Sudan'da egemenlik konseyi sivil ağırlıklı olacak

Sudan'da egemenlik konseyi sivil ağırlıklı olacak

Çarşamba, 10 Temmuz, 2019 - 08:45
ÖDBG liderlerinden Halid Yusuf geçiş döneminin bir dizi tehditle karşı karşıya olduğuna işaret ediyor (Independent Arabia)
Londra/Şarku’l Avsat
Sudan Askeri Geçiş Konseyi (AGK) ile Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’nin (ÖDBG), siyasi arenayı sarsan zorluklardan biri olan egemenlik konseyi meselesini aşmasının ardından geçiş döneminde istikrarın sağlanmasına ilişkin yeni birtakım endişeler ortaya çıktı.

ÖDBG liderlerinden Halid Yusuf geçiş döneminin bir dizi tehditle karşı karşıya olduğuna işaret ediyor ve gerek ortak eylem planları gerekse de uluslararası ve bölgesel garantilerle bu tehditlerin üstesinden gelinebileceğini söylüyor.

Independent Arabia’dan Hüssam Bedevi'ye konuşan Halid Yusuf, ÖDBG’nin “Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Çad, Mısır, Avrupa Birliği (AB) ve Troyka (ABD, Norveç, İngiltere) gibi dost ülkelerin anlaşmanın garantörü olmalarını ve imza töreni sırasında hazır bulunmalarını” talep ettiğini söyledi.

İstikrarın güvenceleri

Halid Yusuf, ÖDBG’nin AGK ile bir anlaşmaya varmak üzere doğrudan müzakereleri kabul etmesinin, geçiş döneminde istikrarın sağlanmasına dair güvenceler konusundaki kararlılığını teyit ettiğini belirtti. Ancak buna rağmen geçiş dönemin bir dizi tehditle çevrelenmiş olduğuna işaret eden Yusuf, tehditlerin üstesinden gelebilecek en büyük güvencenin bizzat halk tarafından sağlanabileceğini vurguladı.

Orduyla gerçekleştirilen müzakereler konusunda bölge devletleri tarafından büyük çabalar sarf edildiğine dikkat çeken Yusuf, “Bu aynı zamanda geçiş döneminin garantilerinden biridir. Geçiş dönemi istikrarının en önemli güvencelerinden olan ittifakımızı da istikrarlı hale getireceğiz” ifadelerini kullandı. ÖDBG’nin istikametinin Özgürlük ve Değişim Bildirgesi’ni imzalamayan güçler ile diyalog kurmak olduğunu dile getiren Yusuf, böyle bir diyaloğun uygun bir politik atmosferin sağlanmasına katkıda bulunacağını ve geçiş döneminde istikrarı etkileyebilecek siyasi bir kutuplaşmayı önleyeceğini belirtti.

Önümüzdeki günlerde gerçekleştirilecek imza törenin de bölgesel bir dizi devletin de hazır bulunacağını dile getiren Yusuf, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Çad, Mısır, Avrupa Birliği (AB) ve Troyka (ABD, Norveç, İngiltere) ülkeleri gibi askeri konsey ile bir anlaşmaya varmamızı kolaylaştıran ülkelerden imza töreni sırasında hazır bulunmalarını talep ettik. Onlardan uluslararası garantörlerin bir parçası olmalarını ve geçiş döneminde Sudan'a yardım etmelerini istedik. Bu ülkelerin varlığı, eski rejimden kaynaklı dış ilişkilerin karmaşık durumunun düzeltilmesine katkıda bulunacak.”

Teknokratlar hükümeti

Kurulacak hükümetin çalışmalarına ilişkin programlar hakkında açıklamalarda bulunan Yusuf, “Geçiş döneminin ilk 100 günü için bir acil durum programımız var. Bunun yanı sıra orta ve uzun vadeli planlar ve programlar geliştirmek için çalışmalar yürüten alternatif politikalar komitesi var. Bu programlar hükümetin atanmasının ardından bakanlar kurulu tarafından gözden geçirilecek. ÖDBG, tek partili bir devletten, özgür ve adil seçimlerin önünü açan çoğulcu bir devlete geçişin sağlanması meselesine büyük önem veriyor.

Yasama

Kısa süre önce Sudan'daki siyasi denklemin taraflarınca kabul edilen anlaşma, parlamentonun oluşumu ilanının üç ay boyunca geciktirilmesini ön görüyor. Bu durum parlamentoyu önceleyecek geçiş dönemi sırasında yasaların nasıl yapılacağına ve kabul edileceğine dair birtakım soruları gündeme getiriyor. Halid Ömer Yusuf, parlamento oluşturuluncaya dek yasa çalışmalarının egemenlik konseyi ile hükümet arasındaki ortak bir toplantıyla yapılacağını söyledi.

ÖDBG’nin hala parlamentodaki sandalyelerin yüzde 67'sini elde etme hususunda kararlı olduğunu dile getiren Yusuf, “AGK ile aramızdaki gergin atmosfer sırasında bu orana ilişkin kararlılığımızı sürdürdük. Bu durum başkalarını dışladığımız gibi birtakım şüphelerin meydana gelmesine yol açtı. Bu oranın sadece özgürlük ve değişim koaliyonunu içermediğini, bilakis tüm sosyal ve kültürel oluşumları temsil etmenin yolunu açtığını söylüyoruz. Ordu, parlamento oluşturulduğu zaman haklı olduğumuzu anlayacak” ifadelerini kullandı.

Egemenlik konseyi

Egemenlik konseyinin yapısı ve çalışma şekli üzerine açıklamalarda bulunan Yusuf şunları söyledi:


“Parlamenter bir sistem altındaki egemenlik konseyinin görevi uluslararası arenada temsil meselesinden ibarettir. Hükümetin ilan edilmesi ve parlamentonun oluşturulmasıyla birlikte egemenlik konseyinin yasamaya ilişkin görevleri ortadan kalkar. Egemenlik konseyinin görevleri ise barış dosyası ve savaşın sonlandırılmasına ilişkindir. Bu, egemenlik konseyinin sorumlu olduğu tek siyasi dosyadır. Bunun yanı sıra savaş ilanı bakanlar kurulunun talebi üzerine yapılır. Konsey, 5’er sivil ve askerin yanı sıra taraflarca üzerinde uzlaşılan bağımsız bir sivilden oluşuyor. Konsey başkanlığı 21 ay askerler tarafından deruhte edildikten sonra 18 ay boyunca sivillere devredilecek.”

Askeri şahsiyetler

Oturma eyleminin şiddetle bastırılmasının ardından askeri konseyin bazı üyelerine ilişkin suçlamalarda bulunuldu ve bu kişilerin geçiş dönemine dahil olmalarına karşı çıkan bir kamuoyu oluştu. ÖDBG’nin bu kişileri kabul ve reddine ilişkin konuşan Yusuf, egemenlik konseyinde temsil edilmek üzere askeri konsey tarafından önerilen isimler karşı çıkma haklarının olmadığını belirterek, “Onlar bizim tercihlerimize müdahalede bulunma hakkına sahip olmadıkları gibi biz de onların tercihlerine müdahale etmeyeceğiz” dedi.

Hükümet

Bakanlıklara ve egemenlik konseyi adaylarına ilişkin meselelerde uzun bir yol kat ettiklerini dile getiren Yusuf, önümüzdeki günlerde bu isimlerin açıklanacağını söyledi.

Her bakanlık için birden fazla aday sunacaklarını belirten Yusuf, “Bu öneriler, uygun olan isimleri seçmesi için başbakanın önüne konulacak. Bu durum, ortak çalışmalarda uyum içinde olabilecek kişileri seçmesi için başbakana yardımcı olacak. Her bakanlık için en fazla 5 aday bildirilecek” dedi.

Barış dönemi

Geçiş hükümetinin ilk altı ay sürecindeki çalışmalarının gerek barışın sağlanmasına gerekse de Darfur, Nubia Dağları ve Mavi Nil'deki silah seslerinin susturulmasına odaklanacağını vurgulayan Yusuf, bu dönemde, bazıları daha önceki müzakerelere katılmış olan silahlı hareketlerle doğrudan müzakerelerin yapılacağını söyledi.

Bu dönemde “coğrafi bölgelerle ilgili temel ve spesifik meseleler ile silahlı hareketlerin bu bölgelerdeki varlığının” müzakere edileceğini dile getiren Yusuf, “Şu an, bir sonraki döneme hazırlık olarak ÖDBG ile silahlı hareketler arasında birtakım temaslar var. ÖDBG, silahlı hareketlerin geçiş hükümetinin her aşamasında temsil edilmesi üzerine çalışıyor. Gerek başbakana sunacağımız adaylar konusunda gerekse de egemenlik konseyi adayları hakkında kendileriyle istişarelerde bulunacağız” ifadelerini kullandı.

Soruşturma komisyonu

Halid Yusuf, geçmiş dönemdeki protestolar ile birlikte oturma eyleminin şiddetle bastırılması sırasında vuku bulan suçlara ilişkin oluşturulacak olarak soruşturma komisyonunun, bağımsız kimselerden oluşan yasal bir güvenlik komitesi olacağını söyledi.

ÖDBG’nin örgütsel yapısının önümüzdeki dönemde önemli bir değişime tanık olması bekleniyor. Bu, gözlemciler tarafından siyasi liderleri veya örgüt liderlerini razı etmek amacıyla atılan bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak Halid Ömer Yusuf, halihazırda yeni bir gerçekliğin oluştuğundan ve örgütsel yapının Beşir rejimini üzere tasarlandığını belirtiyor.

Artık geçici bir hükümetin ortakları olduklarını dile getiren Yusuf, bu gerçekliğin kendilerini örgütsel yapıyı geliştirmeye sevk ettiğini söyledi. Böylece gelecek döneme ayak uydurabileceklerini belirten Yusuf, örgütün belirli bir siyasi liderliğinin olacağını ve bölgelerde ofislerin kurulacağını ifade etti. Ayrıca bu yapının, Özgürlük ve Değişim Bildirgesi’ni imzalayan ve sayıları 48’i bulan siyasi oluşumları kapsayacağını belirtti.

Editörün Seçimi

Multimedya