Çehov'dan kardeşi Alexander’a mektup

Çehov'dan kardeşi Alexander’a mektup

Perşembe, 11 Temmuz, 2019 - 09:45
Semir Ataullah
Lübnanlı gazeteci - yazar 
Anton Çehov tiyatro, roman ve kısa öykü yazarıdır. Çehov’un mektupları da edebiyat tarihi açısından büyük önem arz eder, ancak pek çok insan bundan habersizdir.

Rus yazarların ilgi göstermediği bir türdür mektup…

İngilizler özellikle de Lord Byron, bu alanda bir model ortaya koydu. Batılı eleştirmenler Ruslar arasında birinci sıraya Çehov’u yerleştirirler, ancak ikinci bir kimse yoktur, ancak Aleksandr Puşkin’i Rusya'nın Viktor Hugo’su olarak görürler.

Rus edebiyatında mektup türü ikinci planda kalmıştır. Örneğin, tarihin en önemli romancısı olan Tolstoy'un yazdığı mektuplardan geriye pek fazla bir şey kalmamıştır.

Hatta elle tutulur hiçbir şey kalmadı diyebiliriz. Çehov mektuplar yazdı çünkü yüreği başkalarının davranışlarına önem gösteriyordu. İyi niyetli ve temiz kalpli olmasından dolayı meslektaşlarından biri tarafından yapılan yeni bir çalışmanın eleştirel bir değerlendirmesini yapıp onlara göndermek konusunda tereddüt etmezdi.

Bir kez diğer ünlü yazar Maksim Gorki’ye mektup yazdı ve ona ‘yazılanların anlaşılır olması’ üzerine bir ders verdi:

İlk okuduğunuzda anlayamadığınız bir şey manasızdır. “Adam çimlerde oturuyordu” dediğinizde manzara saniyeler içinde zihnimizde canlanacaktır. Ancak, ‘küçük bir kayaya yaslanmış uzun ince bir adam etrafındaki yeşillikleri ibretle seyrediyordu’ dediğinizde bir belirsizlik ortaya çıkıyor ki edebiyatta hoş görülmeyen bir durumdur. Sözü uzatma, açık ve net ol.

Çehov'un erkek kardeşi Alexander da kısa öykü yazmak istedi. Ona yazdığı bir mektupta (1883) “oldukça öznelsiniz” ancak söyledikleriniz bir anlam ifade etmiyor, bu da öykü alanında bir başarısızlıktır.

Düğün gecesini tasvir eden akşam yemeği ile ilgili bana gönderdiğin öyküdeki kadın ve erkeğin sahnesine tekrar dönelim, ne yazmıştın; ‘Her ikisi de sebepsiz yere üzgündüler, gözlerinden yaşlar akıyordu, birbirlerine öpücük göndermekten de geri kalmıyorlardı.’

Anlamlı tek bir kelime yok. Sadece duygulardan bahsediyorsun. Okuyucuya yönelik tek bir kelime yazmadın. Duygusal şeyleri sevdiğin için bu şekilde yazmışsın. Ancak akşam yemeğinin kendisini tarif etseydin, sözgelimi lokantanın atmosferi nasıldı? Garsonların nezaketi nasıldı? Hepimiz mutlu çift sahnesini seviyoruz.

Ancak sahne daha ikna edici detaylar gerektiriyor. Öznellik muhteşemdir. Masada bulunan kızarmış ördek hakkında konuşmak, resmi daha kabul edilebilir hale getirecektir.

Edebi sanat yapmak uğruna içeriği mahvetme. Kısa öykünün ustası, kardeşine ders verirken dünya literatürüne şunu da ekliyor:

“Rusya'daki köylüler muhtemelen senin edebi sanatını sevecektir. Alman garsonlar sana bir bardak ücretsiz bira verebilir. Ancak eleştirmenler, kültürüne ve modernliğine rağmen Alexander daha yetenekli ve gerçekçi olamaz mıydı? Diyeceklerdir. 

DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya