Kudüs'teki Patrikhane'ye ait gayrimenkul davasında şok edici bilgiler

Kudüs'teki Patrikhane'ye ait gayrimenkul davasında şok edici bilgiler

Çarşamba, 17 Temmuz, 2019 - 18:15
Londra/Şarku'l Avsat
Kudüs Rum Ortodoks Patrikhanesi, bu hafta İsrail mahkemesinin Petra ve Imperial otellerinin mülkiyetinin Yahudi yerleşimci Ateret Cohanim adlı dini-siyonist yapıya ait olduğuna dair verdiği karara karşı temyiz başvurusunda bulunacak.

Öte yandan gayrimenkul devir işleminin, kilise görevlilerinin bağlantılarının bulunmadığı bir rüşvet anlaşması karşılığında yapıldığını kanıtlayan yeni deliller ortaya çıktı. Kudüs'teki kilise yetkilileri, gayrimenkuller üzerindeki mülkiyet değişikliğini önlemek için mücadele vereceklerini açıkladı.

Kudüs Rum Ortodoks Patriği 3. Theophilos ve kilise yetkilileri, radikal grupların Hristiyanların bütünlüğü ve kendilerine has doğasına zarar verilmesine izin vermeyeceklerini vurguladı. Patrik ve kilise yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, “Kutsal yerlere erişim özgürlüğümüz ve kalıcı barış için umudumuz tehdit edilirken sessiz kalamayız” ifadeleri kullanıldı.

Ateret Cohanim Derneği

Kilise yetkililerine göre Kudüs Rum Ortodoks Patrikhanesi, Petra otelinin eski müdürü Ted Bloomfield’in şahitliğinde, bu hafta, mahkeme kararının iptal edilmesi için başvuruda bulunacak. Bloomfield, Ateret Cohanim Derneği’nin otel satış anlaşmasını imzalaması için kendisine yıllarca büyük miktarda ödemelerde bulunduğunu iddia etti. Bloomfield, verdiği ifadede, Ateret Cohanim Derneği Başkanı Matti Dan’in Patrik Vekili ve Fon Müdürü’ne anlaşma yolunda ilerleme kaydetmek için rüşvet teklif ettiğini belitti. Bloomfield, Dan’in kendisinden bu görüşmeleri kaydetmesini istediğini söyledi.

Ted Bloomfield, ayrıca gayrimenkul sahiplerinin satış sırasında bildirilenden çok daha fazla meblağın vaat edildiği Petra Otel'in satın alımına dair gizli bir anlaşma belgesi ortaya çıkardı.

Belge ile gelen kriz

Ateret Cohanim Derneği’nin Kudüs emlak piyasasına göre oldukça düşük bir değere, Rum Ortodoks Kilisesi'nden iki otel satın aldığına dair bir belgenin ortaya çıkmasının ardından başlayan bu sorun, yaklaşık 15 yıllık bir geçmişe sahip. Belgenin ortaya çıkmasının ardından kilisenin içerisinde uluslararası müdahaleye neden olan büyük bir kriz yaşandı. Patrik Irenaeus’a karşı iç savaş gerçekleştirilerek görevden alınmasına karar verildi. Patrik Irenaeus’un yerine ise satış işleminin büyük bir yolsuzluk ve rüşvet olduğunu, Kilise Konsili’nin onayı olmaksızın gerçekleştiğini iddia eden ve yapılan sözleşmeleri iptal edeceğini vadeden 3. Theophilos getirilmişti.

Independent Arabia'dan Emal Şehade'nin haberine göre İsrail mahkemesi, Patrikhane’nin iddialarını reddederek, sanıkların, rüşvet ve yolsuzluk temelinde işlem yaptığına dair iddialar için yeterli delil getirilmediği sonucuna varmıştı.

Kayıt altına alınan görüşmeler

Bloomfield’in kilise tarafından dilekçede sunulacak ifadesine göre Petra Otel’in yönetimini, yaklaşık 20 yıl boyunca gayrimenkulün sahibi Nadir ve Nebil Kureş kardeşlerden devraldı. Bloomfield, söz konusu gayrimenkulün Ateret Cohanim Yerleşim Derneği’nin satımında Kureş kardeşlerden yardım aldığını ifade etti. Ted Bloomfield, verdiği ifadede, “Siyasi olarak sağ görüşlerim var. Bunun çıkar sağlayacağını düşündüm. Çünkü Araplara ait toprakların Yahudilere, özellikle de derneğe satılmasında rol oynayacaktım. İşin aslında, çıkarlar siyasi görüşlerimle paralellik gösteriyordu. Bu bana yüz binlerce dolar değerinde bir iş fırsatı verdi” dedi.

Bloomfield, Ateret Cohanim Başkan’nın çalışmalarında izlediği yol hakkında ise, “Uzun yıllar boyunca Mattin Dan, tüm toplantılara katılmamı ve kayıt altına almamı istedi. Kayıtları o zamanlar sahip olduğum bir walkman cihazı ile yaptım ve CD'lere aktardım. Bugün ise elektronik belge olarak bulunuyorlar” ifadelerini kullandı.

Kayıtlarda, Matti Dan’in Bloomfield ile yaptığı konuşmalarda, anlaşmanın tamamlanması karşılığında Nebil Kureş’e cinsel ilişki hizmeti sağlamaktan bahsettiği belirtildi. Ayrıca Dan’in Kureş’e, “Bir genç kız mı istiyorsun iki mi? Kaç tane istiyorsun?” sorularını yönelttiği ifade ediliyor. Daha sonra Dan'in Bloomfield'e Kureş'e getireceği kızın Yahudi olmamasını istediği duyuluyor. 

Bloomfield’e göre Ateret Cohanim, kendisine sürekli ödemelerde bulundu. Buna rağmen anlaşma konusundaki rolünü yerine getirmesi nedeniyle derneğin kendisine yaklaşık yarım milyon dolar borçlu olduğunu söyledi. Ancak yıllar geçmesine rağmen parasını almayan Bloomfield, Ateret Cohanim Derneği aleyhine ifade vermeye karar verdi.

Ted Bloomfield, ayrıca 1996 yılında Matti Dan ve avukat Eitan Geva, Irving Moskowitz ve Nebil Kureş'in katılımıyla imzalanan bir anlaşma metnini ortaya çıkardı. Anlaşmaya göre Moskowitz'in, Petra Otel’in konaklama hakkını 4 buçuk milyon dolar karşılığında satın aldı.

Editörün Seçimi

Multimedya