Lübnan’daki Suriyeliler, provokasyonlardan endişeli

Lübnan’daki Suriyeliler, provokasyonlardan endişeli

Çarşamba, 19 Haziran, 2019 - 14:15
Geçen Nisan ayında Lübnan’ın Bekaa bölgesinde bulunan Saadnayel kasabasında bir okulun açılış töreni sırasında Suriyeli mülteciler (AP)
Beyrut/Sena el-Jack
Suriyelilerin Lübnan’daki varlığıyla ilgili kriz, Dışişleri Bakanı ve Özgür Yurtsever Hareket liderinin Suriyelilerin ülkelerine geri dönmesi için yürüttüğü kampanyalarla birlikte bazı bölgelerdeki kampların kaldırılması, Suriyelilerin sahip olduğu dükkanların kapatılması, Lübnan Kuvvetleri Partisi’ne mensup Çalışma Bakanı Kemil Ebu Süleyman’ın yaptığı “yabancı istihdamı” düzenlemeleriyle birlikte daha da kötüleşti.

Ermeni asıllı milletvekili Paula Yacoubian, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Tüm Lübnanlılar, Suriyelilerin ülkelerine geri dönmesini istiyor. Ancak provokasyon siyaseti izleyenler de var” ifadelerini kullandı.

Suriyeli mülteciler meselesinin Lübnan’daki en büyük sorun olması dolayısıyla ciddi şekilde çalışmaları gerektiğine de dikkati çeken Yacoubian ayrıca, “Suriye Cumhurbaşkanı Beşşar Esed ile iyi ilişkiler kuran herkesin, bu mesele üzerinde çalışması gerekiyor, başka bir mesele hakkında değil. Bu yüzden Suriyeliler ve Lübnanlılar bilinçli olmak zorunda. Nefret söylemi, iki halka da yansıyor” dedi.

Lübnan’daki Suriyeliler krizi ile mücadele etme konusundaki görüşler oldukça çelişkili olsa da Lübnanlı ve Suriyeli aktivistler nefret söylemine karşı eylemlerin ortaya koyulması gerektiğini, zira Lübnan’daki Suriyeliler sahnesinin artık gizlenmeyen bir korku ve kin yansıttığını vurguladı. Bu öfkenin, bazı Lübnanlı yetkililerin açıklamalarında görülen ırkçılıkla sınırlı olmadığı da belirtildi.

Yabancı istihdamını durdurma kampanyasına tepki veren bir mülteci, cep telefonunda Cibran Basil’in Suriye’deki güvenli bölgeler hakkındaki ve Bakan Ebu Suleyman’ın Lübnan’daki Suriyeli istihdamını yeniden düzenleme hususundaki konuşmalarını gösterdi. Aynı şekilde yaklaşık 1 ay önce Hama kırsalında yerle bir olmuş kasabalarına dikkati çeken mülteci, sistematik olarak yapılan bombardımanlar dolayısıyla 35 bin ailenin yaşadığı köyde 10 ailenin kaldığını belirtti.

Bir başka mülteci daha Lübnan’daki Suriyelilere yönelik saldırıların tek sebebinin, dünyayı tehdit eden bir şeytana dönüşmüş Sünni mezhepçiliği olduğunu vurguladı.

Öte yandan aktivistler de hükümetin Suriyelilerin haklarına yönelik uygulamalarını protesto etmek amacıyla yarın (20 Haziran) başlayarak 3 gün devam edecek bir eylem düzenleyeceklerini açıklayarak, Lübnanlı esnaflara kepenk kapatma ve Lübnan’daki hayati ekonomik sektörde boykot başlatma çağrısı yaptı.

Ancak Beyrut Amerikan Üniversitesi’ndeki (AUB) Issam Fares Kamu Yönetimi ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Araştırma Müdürü Dr. Naser Yasin, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Bu kampanya sorgulanabilir. Sivil toplum çerçevesinde hareket eden Suriyeliler bunların farkında değil. Bu, genel olarak mülteciler ve Lübnanlılar arasındaki duyarlılığı arttırır. Daha da önemlisi Suriyelilerden veya Lübnanlılardan gelmiş olsa bile nefret ve ırkçılık kampanyaları bir tehlike oluşturuyor” ifadelerini kullandı.

Suriyeli aktivist Alya Mansur ise Şarku’l Avsat’a, “Çağrı, şüpheli. Kimse, bunun kaynağını bilmiyor. Bu durum, Suriyeliler ve Lübnanlılar arasındaki provokasyon düzeyini artırır. Suriye rejimi ve takipçiler, onları Lübnanlılara nankör ve korkak olarak gösteren, Lübnan’daki Suriyelilere yönelik provokasyondan da fayda sağlıyor” dedi.

Mansur, “Siyasi kampanyalar, Lübnan’daki Suriyeliler krizine çözüm sağlamıyor. Çünkü Suriyelilerin ülkelerine geri dönüşünü engelleyen Beşşar Esed’in ellerinde bir çözüm önerisi var. Genel Güvenlik Müdürü Abbas İbrahim, Suriyelilerin güvenli şekilde geri dönüşlerinin, bugün var olmayan önemli bir siyasi karar gerektirdiğini ifade etti. Çalışma ise Suriyelilerin gönüllü şekilde geri dönüşüyle ilgili” şeklinde konuştu.

Alya Mansur ayrıca, “Suriyeliler krizi, kış mevsiminin bitmesi, kampların yıkılması ve buradaki sığınmacıların kovulmasıyla birlikte önümüzdeki aylarda daha da kötüleşecek. Suriyeli istihdamı, iltica meselesi ile emsal teşkil etmektedir. Ruhsatsız, maaşsız ve güvencesiz iş fırsatı sunulması Suriyelilerin suçu değildir. Onlar rızıklarının peşinde koşuyorlar” açıklamasında bulundu.

Editörün Seçimi

Multimedya