Yenilenme çağrısından hazzetmiyoruz, peki alternatifi var mı?

Yenilenme çağrısından hazzetmiyoruz, peki alternatifi var mı?

Çarşamba, 19 Haziran, 2019 - 07:45
Tevfik Seyf
Suudi yazar ve düşünür
Pek çok okuyucum gibi ben de çok iyi biliyorum ki günümüz dünyasında fikri ve fıkhi yenilenme (tecdid) çağrısı dini çevrelerde hoş karşılanmıyor. Hatta bu yenilenme çağrısının gerekçelerine, zamanlamasına, savunan taraflara ve yenilenme ihtiyacına örnek bağlamında ortaya atılan konulara bakılarak meselenin bir tür şüphe ve tereddüt ile karşılandığını söylersem abartmamış olurum.

“Dinin yenilenmesi” (Tecdid) geleneksel fıkıh literatüründe sıkça kullanılan bir kavramdır. Ancak bugünün dünyasında tartışma yaratan kavramdan farklı bir içeriğe sahip.

Modern düşünce dünyasının ortaya koyduğu sorular ve bu kavramla ilgilenen çağdaş teorisyenlerin kaygıları, geleneksel ekolü temsil eden âlimlerin düşünce yapıları ve kaygıları ile eşleşmiyor.

Günümüzde “yenilenme” çağrısı yapanların çoğu, din adamlarından oluşmuyor, bilakis kanaatleri ve kültürel kodları modern bilimin verileri ışığında şekillenmiş elit teorisyenlerden oluşuyor.

Dolayısıyla, ilgi alanları, toplumun veya ekonominin moderniteye geçişi bağlamında oluşmuştur. Bunun anlamı –kaçınılmaz olarak- bu teorisyenler, toplumsal sınıflandırma açısından, geleneksel ekolden gelenlerin aksine, bir şekilde modern çıkar çevrelerine mensuplar.

Sosyo-bilişsel dokudaki karşıtlık, çıkarlar çerçevesinin farklılığı,  yenilenme tartışmasını fikri çekişme zeminine taşıdı.

Bu çekişme daha ziyade modernizmin savunucuları ile geleneğin koruyucuları arasında cereyan etti.

Esasında büyümekte olan toplumlar bu türden tartışmalara ilgisiz kalamazlar. Bu bağlam göz önüne alındığında, Malik bin Nebi'nin ifade ettiği şekliyle, dinin yenilenmesi (Tecdid) etrafındaki tartışmanın, teorik seviye ya da fikri mücadele ile sınırlı kalması beklenemez.

Gelenekçiler, yenilenme çağrısı yapanları laik ve kaypak olarak niteliyorlar.

Yenilikçiler ise gelenekçileri, çağdaş İslam'ın karşı kaşıya kaldığı zorlukların özünü kavrayamamakla itham ediyorlar.

Geleneksel dini yapının neden tecdidi savunan teorisyenlerin fikirlerine, amaçlarına ve yöntemlerine kuşkuyla yaklaştığını çok iyi biliyorum. Bunun her zaman olduğunu da biliyorum, çünkü yenilenme çağrısının başarısı genellikle içtimai dengeleri değiştirmektedir ve bununla birlikte köklü dini yapılar güç, nüfuz ve değer kaynakları bakımından değişikliklere uğramaktadır. Bu sonucu doğrulamak istiyorsanız, toplumlarımızın modern ekonomiye entegrasyonundan önce zengin veya gözde olan insanları bir araştırın ve onları yeni dönem teorisyenlerle karşılaştırın: Bunlar nerede, onlar nerede?

Bu bilgileri serdetmedeki amacım, tüm dini ekolleri “yenilenme” fikrini benimsemeye davet etmektir. Zira yenilenme (tecdid) zaman içerisinde durmayan, belirli bir kişi veya konu ile de sınırlı olmayan sürekli bir harekettir.

Tecdid ve dönüşüm, doğal yaşamın bir özelliğidir. Hatta vazgeçilmez bir unsurudur. Bu hanif dinin, mensuplarının yaşamlarında aktif kalmasını, bir bütün olarak dünyanın yaşamıyla etkileşime girmesini istiyorsak, bu dünyada gerçekleşen dönüşümlere ayak uydurması gerektiğini de kabullenmemiz gerekir. Belki de bu durum alışageldik ve hoşumuza giden bazı şeylerden fedakârlık yapmayı da gerekli kılabilir.

Bu yenilenme (tecdid) çağrısını özellikle, Allah’ın emirlerine karşı gelmeme konusunda hassasiyet gösteren aynı zamanda modern medeniyet yürüyüşünün gerisinde kalmamayı da önemseyen müminlere yapmak istiyorum. Yenilenmenin herkese faydası vardır, hatta zaruri bir ihtiyaçtır.

Herhangi bir ülkedeki resmi dini kurum ve genel olarak din adamlarını destekleyen sosyal güçler bakımından bunun kolay bir şey olmadığını biliyorum.

İnsanların alışageldik ve hoşlarına giden fikirlerinden vazgeçmeleri kolay değildir. Yaşadıkları topraklarda tartışmasız kabul gören, kendi düşünce ufkunu şekillendirmiş düşünceleri tenkit süzgecinden geçirebilmek kolay olmasa gerek.

Belki de kendi toplumunda dışlanmaya maruz kalacak, dolayısıyla buna herkes güç yetiremez.

Bunun kolay olmadığı ortada, ama kimsenin seçim şansı olduğunu sanmıyorum. Yenilenme (Tecdid) bir yıl veya birkaç yıl geciktirilebilir. Ancak durdurmak imkânsızdır.

diğer görüş makaleler

Editörün Seçimi

Multimedya