​Kerkük’te gerilim yeniden tırmandı

​Kerkük’te gerilim yeniden tırmandı

Salı, 9 Temmuz, 2019 - 15:15
Kerkük İl Meclisi
Londra/Şarku’l Avsat
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nde (IKBY) Kürdistan Demokrat Partisi ve Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin Kerkük Valilik koltuğu için Kürt bir isim üzerinde uzlaştıklarını duyurması bölgede tansiyonun yeniden yükselmesine neden oldu.

Independent Arabia’dan Rüstem Mahmud’un haberine göre, Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) 7 Temmuz’da yaptıkları ortak açıklamada Kerkük Valiliği için Kürt bir isim olan Tayyib Cabbar üzerinde uzlaştıklarını açıkladı.

Bu açıklama, mevcut Kerkük Valisi Rakan el-Cuburi’yi destekleyen bölgedeki Arap ve Türkmenler arasında ciddi rahatsızlığa yol açtı.

Rakan el-Cuburi, 2017 yılında IKBY’de düzenlenen bağımsızlık referandumu sonrası eski Irak Başbakanı Haydar el-İbadi tarafından Kerkük Valisi olarak atanmıştı.

Kerkük, Irak’ın diğer illerinden farklı olarak kendine ait hassasiyetleri ve özellikleri bulunan bir kent. Bu farklılık, kentin zengin petrol kaynaklarına sahip olması veya birçok etnik unsuru içinde barındırmasından kaynaklanmıyor. Bilakis bu özel durumun sebebi, Baas Partisi yönetimi döneminde birbirini takip eden hükümetlerin kentin demografik altyapısını değiştirmeye dönük sert uygulamalarıdır.

Kerkük’te, 2003'ten bu yana tek yerel seçim 31 Ocak 2005'te yapıldı. Bu tarihten günümüze dek ülke genelinde yerel seçimler belirlenen tarihlerde tüm illerde gerçekleşirken, Irak Meclisi sadece Kerkük’ü kapsayan özel fıkralar yayınladı. Bu durum, kentteki siyasi güçler arasında seçmen kütükleri hususunda yaşanan çatışmalardan kaynaklanıyordu. Zira siyasi gruplar karşı tarafı seçmen kütükleri üzerinde hile yaparak sonuçları etkilemekle suçluyordu. KDP ve KYB’nin içerisinde yer aldığı Kürdistan Kardeşlik Listesi, 2005’te yapılan seçimde 38 sandalyeli meclisin 26’sını kazanarak yarışı açık ara önde bitirmişti.

Merkezi hükümetin, eski Kerkük Valisi Necmeddin Kerim’i görevden alarak yerine Rakan el-Cuburi’yi getirme kararının üzerinden iki yıl geçti. Bu süre zarfında iki Kürt partisi KDP ve KYB arasındaki anlaşmazlıklar daha da arttı. KDP, özellikle referandum kararı sonrasında merkezi hükümet ve İran’la işbirliği yapmakla suçladığı KYB’yi yaşanan sorunlardan sorumlu tuttu. İki parti arasındaki tartışmalar Kerkük ile de sınırlı kalmayarak Cumhurbaşkanlığı adaylığı ve IKBY’de hükümetin kurulması meseleleriyle zirveye çıktı. Tüm bu anlaşmazlıklar iki partinin Kerkük meselesinde uzlaşıya varmasında engel teşkil ediyordu. Ancak görüldüğü kadarıyla iki parti arasında son 6 aydır süren müzakereler sonuç verdi.

KYB yöneticileri yaptıkları son açıklamada, KYB ve KDP arasında Kerkük meselesinin çözüldüğünü ilan etti. Bu açıklama, IKBY’de hükümeti kurmakla görevli olan Mesrur Barzani’nin partilerden adayların isimlerini teslim aldığı haberlerinin ardından geldi.

Türkmenler itiraz etti

KDP ve KYB’den yapılan uzlaşma açıklaması, kentteki Türkmenlerin tepkisine neden oldu.

Kerkük’teki Irak Türkmen Cephesi, uzlaşmayı reddettiklerini açıkladı.

Türkmen Cephesi’nden yapılan açıklamada, kentte çeşitli etnik kimliklerin varlığına dikkat çekilerek,  kararın ‘kentin sosyolojik altyapısını tahrip eden ve petrol kaynaklarını çalan’ Kürtlerin kent üzerinde ‘hegemonya’ kurmasına yol açacağı vurgulandı.

Türkmen Cephesi daha önce de dile getirdiği teklifi yineleyerek, Kerkük ve diğer bölgelerde yüzde 32 oranında bir idari yapılanmaya gidilmesini, Türkmenler, Araplar ve Kürtler arasında, şehirdeki güvenlik, idari hizmetler ve devlet birimlerinde paylaşım yapılmasını, geri kalan yüzde 4'ünün de Hristiyanlara tanınmasını talep etti.

KYB Milletvekili Cemal Şekur, Türkmenlerin bu teklifinin Kürtlere ve Irak’taki demokrasiye karşı “zalimce” bir teklif olduğunu ifade etti. Şekur, Irak siyasetinde bir bölgedeki yönetimin o bölgedeki çoğunluğa ait olduğu gerçeğinden hareketle bu durumun Iraklı tüm siyasi grupların kabulüne aykırı olduğunu söyledi.

Araplar endişeli

Kerkük’teki Arap siyasetçiler, Kürt partilerin uzlaşı açıklamasından önceki gün üst düzey Kürt yetkililerden oluşan heyetin Kerkük’ü ziyaret etmesine tepki göstermiş ve Türkmen Cephesi ile yaptığı ortak açıklamada, merkezi hükümete acilen ‘provokatif’ ziyarete karşı uygun önlemler alma çağrısında bulunmuştu.

Açıklamada, “Bu sorumsuz eylemler yalnızca Irak’ımıza zarar vermek için gizlenen terörist gruplara yarar sağlar” denildi.

Kerkük’teki Araplar, Türkmenlerle ortak bir şekilde idare ettikleri valiliğin Kürt cephesine geçmesinin yeniden marjinalleşmelerine yol açmasından endişe ediyorlar. Arap siyasi gruplar İl Meclisi’nin en küçük grubu. Ayrıca Arap siyasiler son iki yıl içerisinde mevcut Vali’nin de çabalarıyla, Kerkük’ün güneyindeki Arap nüfusun şehir merkezine doğru kaymasında etkili oldu. Ancak bu kaymalar bölgedeki Kürtlerin yoğun tepkisini de beraberinde getirdi.

Editörün Seçimi

Multimedya