İran rejimi ateşle oynuyor

İran rejimi ateşle oynuyor

Çarşamba, 24 Temmuz, 2019 - 12:00
Cibril Ubeydi
Libyalı araştırmacı yazar
Birleşmiş Milletler (BM) Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin 38’inci maddesine göre bütün gemiler, Hürmüz Boğazı dâhil uluslararası boğazlardan bir engelleme olmaksızın transit geçiş hakkına sahiptir.

Hürmüz Boğazı, dünyada en önemli 10 deniz koridorundan birisidir. Küresel üretimin yüzde 20’sinden fazlası, Hürmüz Boğazı’ndan geçmektedir. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), stratejik rezervlerinin enerji açığını kapatmak için kullanılabileceğini garanti etmesine rağmen İran’ın korsan faaliyetleri, dünyanın en önemli koridorunda deniz trafiğini fiili olarak tehdit ediyor. Bu tehdide hiçbir şekilde müsamaha gösterilemez.

Hiç şüphesiz İran, özellikle Körfez sularında, deniz trafiğini tehdit etme konusunda uzun bir geçmişe sahip. Tahran, uluslararası sular olarak kabul edilen Hürmüz Boğazı’nı kapatacağına dair sürekli tehditte bulunuyor. Hürmüz Boğazı, BM deniz hukuku sözleşmeleriyle korunmakta olup ne bir körfez ne de yerel bir boğazdır.

İran rejimi, mayın döşeyerek, ticari gemilere gizliden saldırmayı bırakıp açık bir şekilde korsanlık yapmaya başladı. Stena Impero adlı petrol tankeri, Körfez bölgesinde İran Devrim Muhafızları’na bağlı Deniz Harp Birliği tarafından alıkonuldu. Birkaç hafta önce de Umman Denizi’nde ticari gemiler engellenmişti.

İran rejimi, iç krizlerini dış krizlerle ihraç etmeye alıştı. Tahran, kusurlarını gizleyebileceğini zannediyor. Terörü Müslüman ülkelere (Yemen, Suriye, Lübnan, Irak ve Bahreyn) ihraç etti ve bu ülkelerde terörü destekledi. Buna rağmen bu ülkeler, İran’a ne bir savaş ilan etti ne de ona karşı bir ittifak yaptı.

İran rejimi, dünyanın en önemli ve en işlek koridorlarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda korsanlık yapıyor ve deniz trafiğini tehdit ediyor. Öyle ki Hürmüz Boğazı; Umman Körfezi, Umman Denizi ve Hint Okyanusu ile Basra (Arap) Körfezi’ni birbirinden ayırıyor. Öte yandan BM Deniz Hukuku Sözleşmesi ise bütün gemilerin bir engelleme olmaksızın transit geçiş hakkını garantiliyor.

Mollalar rejimi, maruz kalacakları zararın büyüklüğünü bilmeden, Hürmüz Boğazı’nda büyük ülkelerle oyun oynamaya çalışıyor. Oyundan ve yalandan hoşlanan ve 5 büyük ülkeyle müzakere yapan rejim, Suriye’de İsrail füzelerine karşı askerlerini koruyamadı. Aslında rejim, destekçilerine karşı zayıf görünmemek için İsrail’le çatışmaktan korkuyor. Bu, sefil rejimin gizlediği bir gerçektir. Bunun için İran rejimi, büyük ülkelerle oyun oynamaktan başka bir şey yapmıyor.

İran’ın davranışları, şiddeti açıktan destekleyen terörist Tahran rejiminin pençelerini sökmek amacıyla da olsa askeri operasyon hazırlığı için bir gerekçe sundu.

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevat Zarif, yaptığı açıklamada, “Herkes şunu iyi anlamalı ki İran, çatışmaya çalışmıyor” ifadelerini kullanmasına rağmen gerçekler, bunun aksini söylüyor. Özellikle İngiltere ve Cezayir gemilerine yönelik korsanlık faaliyetlerinde bulunmasının ardından İran rejimi, bir çatışma içerisinde bulunuyor.

Gemileri engellemek, İran limanlarına çekmek ve alıkoymak gibi çeşitli korsanlık faaliyetlerinin ardından İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, gururla şu açıklamada bulundu;

“Tahran; Basra Körfezi, Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi’nde deniz trafiği güvenliğinin en büyük koruyucusudur.”

Fakat İran’ın yaptıklarıyla Cumhurbaşkanı Ruhani’nin söyledikleri birbiriyle çelişiyor.

DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya