Griffiths, Şarku’l Avsat’a konuştu: Uçağım, benim evim… Körfez turum, meyve verdi

Griffiths, Şarku’l Avsat’a konuştu: Uçağım, benim evim… Körfez turum, meyve verdi

Perşembe, 11 Temmuz, 2019 - 10:30
BM’nin Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths (AP)
Londra/Bedr el-Kahtani
Şarku’l Avsat, bu kez de Birleşmiş Milletler’in (BM) Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths’in kapısını çaldı.  Röportaj, “Başarısızlıktan korkuyor musunuz?” sorusuyla başladı, bir başka soruya yönelik “Tırmanışa son vermemiz gerekiyor” cevabıyla sona erdi.

Griffiths, elektronik posta aracılığıyla Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, Yemen’in bölgesel gerilimlere rehin olmasına karşı uyarıda bulundu. Tarafları, herhangi bir anlaşma yapmaya zorlayamayacağını ve son uygulama tarihini belirleme konumunda da bulunmadığını ifade eden BM Temsilcisi, Yemenli taraflardan gelen eleştirilere yanıt olarak da hükümet ve Husilerle istişarelere devam etme sürecinin, tarih belirtmeden üç kriter uyarınca en kısa sürede de yeniden başlayacağını vurguladı.

Martin Griffiths, Stockholm Anlaşması’nın hızlı bir şekilde uygulanmaya koyulmasını istediklerini ifade etti. Mart 2018’den bu yana Yemen Özel Temsilcisi görevini yürüten Griffiths, eğer tökezlemeye başlarsa BM’deki görevinden ayrılacağını söyleyerek, BM Genel Sekreteri’nin kendisine güvendiğine de dikkati çekti.

İşte Şarku’l Avsat’ın BM’nin Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths ile gerçekleştirdiği röportajın tamamı;

-Başarısızlıktan korkuyor musunuz? İsveç’te yaptığınız gibi farklı taraflara karşı hala iyimser olabileceğinizi düşünüyor musunuz?


İyimserliğimi kaybedemem. Elbette hayal kırıklığına uğradığım anlar var. Bu normal bir durum. Bu karmaşık dikenli çatışmada barış sürecinin karşılaştığı birçok zorluk var. Siyasi bir çözüme ulaşmadan sona eren her gün, Yemen halkı için daha fazla acı anlamına geliyor. Ama daha önce de söylediğim gibi, umudumu asla kaybedemem. Bu beni, uluslararası toplum, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) ve BM Genel Sekreteri’nin desteğinin yanı sıra taraflardan aldığım güvencelere yöneltiyor. Tüm bunlar, benim ve ofisimin Yemen’de barış sağlama çabalarımızı sürdürmemiz açısından oldukça iyi teşvikler. Son zamanlarda her iki taraftan da askeri tırmanışa tanık olduk. Ancak taraflar, geçmişte duyduğumuz yakın çatışmalardan kaçındılar. Tarafları sakinleşmeye, anlaşmaya uymaya, barış sürecinin yeniden başlatılması için elverişli ve yapıcı bir ortam oluşturmaya teşvik ettim. Daha fazla askeri maceraya yer yok.

-Özel Temsilcilik ofisinin koalisyon ülkeleriyle ve özellikle de son dönemdeki kızgınlık sürecinin ardından Yemen hükümetiyle ilişkisi nasıl?

Asıl görevim, Yemen’deki savaşa son vermek ve Yemen halkına Yemenliler tarafından yapılmış kapsamlı bir siyasi anlaşmaya ulaşmalarında yardım etmek… Misyonumuzu destekleyen bölgesel ve uluslararası tarafların yanı sıra Yemen hükümeti, koalisyon ülkeleri ve Husilerle sürekli iletişim halindeyim. Son zamanlarda Riyad, Abu Dabi ve Maskat’ta ilgili taraflar ve koalisyon ülkeleriyle birlikte meyve veren toplantılar yaptım. Diğer durumların yanı sıra barış sürecini “ulusal diyalog sonuçları, Körfez İşbirliği Konseyi inisiyatifi, ilgili BMGK kararları” temelinde ilerletme ve istişareleri en kısa süreçte sürdürme niyetimi ifade ettim.

-Yemenliler, esir ve tutuklu anlaşmasının, BMGK kararında adı geçen Savunma Bakanı Mahmud el-Subayhi başta olmak üzere dört üst düzey kişi de dahil, bilinen tüm mahkumların serbest bırakılmasına dair net hükümler içerdiğini belirtti. Husiler, bu anlaşmayı uygulamadılar ve ofisiniz, duruma ilişkin herhangi bir yeni açıklama yapmadı. Bu durumu nasıl açıklarsınız?

