Seyfülislam Kaddafi’nin kaderi Trablus kuşatmasına mı bağlı?

Seyfülislam Kaddafi’nin kaderi Trablus kuşatmasına mı bağlı?

Çarşamba, 10 Temmuz, 2019 - 14:45
Geçen Şubat ayında Sebha şehrindeki Ulusal Ordu güçleri (AFP)
Londra/Şarku’l Avsat
Seyfülislam Kaddafi, 2011 yılındaki halk devrimi sonucu devrilen Muammer Kaddafi’nin oğlu. Eski rejimin mensuplarının, siyasi haklarını yasal olarak kullanma ve seçimleri belirleme hakkına sahip olduğuna inanan yerel ve uluslararası siyasi platforma geri dönen bir isim.

Bazıları, Seyfülislam’ın Libya’yı geçiş dönemi bataklığından kurtarabileceğini, bazıları da Nisan ayında başlayan ve Libya’nın başkenti Trablus’ta genişlemeye devam eden savaş sona erdiğinde "17 Şubat Devrimi"nin en iyi lideri olacağını iddia ediyor.

Öte yanda Rusya’nın, Muammer Kaddafi’nin oğlunu yeniden siyasi arenaya itebileceği belirtiliyor.

Libyalıların görüşleri

Nesrin Trablisi, Libya’da elektrik ve su gibi temel hizmetlerin sağlanamadığını, petrol ve doğalgaz gölleri üzerine kurulu bir ülkede likidite eksikliğinin yaşandığını ifade etti.

Nesrin, “Geçen yıl Tunus’un başkentinde destekçilerinin düzenlediği bir basın toplantısı sırasında Seyfülislam Kaddafi’nin yaklaşan seçimlere aday olma ihtimaline dair haberleri takip ettim. Onu seçeceğim. Ondan başkasına oy vermeyeceğim” dedi.

Trablisi, Libya’nın geçiş dönemi bataklığına battığını ve herhangi bir kişinin, onu bu kısır döngüden kurtarmasının zor olduğunu belirtti.

Gazeteci Sabri el-Ubeydi de ülkesinin, siyasi ve güvenlik bölünmelerinden mustarip olduğunu, bu durumun eski rejimin ektiği insanlara bağlılık zihniyetinin bir ürünü olduğunu ve bugün de Libya’nın bunun meyvelerini topladığını vurguladı.

Ubeydi, Libya’nın hiçbir zaman bir kurum haline gelmemiş olduğunu belirtirken, bir sonraki aşamanın adamı olarak resmedilen Seyfülislam’ın ailesini korumaktan gurur duyan ve ulusal doktrine inanmayan bir güvenlik taburu tesis ettiğini ifade etti.

Sabri el-Ubeydi, “Eski rejimin bıraktığı siyasi güvenlik mirası laneti, Libya’yı takip etti ve bugün var olan silahlı gruplar, yalnızca iktidarın bir kolu olarak kaldı” dedi.

Ubeydi, “Kaddafi’nin oğlu neden seçilsin? Neden diktatörlük dönemine geri dönülsün? Libya bugün, ekonomik ve güvenlik şartlarına rağmen, Kaddafi ve çocuklarının yönetimi altında göreceli bir ifade özgürlüğüne sahip” şeklinde konuştu.

Temsilciler Meclisi üyesi Muhammed Amadur ise “Seyfülislam Kaddafi hakkında, gelecekte Libya liderliğine bir seçenek olarak konuşmak kabul edilemez. Ülkeyi bugünkü haline getiren oydu” dedi.

Seyfülislam’ın, babasına ihanet ettiğini ve (Kaddafi’yi istifaya yöneltmeyi ve onu barışçıl bir yolla Seyfülislam ile değiştirmeyi hedefleyen) Libya’nın yarını projesi sırasında Batı ile babasına karşı ittifak kurduğunu söyleyen Amadur, başarısızlık yaşandığında ikinci seçeneğin “NATO’nun Libya’ya askeri müdahalede bulunmasına izin veren bir BM Güvenlik Konseyi kararı olduğunu” hatırlattı.

Muhammed Amadur ayrıca, Seyfülislam’ın siyasi arenada bulunma ihtimalinin söz konusu olmadığını vurguladı.

Siyasi rakip

Öte yandan Libya Adalet ve Kalkınma Partisi Siyasi Büro Yetkilisi İbrahim el-Asifer, “Seyfülislam, Libya anayasası uyarınca güvence altına alınmış hak ve görevlere sahip bir Libya vatandaşıdır. Seçimlere aday olabilir, ancak öncelikle yasal sorunlarını çözmesi gerekiyor” açıklamasında bulundu.

Uluslararası İlişkiler Profesörü İlyas el-Baruni de “Seyfülislam’ın takipçileri, mevcut dönemde hareketliliklerini yoğunlaştırıyor. Ancak Seyfülislam’ın şansı, Trablus’ta savaşını kimin kazandığına bağlı” dedi.

Independent Arabia'dan Kerime Naci'nin haberine göre Baruni, “Trablus Devrimcileri, kazanırsa, siyasi durum değişecek. 4 Nisan’da savaşın başlamasından bu yana Hafter ile karşı karşıya kalan silahlı grupların önderliğinde yeni hükümet, eski rejimin sembollerin iktidara geri dönmesi hayalini dayatacak” ifadelerini kullandı.

Libyalı yetkililerin son zamanlarda Rus bir grubu tutuklamasının, gelecek seçimler konusunda Seyfülislam Kaddafi ile temas kurma çabası olduğu da unutulmamalı. Bu bilgi, eski rejime mensup unsurlara desteğini gizlemeyen Rusya tarafından da doğrulandı.

Editörün Seçimi

Multimedya