Güney Hareketi, Yemen meşru hükümetini yeni bir darbeyle tehdit etti

Güney Hareketi, Yemen meşru hükümetini yeni bir darbeyle tehdit etti

Perşembe, 8 Ağustos, 2019 - 08:15
Geçen hafta Aden’in maruz kaldığı saldırılarda ölenler için cenaze namazı kılınıyor (Reuters)
Aden/Ali Rebi-Londra/Şarku’l Avsat
Yemen’in geçici başkenti Aden, 7 Ağustos’ta Güney Hareketi Siyasi Geçiş Konseyi’nin Maaşik bölgesindeki Başkanlık Sarayı’na seferberlik ilanı sonrasında Abdurabbu Mansur Hadi liderliğindeki meşru hükümete karşı darbe endişesiyle yeni bir güvenlik kavşağına girdi.

Olaylar, eski Aden Valisi Aydarus ez-Zubeydi önderliğindeki binlerce unsurun katılımıyla, Hizam Emni Komutanı Tuğgeneral Munir el-Yafi’nin cenaze töreni sırasında Başkanlık Sarayı yakınlarındaki bir mezarlıkta gerçekleşirken, darbeciler ve Başkanlık Sarayı güvenlik görevlileri arasında çatışmalar yaşandı.

Yemen Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Ahmed el-Meyseri, 7 Ağustos’ta Aden’de yaşanan olayların, herkes tarafından tanınan unsurlar tarafından barışa, güvenliğe ve istikrara darbe indirme amaçlı olduğunu ifade etti.

Yerel televizyon kanalına açıklamada bulunan Meyseri, olayların Tuğgeneral Munir el-Yafi’nin Husiler tarafından öldürülmesinden sonra geliştiğini belirtirken, cenazenin siyasi amaçlarla kullanmaması gerektiğini belirtti.

Meyseri, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) destekli Güney Geçiş Konseyi Başkan Yardımcısı Hani bin Berik’in meşru hükümete karşı savaş ilan eden çağrılarını “fitne” şeklinde yorumladı.

İçişleri Bakanı Ahmed el-Meyseri, Aden halkına sükunet çağrısı yaparak, “Biz, Arap Koalisyon ile koordineli olarak devlet kurumlarını koruma ve Aden'in güvenliğini sağlama yönündeki görevimizi yerine getirmeye devam edeceğiz. Koalisyon güçleri de hukuk dışına çıkan bu oluşumlara karşı bize desteğini teyit etti. Krizin üstesinden gelmek için herkesin sabırlı olmasını istiyoruz” değerlendirmesine bulundu.

Yemen'de yaşananlara tepkiler

Öte yandan İngiltere'nin Sana Büyükelçisi Michael Aron, Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, “Aden'deki son gelişmelerden derinden endişe duyuyorum ve tüm tarafları sükunete davet ediyorum. Birçok can alan el-Cela kampına yönelik saldırıyı da şiddetle kınıyorum. Bu saldırıların kuzey vatandaşlarını yerinden etmesi, güney güçleri ve meşru hükümet arasında silahlı çatışmalara dönüşmesi kabul edilemez” ifadelerine yer verdi.

BAE Dış İlişkilerden Sorumlu Devlet Bakanı Enver Karkaş da Twitter üzerinden, “Maaşik Sarayı çevresindeki gelişmeler endişe verici. Sükunet çağrısı gereklidir. Bu durum, korkunç terör saldırısı sonrasında kabul edilebilir bir seçenek olamaz. Güç kullanımıyla çözülemeyen durumlar karşısında siyasi çerçeve, iletişim ve diyalog gereklidir” açıklaması yaptı.

Yemen'de sular durulmuyor

Yemen’deki Güney Geçiş Konseyi Başkan Yardımcısı Hani bin Berik, Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi’nin oğlu tarafından yönetilen Cumhurbaşkanlığı koruma güçlerinin cenaze geçidine ateş açtığını belirtirken, bu durumun Islah Partisi yandaşlarını ortadan kaldırmak amacıyla seferberlik için yeterli bir sebep olduğunu savundu.

Bin Berik, 1990 yılında Kuzey ve Güney Yemen arasındaki gönüllü birleşmeden önce var olan devletin geri gelmesini isteyen bir grup geçiş lideriyle birlikte bir televizyon kanalında, takipçilerine seferberlik ve Maaşik Sarayı’nı devirme çağrısı yaptı.

Hükümet kaynaklarının Şarku’l Avsat’a aktardığına göre, saray hükümet üyelerini içermiyor. Ancak meşru hükümetteki Ulaştırma Bakanı Salih el-Cebvani yakınları, saraydaki ofisinde, kişisel silahıyla birlikte olan bakanın görüntülerini yayınladı.