Özel Temsilci olarak, tarafları herhangi bir anlaşmaya veya zaman sınırlamasına zorlayamayacağımı açıkça belirttim. Bugün kişisel olarak, Stockholm Anlaşması’nı uygulamak istiyorum, ama ilgili tarafların ortak bir sorumluluğu var. Taiz ve esir takası hakkında uzlaşı sağlanan durumlar da dahil, anlaşmanın uygulanmasını ilerletmek için ilgili taraflarla temaslarımı sürdürdüm. İki taraf, özellikle de esir ve tutuklular meselesine dair çok çaba sarf etti. Şu an bu çabaların, taraflar arasındaki ciddi tartışmalar zemininde, eyleme çevrilmesi gereken bir aşamadayız. Tarafların, ahlaki sorumluluğu var ve anlaşmanın uygulanmasına ciddi şekilde bağlılar. Bu şekilde binlerce Yemenli ailenin, sevdikleriyle bir araya gelmesi arzu ediliyor. Tüm tarafların, zorluklardan bağımsız olarak bu anlaşmanın uygulanmasına izin vermeye istekli olduğuna inanıyorum. Hepimiz bu hedefe doğru çalışıyoruz.

-Özel Temsilcinin, Stockholm Anlaşması’nı atlamak ve kapsamlı bir çözüme geçmek istediğine inananlar var. Bu ne kadar doğru?

Stockholm Anlaşması, iyi niyetli şekilde uygulanırsa binlerce Yemenliye somut faydalar sağlayacak ve iki taraf arasında güven oluşturacak. Örneğin, esir ve tutukluların liman güvenliği ile değişimi, tarafların üstlenmeyi kabul ettiği asıl iş olarak kabul ediliyor. Daha önce de belirttiğim gibi, BMGK tarafından görevlendirilen çerçevede ve ilgili kararları uyarınca, ulusal diyalog sonuçları, Körfez İşbirliği Konseyi inisiyatifi ve yürütme mekanizması üzerinde çalışıyoruz. Bu yüzden iyi tanımlanmış bir çerçeveye sahibiz ve mevcut çatışmayı sonlandırma yolunda nihai bir hedefimiz var. Bu hedefe de ancak Yemen’de kapsamlı bir siyasi anlaşma yoluyla ulaşabiliriz.

-Bazı Yemenliler, Rusya ve Umman’a yaptığınız ziyaretin amacını merak ediyor. Bunun yanı sıra Sana ziyaretinize ve Husilerin lideriyle toplantınıza mani olacak bir engel var mı? Bu ziyaretlerin amacı nedir?

Görevim gereği birçok yere seyahat ediyorum. Mevcut çatışmalar için bir çözüme ulaşmamıza yardımcı olacak ilgili kuruluşların yanı sıra taraflarla ve diğer ilgili kişilerle sürekli iletişim halindeyim. Uçak, BM Özel Temsilcisinin gerçek evi. Görevim hususunda herkesten aldığım destek benim için oldukça teşvik edici. Görevimi destekleyen herkese ve birçok uluslararası tarafın taahhüdüne minnettarım.

-Barış çabalarını engelleyen tarafı belirleme hususunda bazı talepler var. Özellikle de BMGK kararı, Yeniden Düzenleme Koordinasyon Komitesi (RRC) Başkanının anlaşmanın uygulama yolunda kaydedilen ilerlemeleri rapor etmesi gerektiğini öngörüyor.

RRC Başkanı, Hudeyde Anlaşmasının uygulanmasında kaydedilen ilerlemeleri düzenli şekilde rapor ederek, BMGK’ya sunuyor. BMGK, bu periyodik raporlar ve brifingler aracılığıyla engel ve zorluklar konusunda iyi derecede bilgilendiriliyor. Ben şahsen ve daimi olarak, bu veya şu tarafı kınamaktan kaçındım. Bu yüzden de her zaman eleştirildim. Ancak arabulucu olarak görevim başkalarını yargılamak değil. Görevim, taraflara hizmet etmek ve bir anlaşmaya varmalarına yardımcı olmak. Umudun ve iyi niyetin, arabulucunun kullandığı bir para olduğunu vurguladım.

-Bazı Yemenli sesler, BM Özel Temsilcisinin değişmesini istedi. Koşullardan bağımsız olarak kendi görevinizi yapamadığınızı hissederseniz yine de pozisyonunuzu sürdürür müsünüz?

Görevimi, BM Genel Sekreterinden kabul ettim. Sayın Guterres ve BM’yi, bu konuda temsil etme onuruna sahibim. Kendime güvenim olduğu sürece işimi yapmaya devam edeceğim.

-Siyasi arabuluculuk konusundaki uzun deneyimleriniz sayesinde Yemen’de karşılaştığınız ve başka hiçbir yerde karşınıza çıkmayan ne oldu?

Her çatışma, zulüm ve acımasızlıkla karakterizedir. Yemen çatışması, başka yerlerde gördüklerimden istisna değil. Ancak Yemen çatışmasının karmaşıklığı, diğer “bölgesel dinamiklerle” bağlantılı olarak nadirdir. Yemen, bölgesel gerilimlere rehin düşme tehlikesiyle karşı karşıya. Bunun olmasına izin veremeyiz. Normal Yemen vatandaşlarının bu gerginliklerin mağduru olmalarına izin veremeyiz. Tırmanışı durdurmak zorundayız.

Editörün Seçimi

Multimedya