G20’nin zorlu stratejik dosyaları

G20’nin zorlu stratejik dosyaları

Salı, 25 Haziran, 2019 - 11:15
Japonya’nın batısındaki Fukuoka şehrinde bulunan basın merkezinin girişinde, G20 logosu önünde duran görevliler (AP)
Tokyo/İbrahim Hamidi
Çin ve ABD arasındaki ticaret savaşının ayak sesleri, Kuzey Kore’nin nükleer programı, Tahran ve Washington arasındaki İran gerginliği ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Washington ile Moskova arasındaki seçiminin iyice daralmış olması gibi zorlu dosyalar, Cuma ve Cumartesi günleri Japonya’nın Osaka şehrinde yapılacak G20 zirvesinin koridorlarında yoğun mesaiye neden olacak.

Tokyo diplomasisi, son aylarda yoğun bir mesai harcayarak Japonya’nın İkinci Dünya Savaşı’ndaki yenilgisinden bu yana en yüksek siyasi toplantıya ev sahipliği yapmasına giden yoldaki mayınları temizlemeye ve zirvenin, önümüzdeki Ekim ayında dünya liderlerinin katılımıyla yeni imparatorun göreve başlama törenine hazırlık olması için çalıştı.

Japonya Başbakanı Şinzo Abe, gelecek ayki seçimlerden önce G20’de zafer kazanmak için birden fazla cephede diplomatik kampanyalar düzenledi ve dünya ekonomisinin yüzde 80’ini elinde tutan G20 ülkelerinin liderleri başta olmak üzere 37 lideri Osaka’ya davet etti.

“Mayın temizleme” süreci, Abe’nin, ABD Başkanı Donald Trump ile İran Dini lideri Ali Hamaney arasında arabuluculuk yapması için Tahran’a gitmesi, Çin Denizi’nde bir takım anlaşmazlıklar yaşadığı komşusu Çin’in Devlet Başkanı Şi Cinping’i olanları sineye çekip ülkesine davet etmesi gibi olaylara tanıklık etti. Tüm bunlar, Japon adalarında 30 bin askeri olan ordunun komutanı Trump ile önümüzdeki yılların “yükselen gücü” Çin’in lideri Şi arasındaki “aşk mektuplarını” ve yıllar önce Japonya hava sahasından onlarca füze “geçiren” Güney Kore Devlet Başkanı’nın misafirperverliğe dönüşünü takip etti.

Japonya tarihinin en uzun süre Başbakanlık koltuğunda oturan ismi olan Abe, aralarında ABD ve Çin’in de bulunduğu G20 ülkelerinin iş adamları konseyleri tarafından ortak olarak düzenlenen G20 İş Konferansı’na ev sahipliği yapma çabalarını da desteklemekte tereddüt etmedi. Bu girişimden dünya liderlerine ilke niteliğinde 7 mesaj çıktı. Bunlar; “Herkes için dijital dönüşüm, herkes için ticaret ve yatırım, herkes için enerji ve çevre, herkes için iyi bir altyapı, herkes için iş, herkes için sağlık ve herkes için onurdu.”

Aynı çaba, Trump’ın 2015 Paris İklim Anlaşması'ndan çekilmesinin ardından G20 ülkelerinin dışişleri, ekonomi ve maliye bakanları tarafından iklim değişikliği konusunda fikir birliğine ulaşmak için de sergilendi. Bununla birlikte “Dünya Ticaret Örgütü reformunu hızlandırma” konusundaki tereddüdün Cumartesi günü G20 nihai bildirisinde liderlerin onayıyla giderilmesi umuluyor. Diğer yandan bir sonraki G20 zirvesinin Suudi Arabistan’a devredilmesi bekleniyor. Ancak Tokyo'daki Japon diplomasi çevrelerinde son ana kadar büyük bir telaş yaşanıyor. Çünkü zirvenin yanı sıra oturum aralarında iki taraflı önemli görüşmeler gerçekleşecek.

Trump-Şi görüşmesi

Hem Trump hem de Şi, Osaka’daki ikili oturumlar öncesinde kartlarını topladılar. Çin Devlet Başkanı, Kuzey Kore’ye gerçekleştirdiği ilk ziyareti, ABD Başkanı’na elinde bir “Kuzey Kore kartı” olduğunu göstermek için yaparken Trump, Kuzey Kore lideriyle yaptığı ve başarısızlıkla sonuçlanan zirvenin üzerinden bir yıl geçtikten sonra Osaka zirvesinin ardından Güney Kore’yi ziyaret edeceğini açıkladı.

Çin, Hong Kong meselesinin tartışılmasına izin vermeyecek

Ayrıca Washington, Pekin'de oldukça hassas iki konu olan Hong Kong'daki protestoları desteklerken Tayvan’la askeri bir anlaşma yapma olasılığına da işaret etti. Trump, Hong Kong’daki gösterilerin nedenlerini anladığını, Çin ile Hong Kong’un meseleyi çözebileceklerine inandığını söyledi. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ise Trump’ın Şi ile Hong Kong konusunu görüşeceğini açıkladı. Çin Dışişleri Bakan Yardımcısı Zhang Jun, Çin Devlet Başkanı’nın zirveye katılımı ile ilgili gerçekleştirilen basın toplantısı sırasında, G20 Zirvesi’nde Hong Kong meselesinin tartışılmasına izin vermeyeceklerinin altını çizdiğini, bu meselenin tartışılacağı ortamın G20 olmadığını söylediğini aktardı. Bakan Yardımcısı, Hong Kong meselesinin Çin’in iç işlerine dahil olduğu ve yabancı ülkelerin müdahale etme hakkı bulunmadığını vurgulayarak Hong Kong’un Çin’in özel bir idari alanı olduğuna dikkat çekti. Pekin ise ABD ile Çin arasındaki vergi savaşlarının ortasında Trump yönetiminde kabul edilemez bir dosya (korumacılığın kınanması, serbest ticaret ve çoğulculuk ilkesinin desteklenmesi) açma imasında bulundu.

Trump-Şi görüşmesi başarısız olursa Çin mallarına yeni ek vergiler getirebilir

Eğer Trump-Şi görüşmesi başarısız olursa daha önce 200 milyar dolar değerindeki Çin mallarına ek vergi getiren Trump, bu kez 300 milyar dolarlık Çin mallarına yeni ek vergiler getirebilir.

Şarku’l Avsat’a konuşan Japon bir yetkili, “Çin ile olan ilişkilerimiz, en önemli ilişkilerden biridir. Biz istikrarlı bir ilişki istiyoruz. Çünkü bu, Asya'daki güvenlik ve istikrar için önemli bir unsur. İki ülke arasındaki ilişkiler geçtiğimiz yıl karşılıklı ziyaretlerle yeniden düzeldi. Çin Devlet Bakanı’nın Osaka’ya yapacağı ziyaret, Çin’e gerçekleştireceği ilk ziyaret. İlkbaharda da resmi bir ziyaret gerçekleştirecek. İki ülke arasındaki ilişkileri geliştirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Abe ve Şi arasında Osaka’da gerçekleşecek olan toplantıda, ikili ilişkilerin ve tartışmalı konuların yanı sıra Pyongyang ile Washington arasındaki müzakere olasılığının görüşülmesi bekleniyor. Diğer yandan Tokyo, Pyongyang ile Kuzey Kore’den kaynaklanan güvenlik riskleri ve kaçırılan Japonlar meselesini ele almayı umuyor.

Putin Osaka’da

Japonya, Osaka Zirvesi’nin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in “barış anlaşması” ilan etmesinin ardından Rusya’nın kontrolündeki adalar konusundaki anlaşmazlığa ilişkin çözüme dair önemli bir dönüm noktası olacağına inanıyordu. Ancak, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un 1945’teki 2. Dünya Savaşı’nın nedenleri ve yenilgisiyle ilgili verdiği son sinyallerin Tokyo’da olumlu yankıları olmadı.

Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan Japon yetkili konuya ilişkin şunları söyledi;

“Bir barış anlaşması yapmak istiyoruz. Ancak adaların Japonya’ya iade edilmesi gerekiyor. Çözüm mü? Çözüm; ikili ilişkileri adım adım normalleştirmek ve güven artırıcı önlemler almaktır. Çünkü Tokyo, etrafındaki “güvenlik ortamını değiştirmek” ve Washington'un “stratejik ittifakında” yapılan düzenlemelerle birlikte Çin, Rusya ve Kore Yarımadası ile olan anlaşmazlıkları çözmek istiyor.”

Trump-Putin görüşmesinin gerçekleşmesi halinde ise görüşmede, Avrupa’daki füzeler ve ekonomik yaptırımlarla ilgili stratejik konularla ilgili yeni Rus-Amerikan gerginliğinin etkisi ele alınacak. Fakat Şarku’l Avsat’a konuşan batılı diplomatlara göre iki ülke arasındaki işbirliği, “Suriye sahasını” ortaya çıkardı. Batılı diplomatlar, Suriye’nin, İsrail’in güvenliğini sağlamak ve Moskova ile Washington arasındaki diğer uluslararası ve ikili alanlarda yaşanan gerginliği azaltmak için iki ülkeyi bir araya getirdiğini söylediler.

Bununla birlikte Trump-Putin zirvesinde, ABD, Rusya ve İsrail ulusal güvenlik ofislerinin başkanlarının Batı Kudüs’teki toplantısının ana başlıklarından biri olan “İran’ın Suriye’den çıkarılması” konusunun da ele alınması bekleniyor. Aynı şekilde özellikle Moskova’nın, Japonya’nın Washington’la Tahran arasındaki gerginliği azaltmak için arabulucu olmasını destekleyen tutumu sayesinde ABD-İran gerginlik de görüşülebilir.

“S-400” füze savunma sistemleri ve “F-35” savaş uçakları meselesi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Osaka’da Trump ve Putin'e endişelerini aktaracak. Cumhurbaşkanı Erdoğan uzun zamandır, S-400’ü almak ve Putin ile işbirliği içinde İdlib’deki gerginliği azaltmak için bir anlaşma sağlamak, F-35 uçak programında kalmak ve Trump ile işbirliği içinde Suriye’nin kuzeydoğusunda güvenli bir bölge oluşturma müzakereleri gerçekleştirmek istiyor.

Ancak Ankara son dönemde Washington’ın yaptığı Rusya’dan S-400 füze savunma sistemi satın alması halinde Türkiye’ye ekonomik yaptırımlar uygulayabileceğine dair açıklamanın ardından üzerindeki baskının yoğunlaştığını hissederken Moskova, Suriye rejiminin askeri operasyonlarına göz yummaya ve Türkiye sınırına yakın olan İdlib'deki hava saldırılarına destek olmaya devam ediyor.

Erdoğan, Rusya’dan S-400’lerin satın alım işleminin gerçekleştiğini ve ABD’nin NATO üyesi bir ülkeye yaptırım uygulamaya niyetlenirken daha dikkatli düşünmesi gerektiğini söylerken analistler Putin’in, Erdoğan’ın seçeneklerini desteklemesinin sebeplerinden birinin, Türkiye’nin NATO üyeliğinden “çıkarılması” olduğunu söylüyorlar.

Erdoğan’ın hem Putin hem de Trump ile olan şahsi ilişkilerine güvendiği düşünülüyor. Bu yüzden Osaka zirvesi, Fırat'ın doğusundaki güvenlik bölgesinin, İdlib savaşının ve S-400 ile F-35’lerin kaderini belirleyecek bir sınav olacak.

Editörün Seçimi

Multimedya