Ulusal güvenlik kaynakları da Maaşik çevresinde darbeci unsurlar ve Cumhurbaşkanlığı Koruma Güçleri arasında erken saatlerde patlak veren çatışmalarda ölen ve yaralananların olduğunu belirtti. Aynı zamanda güvenlik gerginliğinin Krater kasabasından meşru hükümet yandaşları tarafından kontrol edilen Bedr kampı yakınlarındaki Hor Maksar kasabasına taşındığı ifade edildi. Belirtilene göre aralıklı silah sesi duyuldu ve kamp yakınlarındaki sokaklar geçişe kapatıldı.

Meşru hükümette eski bir devlet bakanı olan Bin Berik saraydaki Islah Partisi milislerini hain olarak nitelendirirken, “Buradan güney direnişinin tüm liderlerine seferberlik ve savunmasız halkımızın yanında durma çağrısı yapıyorum” dedi.

Güney Hareketi Siyasi Geçiş Konseyi Başkan Yardımcısı, Twitter üzerinden “güney güçleri” olarak adlandırdığı takipçilerini, yalnızca teröristlerde mücadele etme hususunda uyarırken, Cumhurbaşkanlığı muhafızlarına da silahlarını bırakma çağrısı yaptı.

Yemenli aktivistler ise, meşru hükümetin şehirdeki saygınlığını koruyacak şekilde hızlı bir pozisyon almasını istedi.

Cumhurbaşkanlığı Koruma Güçleri de açıklama yaparak, bu yolda herhangi bir barışçıl halk topluluğuna karşı gelinmeyeceğini, ancak sınırın geçilmesine de izin verilmeyeceğini belirtti.

Koruma Güçleri, yetkileri altındaki her şeyi koruyacaklarını, toplumsal güvenliği ve barışı rahatsız eden her şeyin göz önünde bulundurulacağını duyurdu.

Şiddetli çatışmalarda 50 kişi ölmüştü

7 Ağustos’ta başlayan çatışmalar, güney takipçilerini meşru hükümeti zorla devirmeye çalışmaları sonrasındaki, 2018 yılının sonlarında şehirdeki kanlı olayları hatırlattı. Suudi Arabistan önderliğindeki Yemen’deki meşruiyeti destekleyen koalisyon kuvvetlerinin müdahalesinin ardından durulan çatışmalar sırasında onlarca kişi yaralanmış, yaklaşık 50 kişi de ölmüştü.

Geçtiğimiz Perşembe günü Husiler, Aden’in batısındaki Brega kasabasında bulunan el-Cela kampına balistik füze ve insansız hava aracıyla çifte saldırı düzenlemiş, Yemen hükümetine bağlı Destek ve Takviye Kuvvetleri komutanlarından Munir el-Yafi ve Hizam Emni komutanlarından Racih bin Mansur da dahil 36 kişi hayatını kaybetmişti. Daha sonra Güney Geçiş Hareketi liderleri, kendilerine mensup olan bir liderin ölmesini komplo olarak değerlendirerek, saldırıları Husilerin üstlenmesine rağmen suçlama parmaklarını Islah Partisi’ne yöneltti.

Geçiş lideri, olayların gelişmesi öncesinde tüm güney bölgelerindeki yandaşlarına Munir el-Yafi’ni cenaze törenine katılmaları için Aden’e gelme çağrısı yaptı. Dramatik olarak da 7 Ağustos’ta Başkanlık Sarayı’na seferberlik ilan edildi.

Görgü tanıklarının Şarku’l Avsat’a belirttiğine göre çatışmalar, 7 Ağustos’ta komşu mahalleler arasında panik oluşturacak şekilde yayıldı.

Güney Geçiş Hareketi yandaşları, geçtiğimiz Salı günü yaptıkları açıklamada, meşru hükümeti “işgal hükümeti” olarak nitelendirerek, “derhal Aden’den çıkma, güney bölgelerinin yönetimini barışçıl şekilde teslim etme ve güney topraklarına konuşlandırılan tüm kuzey askeri birliklerini tahliye etme” çağrısı yaptı.

Yayınlanan bildiride, Mansur Hadi ve meşruiyeti destekleme koalisyonuna “22 Mayıs 1990’dan önceki güney topraklarının idaresini geçiş hareketine verme” çağrısı yapıldı. Güney kaynakları, meşru hükümeti “son Aden saldırılarında” Husilerle ve DEAŞ’la ortaklık yapmakla suçluyor.

BM'den açıklama

Birleşmiş Milletler (BM) de şehirdeki son gelişmelere dair açıklama yaparken, BM’nin Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths, Twitter üzerinden “Bugün, Başkanlık Sarayı’nın çevresindeki çatışmalar da dahil, Aden’deki askeri tırmanıştan endişe duyuyorum. Yemenli kuruluşlara karşı şiddeti teşvik eden sonra ifadeler dolayısıyla da endişeliyim” ifadelerine yer verdi.

Griffiths ayrıca, Ürdün’ün başkenti Amman’da, Yemen’de barış arayışı bağlamında Güney Hareketi Başkanı Aydarus ez-Zubeydi ile görüşmede bulundu.

Editörün Seçimi

Multimedya