görünen tarafı Zakzaki olsa da görünmeyen tarafını İran oluşturmaktadır. Üstelik ABD Başkanı Donald Trump, İran’ı daha fazla sıkılaştırdığında, Nijeryalı uzmanlar, Tahran’ın Afrika ve Asya’daki uzantılarının eylemlerini artırabileceği uyarısında bulundular. Washington’un varoluşsal bir tehdit olarak nitelediği şeylerle başa çıkmak, kendi nüfuzunu daha da artırmak için bunu yapmaktan geri durmayacağını ifade ettiler. Nijerya, Afrika'nın en büyük, en zengin, en kaotik ve yolsuzluğun en yaygın olduğu ülkelerinden biridir. İran isterse, birçok Nijeryalıyı kendi yanına çekebilir.

Nijerya'da durum istikrarlı değil, mezhep çatışması korkusu yaşanıyor.

DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya