Yaptırım kılıcını Irak'a doğrultan ABD'nin hedefinde Nuri el-Maliki mi var?

Yaptırım kılıcını Irak'a doğrultan ABD'nin hedefinde Nuri el-Maliki mi var?

Perşembe, 8 Ağustos, 2019 - 07:15
Maliki, 2006-2014 yılları arasında iki dönem başbakanlık görevinde bulundu (Reuters)
Bağdat/Şarku'l Avsat
ABD’nin yeni Bağdat Büyükelçisi Matthew Tueller, Irak eski Başbakanı Nuri el-Maliki'nin ekonomik yaptırımların kapsamına alınma ihtimaline dair kafalarda soru işareti bıraktı. Nitekim kendisine bu mesele sorulduğunda ne yalanladı ne de teyit etti. Resmî kaynakların, ABD'nin, önemli siyasi isimler de dahil olmak üzere Iraklı bazı kimselerin yer aldığı yeni bir yaptırım listesi çıkarma olasılığına dair bilgi sızdırdığı bir durumda Washington'un bu tutumu, birtakım öngörülere kapı aralıyor.

Yaptırımlar, felçle eşdeğer

Bu yaptırımların maddî etkisi, ABD’nin çıkarları ve para birimi ile iş görülen alanlarla sınırlı olsa da artçı etkileri hayli büyük. Nitekim dünyanın pek çok ülkesi, ABD’yi kızdırmaktan çekinerek bu yaptırımların beklentisini gönüllü olarak karşılamakta ve listede yer alan isimlere büyük mali kısıtlamalar getirmektedir. Bu durum, bankalar ve finans sektörü ile bağlantılı diğer resmî organlarla yapılan rutin işlemlerin tamamlanamamasına yol açacak seviyelere varabiliyor.

Şarku'l Avsat'ın Independent Arabia kaynaklı haberinde, ABD Hazine Bakanlığı’nın çıkarmış olduğu son yaptırım listesinde Iraklı şu dört isim yer alıyor. Bu isimler ise, Eski Ninova Valisi Nevfel el-Akub, eski Salahaddin Valisi Ahmed el-Ceburi ve iki Haşdi Şabi Komutanı Reyyan el-Keldani ile Vaad el-Kudüv.

Yeni liste için öngörülen isim Maliki

Bizzat Maliki, ABD'nin yeni yaptırım listelerinde isminin yer almasını bekliyor. Maliki, kendisinin 2010-2014 yılları arasındaki ikinci başbakanlığı sırasındaki yolsuzluk anlaşmalarına dair ABD basınında yayınlanan haberlerin, yaptırımlar alanında bu adıma zemin hazırladığını düşünüyor. Maliki’nin ismi, ikinci görev döneminde pek çok yolsuzluk davasına karışmış olmakla birlikte kendisi bu davaların hiçbirinde sorgulanmadı. Zira Maliki, doğum yeri olan Kerbela’da gerçekleştirilen seçimlerde İslam Daveti Partisi Genel Sekreterliği koltuğunu oy birliği ile kazanarak büyük siyasi etkinliğini güçlendirmiş ve bu nüfuz, onun sorgulanmasına engel olmuştu.

Sızdırılan haberlere göre İran, 2005-2018 yılları arasında Irak Başbakanlığı görevini tekeline alan partiye yeniden Maliki’nin lider olması için üyelere güçlü baskılar uyguladı.

En güçlü siyasetçi

2014 yılında başbakanlık görevinden ayrılsa da Maliki, Irak’ın en güçlü siyasetçisi olarak anılmaya devam ediyor. Öyle ki bazıları onu, ülkenin modern tarihine olan etkisi bakımından merhum Cumhurbaşkanı Saddam Hüseyin’den sonra ikinci sıraya yerleştiriyor. Maliki, 2006-2014 yılları arasındaki dönemde peş peşe iki dönem başbakanlık koltuğunda oturdu. Bu dönemde ‘patlayan bütçeler’ olarak bilinen olguya tanıklık edildi. Nitekim bu yılların çoğunda Irak’ın petrol gelirleri, 100 milyar doları aştı ve bu durum, Maliki’nin Irak siyaset sahnesinde geniş bir etki uyandırmasına neden oldu.

Maliki İmparatorluğu

Maliki’nin rakipleri, Hukuk Devleti Koalisyonu liderinin bu ‘patlayan bütçeleri’, mali bir imparatorluk kurmak için kullandığını söylüyor. Bu paranın büyük bir kısmının ya nakit olarak ya da ticaret ve yatırım çıkarları şeklinde yurtdışına taşındığına dair söylentiler var.

Bununla birlikte Irak parlamentosundaki 329 koltuktan 25’ini elinde bulunduran Maliki, bu söylentilere gülerek bunların kıskançlık göstergesi olduğunu düşünüyor. Avrupa’da köşkleri olduğu ya da yurtiçi ve yurtdışındaki bankalarda yaklaşık 60 milyar dolar bulundurduğu veya paraları uçaklar yoluyla dostlarının yaşadığı Lübnan gibi ülkelere taşıdığı yönündeki söylentiler, Maliki’nin gözünde delillere dayanmayan siyasi bir saldırıdan ibaret.

İran’ın koruması

Gözlemciler, Maliki’nin, Iraklı üst düzey yetkilileri, resmî görevlerinden ayrıldıktan sonra bile koruyan siyasi bir kayırma ağından faydalandığını ifade ediyor. Ancak bu ağ, eski yetkilinin siyasi etkinliğini kaybetmesi durumunda fayda sağlamayacaktır ki böyle bir şey, Maliki’nin gerçekleşmesini istemediği bir ihtimaldir. Iraklı siyasetçilere göre Maliki, özellikle İran Dini Lideri Ali Hamaney olmak üzere İran ile kurduğu sıkı ilişkisine dayalı siyasi nüfuzunu kaybederse kolay bir lokma olacak. Irak sahnesinin kulisleri hakkında bilgi sahibi olan pek çok kimsenin belirttiği üzere Tahran, Maliki’yi, Irak’ın dokunulamaz kırmızıçizgisi olarak görüyor.

Bununla birlikte bu kimseler, ABD yönetiminin, yaptırımlar listesine almaya karar verdiğinde Maliki’nin ne nüfuzunu ne de İran ile olan ilişkisini önemseyeceğini düşünüyor. Zira Tahran ile olan bağlantısı, aksine Washington'un böyle bir karar almasının en önemli gerekçelerinden biri haline bile gelebilir.

Editörün Seçimi

Multimedya