'Ortadoğu Serengeti'sine sesleniş

'Ortadoğu Serengeti'sine sesleniş

Perşembe, 8 Ağustos, 2019 - 06:30
Kurban bayramı yaklaşıyor ve İslam alemi kan revan içinde. Dünya kurulduğundan beri insanoğlu her zaman kan dökmüştür, ancak bugünkü manzara bu yaygınlığıyla geçmişin en gaddar, en zalim, en kan dökücü Firavunlarını, Nemrutlarını kıskandıracak boyutlardadır. Bugünü, özellikle İslam aleminin durumunu göz önünde bulundurduğumuz zaman planlanmış, sistemli, çeşitli ideolojik kavramlarla desteklenen bir manzara ile karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Eskinin zalimleri bireyseldiler, ancak bugünkü zulüm kurumsaldır ve öncülüğünü de Batı medeniyeti yapmaktadır.

Kategorik olarak Batı karşıtlığı diye bir derdim yok. Her medeniyet gibi Batı medeniyeti de insanlığa birçok katkılar sunmuştur. Ancak bugüne kadar gelmiş geçmiş birçok medeniyetten farklı olarak Batı medeniyeti egemenliğini kalıcı kılmak için dünyanın geri kalanını sürekli olarak kendine muhtaç olacak şekilde dizayn etmiş ve insanlığın geri kalanının çırpınışını akıl almaz bir hazla izlemektedir ve bugünkü koşullarda hiçbir toplumun bu durumu değiştirecek gücü bulunmamaktadır.

Batı medeniyetine kan taşıyan damarlardan birinde zevk akmaktadır. Birinci dünya savaşından sonraki paylaşımın ardından kıtasına çekilen ve yeni dünyaya kimin öncülük edeceğini İkinci Dünya Savaşıyla belirleyen Batı medeniyeti kan revan içindeki öteki dünyayı Serengeti’de safariye çıkmış bir beyaz adam edasıyla izlemektedir.

Dünyanın geri kalanı Serengeti’deki vahşi hayvanlar batılılar ise onların birbirleriyle mücadelelerini izleyerek zevk alan beyaz adamdır. Her topluluğa bir rol biçmişler; kimi ceylan, kimi çita, kimi, aslan, kimi kaplan, kemi timsah, kimi de timsahların pusuya yattığı nehirden geçmek zorunda olan öküz başlı antiloplardır. Batılı beyaz adam artık bir kurum olarak Batı medeniyetinde vücut bulmuştur. Beyaz adam gözlerinin önünde gerçekleşen katliamlara, vahşi soy kırımlara doğal dengeyi bozmamak adına kesinlikle müdahale etmemektedir. Serengeti’de safariye çıkmış, bir aslanın yavru bir ceylanı öldürmesine müdahale etmeyi doğal dengeye müdahale olarak gören bir beyaz adam gibi. Beyaz adam Serengeti’deki vahşete sadece bir yerde müdahale etmektedir o da her hangi bir türün soyunun tükenmesi tehlikesi belirdiğinde onu koruma altına alır. Çünkü bir türün nesli tükenince batılı beyaz adamın zevkinin bir yanı eksik kalır.

Bugün ‘Ortadoğu Serengeti’sinde süren vahşeti de aynı zevkle seyreden batı sadece bir tarafın bir tarafı tamamen imha etmesi tehlikesi belirdiğinde müdahale ediyor. Mesela konvansiyonel silahlarla birbirlerini mahvetmelerine ses çıkarmıyor, ama kimyasal silahların kullanılmasına müdahale ediyor. Burada konumuna karşı yükselecek kendi içindeki muhtemel vicdanlı itirazları da susturmayı amaçlıyor. Ahlaki bir tavır sergilemiş gibi, bakın falancaların falancaları yok etmesine izin vermedim, diyor. Saddam iktidarı boyunca milyonlarca Şii’yi, Kürdü hunharca öldürürken bunu doğal yaşamın bir gereği gibi izleyen Batı, Halepçe’ye kimyasal bomba atılmasına karşı vicdanlı sesleri susturmak için sesini yükseltti. Suriye’de senelerdir süren iç savaşta aslanın yavru ceylanı boğazlaması doğallığında seyreden Batı’nın sesi ancak kimyasal silah kullanılması ihtimali karşısında çıkıyor.

Kurban bayramı yaklaşıyor ve çoğumuz Serengeti yarı açık hayvanat bahçesine tıkılmış gibi batı tarafından kobay olarak kullanıldığımızı bile bilmiyoruz.

Ortadoğu adlı yarı açık hayvanat bahçesinin duvarlarını aşıp kendilerini denizlere, batılı ülkelerin sınırlarına vuranlar da ülkelerindeki savaştan kaçmış sığınmacılar olarak değil hayvanat bahçesinden kaçmış vahşi hayvanlar gibi muamele görmektedir bu yüzden. Bütün toplum onları yakalayıp doğal ortamlarına salmak için adeta seferber olur.

Serengeti sınırları içinde milli duygular, ulusal çıkarlar, özgürlük, eşitlik, bağımsızlık demokrasi gibi kavramlar adına ölümüne savaşan taraflara şunu söylemek isterim: Bu kavramların tümü sizin birbirinizi daha gerçekçi, daha vahşi katletmeniz, dolayısıyla etrafınıza vatan sınırı diye çekilmiş tel örgülerinin ardından çekirdek çıtlatarak zevkten dört köşe olan Batılı beyaz adamı eğlendirmeniz için sunulan yemlerden başka hiçbir şey değildirler.

Bugün bazılarınıza aslan rolünü vermiş olabilirler, yarın sizi hangi filin ayaklarının altında ezeceklerini hiç kimse bilemez.

DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya