Pompeo, Pentagon komutanlarıyla İran’ı tehditlerinden nasıl caydıracaklarını görüştü

Pompeo, Pentagon komutanlarıyla İran’ı tehditlerinden nasıl caydıracaklarını görüştü

Çarşamba, 19 Haziran, 2019 - 09:15
ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Orgeneral Kenneth McKenzie ile ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo dün kapalı kapılar ardından İran ile ilgili bir toplantı gerçekleştirdiler (Foto: CENTCOM’un internet sitesi)
Washington/Hiba el-Kudsi ve Elie Yusuf
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo dün, Florida'daki ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanlığı karargahında komutanlarla bir araya geldiği ve kapalı kapılar ardında gerçekleşen toplantının ardından ABD’nin İran tehditlerini caydırmaya hazır olduğu açıklamasında bulundu.

Pompeo, Dışişleri Bakanlığı ve Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) İran rejimiyle artan gerginlikler ışığında bölgeye bin takviye asker gönderme kararının ardından İran’ın ABD askerleri ve çıkarlarına karşı bir tehdit oluşturup oluşturmayacağına dair karar vermek üzere Başkan Donald Trump’ın tüm alternatiflerini ve seçeneklerini masaya yatırmaya çalıştıklarını söyledi.

Dışişleri Bakanı Pompeo şunları söyledi;

“İran’ı tehditlerini caydırma konusunda ciddi olduğumuza ikna etmenin yanı sıra balistik füze ve nükleer programını sürdürmeyeceğinden emin olmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bir yılı aşkın süredir Tahran’a yönelik aşırı baskı kampanyasını sürdürdük. İran’ı bunun çıkarlarına olmadığına ikna etme şansımız var. Karşılıklı birçok mesajlar verildi. Başkan Trump şuan dahi savaş istemiyor ve bu mesajı vermeye devam edeceğiz.”

Pompeo, dün Florida eyaletinin Tampa şehrinde bulunan CENTCOM Komutanı Orgeneral McKenzie ve Özel Kuvvetler Komutanı Korgeneral Richard Clarke ile İran tehditlerine karşı askeri taktikler, alternatifler ve çeşitli seçenekleri görüştüğü Merkez Komutanlığı karargahına yaptığı ziyaret çerçevesinde Tampa’daki MacDill Hava Kuvvetleri Üssü’nde açıklamalarda bulundu.

Görüşmelerin Dışişleri Bakanlığı ile Pentagon arasındaki çalışmaları koordine etmek için gerçekleştiğini söyleyen Pompeo, ABD askerlerine ve çıkarlarına karşı potansiyel İran tehditlerine cevap verme yeteneğini ve Başkan Trump için bu konudaki alternatifleri ve tüm seçenekleri masaya yatırdıklarını söyledi. Pentagon komutanlarıyla yaptığı görüşmeleri değerlendiren Pompeo, Japonya’dan İran’la arabuluculuk yapmasını istedi. İran rejimine birçok mesaj gönderen Pompeo, “İran’a savaş istemediğimize dair mesajlar gönderiyoruz ve ABD’nin bölgedeki çıkarlarını koruyoruz” diye konuştu. İran tehdidinin bölge ülkelerinin ekonomisini etkilemeyeceğini vurgulayan ABD Dışişleri Bakanı, deniz seyrüseferleri ve nakliyelerini koruma konusunda müzakerelerde bulunmaya kararlı olduğunu sözlerine ekledi.

Umman Körfezi'ndeki petrol tankerlerini hedef alan saldırılara değinen Pompeo, “İran’ın olaylara karışmasıyla ilgili daha fazla kanıt temin edeceğiz ve yalnızca tankerlere yapılan saldırılara odaklanmayacağız. Mayıs ayının başından bu yana bazıları herhangi bir zarara sebep olmayan 6’dan fazla saldırı gerçekleşti” ifadelerini kullandı.

Pompeo, Florida’daki görüşmeleri ve açıklamalarından sadece birkaç saat sonra Avrupa Birliği (AB) Dış Politika Sorumlusu Federica Mogherini ile ABD Dışişleri Bakanlığı’nda, nükleer anlaşma ve bölgedeki gerginliği tartışmak üzere bir araya geldi.

Pompeo görüşmenin ardından, AB Dış Politika Sorumlusu Mogherini’nin, İranlı liderlerle iletişim kurarak anlaşmayı tamamen sona erdirme tehdidini gerçeğe dönüştürmelerini engellemesi ve İran'ın nükleer programını sürdürmesi halinde ABD'nin güçlü bir tepki vereceği tehdidini iletmesini beklediğini kaydetti.

Daha önce de Avrupalı liderler ve bir dizi süper gücü Hürmüz Boğazı’nı güvende ve açık tutmanın önemine ikna etmek için temaslar kuran Pompeo, İran’ın uranyum zenginleştirme seviyelerini artırmak için attığı adımlar konusunda uyarılarda bulundu.

Trump, petrol kaynakları ile ilgili soruyu yanıtlamadı

Öte yandan ABD Başkanı Trump dün Time dergisinde yayınlanan röportajında İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek amacıyla askeri güç seçeneğini masaya yatıracaklarını belirtti. Ancak Trump, petrol kaynaklarını korumak isteyip istemediğine yönelik bir soruyu yanıtlamadı.

ABD Senatosu’ndaki bazı Cumhuriyetçi üyelerin İran’a askeri müdahalede bulunulması çağrısı yapmalarına rağmen Trump dergiye, Umman Körfezi’nde Norveç ve Japonya’ya ait petrol tankerlerine yönelik gerçekleşen son saldırıların etkisinin şu ana kadar “oldukça zayıf” göründüğünü söyledi.

İran’ın nükleer silah edinmesini önlemek veya petrol sevkiyatlarının Körfez’den serbestçe geçişini sağlamak için askeri bir operasyon düzenlemeyi düşünüp düşünmediği sorusuna ise Trump, “Nükleer silahlarla ilgili olarak birlikleri kesinlikle gözden geçireceğim ve sorunun diğer kısmını soru işareti olarak bırakacağım” diye cevap verdi.

“Artık Ortadoğu’da önceki konumumuzda değiliz”

ABD istihbarat servislerinin İran’ın saldırın ardında olduğuna dair inancını doğruladıktan sonra bölgenin şu anda enerji açısından Washington için daha az stratejik bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Trump, “Bu bölgeden yoğun olarak petrol tedarik eden başka ülkeler de var. Bizim tedarik miktarımız daha az. Son iki buçuk yılda enerji konusunda büyük ilerleme kaydettik. Artık Ortadoğu’da önceki konumumuzda değiliz” şeklinde konuştu.

İran’a karşı askeri güç seçeneğinin düşünülmesi için neyin sebep olabileceğiyle ilgili bir soruyu ise Trump, “Bu seçeneği kesinlikle nükleer silahlar için düşünürüm” cevabını verdi.

Bununla birlikte ABD Senatosu’nda başta Cumhuriyetçiler olmak üzere çok sayıda senatör, Pentagon’un Ortadoğu’ya, İran’ın tehditlerine karşı koymak ve onu caydırmak için takviye birlik gönderme kararını destekledi. Senato'nun Cumhuriyetçi çoğunluk lideri Mitch McConnell yaptığı açıklamada, “ABD, İran’la bir savaş arayışında değil. ABD yönetiminin, İran’ın tehditlerine yönelik çabalarını destekliyorum. Bu askeri savunma konuşlandırması, ABD’nin bölgedeki çıkarlarını korumamıza ve İran’ın saldırganlığını caydırmamıza yardımcı olacak” ifadelerini kullandı.

CENTCOM’dan İran’a uyarı

Diğer yandan Pentagon, “Strike Eagle” olarak bilinen F-15E savaş uçaklarından oluşan bir filonun Kuzey Carolina'daki Seymour Johnson Hava Kuvvetleri Üssü’nden Körfez'e gönderileceğini ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) Ez-Zafra Hava Üssü’nde konuşlandırılacağını açıkladı. CENTCOM ise İran’a ABD birliklerinin gücünü yanlış değerlendirmemesi uyarısında bulundu. Pentagon Pazartesi günü, İran ile yaşanan gerginlik nedeniyle Ortadoğu’ya takviye bin ABD askeri gönderildiğini duyurmuştu.

“Gerekirse yeni takviyeler yaparız”

İlgili bağlamda ABD Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan da yaptığı açıklamada, “Bu adım, bölgede konuşlu birliklerimizin güvenliğini ve emniyetini sağlamanın yanı sıra ulusal çıkarlarımızı korumayı hedefliyor” dedi. ABD’nin Ortadoğu’daki hava, deniz ve kara tehditlerine karşı savunma amacıyla takviye bin asker gönderdiğini belirten Shanahan, gerektiğinde yeni takviyelerde bulunmak üzere gelişmeleri takip edeceklerinin altını çizdi.

CENTCOM'un talebi üzerine takviye asker göndermeyi kabul ettiklerini belirten Shanahan, “İran'ın petrol tankerlerine yönelik son saldırıları, İran güçlerinin düşmanca davranışları hakkında aldığımız bilgilerin güvenilirliği ve doğruluğunu teyit etti” diye konuştu.

CENTCOM, 5 bin asker istedi Beyaz Saray bin asker gönderdi

CENTCOM Beyaz Saray'a 5 bin asker göndermesini tavsiye etti. Ancak yalnızca bin asker ve bu amfibi operasyonlarda uzmanlaşmış güçleri gönderilmesi onaylandı. Söz konusu takviye birlikler, Arap Körfezi'ndeki gemi ve üslere konuşlandırılacak.

ABD, petrol tankerlerine yönelik saldırıların görüntülerini yayınladı

Bununla birlikte Pentagon Pazartesi akşamı, ABD Donanması’na ait Seahawk tipi deniz helikopterinden çekilen ve İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) unsurlarının Umman Körfezi’nin Hürmüz Boğazı bölgesinde seyreden Norveç’e ait “Front Altair” ve Japonya’ya ait “Kokuka Courageous” adlı petrol tankerlerine yönelik saldırılara karıştıklarını kanıtladığı iddia edilen görüntüleri yayınladı.

Görüntülerde, Kokuka Courageous petrol tankerinin gövdesine bağlı, yaklaşık 8 santimetre çapında dairesel bir metal nesne olduğu gözlemlendi. Pentagon, bunun patlamamış bir mayını geminin gövdesine tutturmak için kullanılan mıknatıslardan biri olduğunu söyledi. Washington, İranlıların bu metali gemiye monte ettiklerini ve saldırıdan sonra hızlı bir şekilde ortadan kaldırdıklarını vurguladı. İran’ı saldırılardan sorumlu tutan Pentagon, video ve görüntülerin İran’ın patlamamış mayını hızla sökmek için gereken kaynak ve beceriye sahip olduğunu ispat ettiğini söyledi.

“Hedef tanker batırmak değildi”

Öte yandan ABD Donanması patlayıcı uzmanları, deniz üzerinden tanker gövdesine mayın yerleştirmek için seçilen yerin, hedefin tankerleri batırmak olmadığını gösterdiğine dikkat çektiler. Pentagon yetkilileri söz konusu görüntüleri, ABD Senatosu üyeleri ve Avrupalı müttefiklerini İran’ın petrol tankerlerine yapılan saldırılara karıştığı suçlamalarının gerçek olduğuna ikna etmek için yayınlarken İran tüm bu suçlamaları yalanlamaya ve bunun ABD’nin İran’a yönelik başlattığı nefret kampanyasının bir parçası olduğunu söylüyor.

ABD’li senatörlerden gizli toplantı talebi

Bununla birlikte ABD’li senatörler, Trump yönetimi üyeleriyle birlikte ABD’nin İran tutumu ve planları hakkında artan gerginlikler üzerine gizli bir toplantı talebinde bulundular. Cumhuriyetçi Senatör Mitch McConnell açıklamasında, “Yönetimin İran’la ilgili son diplomatik girişimlerini Senato’ya bildirme çabalarını takdir ediyoruz. Bu akşam Cumhuriyetçilerin yapacağı toplantıda brifing verecek üst düzey yabancı diplomattan alacağımız haberleri dört gözle bekliyorum” dedi.

McConnell, Tahran’ın Avrupa’nın harekete geçmemesi halinde izin verilen zenginleştirilmiş uranyum seviyesinin üzerine çıkacağını açıklamasının ardından ABD yönetiminin, özel gizli toplantılar için Senato komisyonlarına ilgili bakanlıklardan oluşan ortak bir ekip göndermesini beklediğini söyledi.

Cumhuriyetçi senatörler, Trump’ın İran’a yönelik stratejisini büyük ölçüde desteklerken Demokratlar, net bir stratejinin bulunmamasının Beyaz Saray'ı İran'la çatışmaya itebileceği uyarısında bulunuyorlar.

Editörün Seçimi

Multimedya