Dünyadan Husilere ‘Suudi Arabistan’ tepkisi devam ediyor

Dünyadan Husilere ‘Suudi Arabistan’ tepkisi devam ediyor

Salı, 18 Haziran, 2019 - 12:30
Griffiths, 17 Haziran’da Amman’dan BMGK’ya video konferans aracılığıyla brifing verdi (Birleşmiş Milletler)
New York/Ali Berda
İran destekli Husi milislerinin Abha Uluslararası Havalimanı da dâhil Suudi Arabistan’daki bazı şehirlere yönelik saldırılarına karşı uluslararası arenadan kınamalar gelmeye devam ediyor. Bu çerçevede Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) mensup ülkeler, sorumluların hesap vermesi çağrısı yaptı.

BM’nin Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths, BM İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Mark Lowcock ve BM Dünya Gıda Programı (WFP) Genel Direktörü David Beasley’in brifingleri sonrasında BMGK’nın dönem başkanı ve Kuveyt’in BM Temsilcisi Mansur el-Uteybi önemli açıklamalarda bulundu. El- Uteybi, konseyin 15 üyesinin ortak tavrı olarak, Husilerin Abha Havalimanı’na yönelik 12 Haziran’da gerçekleştirdiği ve aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 26 kişinin yaralanmasına yol açan saldırıları güçlü bir şekilde kınadı.

Saldırıda yaralananlara acil şifa dileyen Uteybi, Suudi Arabistan hükümetinin yanında olduklarını belirterek, her türlü desteğe hazır olduklarını ifade etti. Kuveyt temsilcisi, bu saldırıların ve Suudi Arabistan’a yönelik saldırı tehditlerinin, uluslararası yasalara aykırı olduğunu, ulusal barış ve güvenlik için tehlike oluşturduğunu vurguladı. BM üyeleri adına konuşan Mansur el-Uteybi, tüm taraflara uluslararası insan hakları uyarınca yükümlülüklerini hatırlatırken, bu faaliyetlerde bulunanların, organizatörlerin ve finansörlerin hesap vermesi gerektiğini ifade etti.

WFP Genel Direktörü ise, insani yardımlara Husiler tarafından el konulmasını kınarken, yardım malzemelerinin ve personellerin ülke geneline hızlı ve güvenli bir şekilde dağıtılması gerektiğine dikkati çekti.

Martin Griffiths’ten önemli açıklama

Martin Griffiths ise, Amman’dan video konferans yoluyla BMGK’ya verdiği brifing sırasında, Husilere Suudi Arabistan’a karşı gerçekleştirilen saldırıların tekrarı konusunda uyarıda bulundu. Şiddetin tırmanmasına karşı endişelerini dile getiren Griffiths, Abha Havalimanı’na karşı son saldırılar da dahil, Suudi Arabistan’ın güneyindeki şehirlere yönelik saldırıların tekrarlanabileceğine dair derin bir endişe duyduğunu belirtti. Griffiths ayrıca, bu saldırıların barış çabalarını da baltalayabileceğine dikkati çekti. Mevcut siyasi gerginlikler bağlamında Yemen’deki siyasi sürecin karşısında bulunan “tehlikelere” de değinen BM Temsilcisi, Körfez İşbirliği Konseyi girişimi, yürütme mekanizması, Yemen ulusal diyalog sonuçları ve 2216 sayılı karar da dâhil tüm ilgili BMGK kararları uyarınca çatışmaya kapsamlı bir siyasi çözüm bulmaya çalıştıklarına dikkati çekti.

Martin Griffiths, her iki tarafın Yeniden Düzenleme Koordinasyon Komitesi üyelerinin, yeniden konuşlanma planının birinci ve ikinci aşamaların komite başkanı General Michael Lollesgaard ile yapıcı bir şekilde sürdürdüğünü ifade etti. Lollesgaard’ın, Stockholm Anlaşması kapsamında iki aşamalı bir uzlaşıya varma imkânına dair hala iyimser olduğuna dikkati çeken Griffiths, Yemen hükümetinin tavizlerine, anlaşmaya yönelik desteğine ve konu karşısında devam eden katılımına vurgu yaptı.

BM İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Mark Lowcock, ülkedeki çatışma ortamı nedeniyle bu yıl 250 binden fazla insanın göç ettiğini belirtti. 2018 yılının son çeyreği ve bu yılın ilk çeyreği arasında çocuk ölümlerinin ve yaralanmaların 3 katına çıktığını belirten Lowcock, Sana ve diğer bölgelerdeki saldırıların yanı sıra Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları kınayarak, bu saldırıların tehditlerinin arttığına dikkati çekti.

Yardımlara Husi engeli

WFP Genel Direktörü David Beasley ise, BMGK üyelerine, Dünya Gıda Programı’nın Yemen’deki insanlara yardımlarının engellendiğini ifade etti. BM’nin Husiler tarafından kontrol edilen bölgelere sağladığı gıda yardımlarına dikkati çeken Beasley, tüm yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştığını söyleyemeyeceğini, çünkü yardımların, Husiler tarafından ele geçirildiğini belirtti. David Beasley, “Biz, Husilerden hiçbir şey istemiyoruz. Tek isteğimiz, işimizi yapmamıza izin vermeleri” dedi. Husilerin yardımlara el koyması sebebiyle, bölgedeki gıda yardımlarını aşamalı olarak askıya alacakları konusunda uyarıda bulunan BM yetkilisi, “Eğer istediğimiz güvenceleri alamazsak, büyük ihtimalle bu hafta sonundan itibaren bölgedeki gıda yardımlarımızı aşamalı olarak askıya almaya başlayacağız. Eğer askıya alırsak, yetersiz beslenen çocuklar, hamile ve yeni doğum yapmış kadınlara yönelik beslenme programlarımızı da devam ettireceğiz” dedi.

İngiliz yetkili, Hudeyde anlaşmasını uygulamaları gerektiğini belirterek, son tırmanışın oldukça endişe verici olduğuna dikkati çekti. Husilerin Abha Havalimanına yönelik saldırılarını da kınayan Beasley, Husiler ve İran arasındaki görünür ilişkiler hususunda endişe duyduğunu ifade ederek, tüm taraflara “askeri faaliyetlerde kendilerini tutma” çağrısı yaptı.

ABD

ABD’nin BM Büyükelçisi Jonathan Cohen de Abha Havalimanı’na yönelik Husi saldırısını kınadı. Cohen, “Husilerin, bu tür saldırılar gerçekleştirmek yerine, İsveç’te verdikleri taahhütlerini yerine getirmesi gerekiyor” diyerek, İran’a da Husilere silah sağlamayı bırakma çağrısında bulundu. Jonathan Cohen ayrıca, Yemen’in komşularına yönelik bu tür saldırıların BM ve çatışma taraflarının kaydettiği ilerlemeyi tehdit ettiğine ve Yemen halkının çıkarlarına hizmet etmediğine dikkati çekti.

Rusya

Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vasiliy Nebenzya ise Yemen’de siyasi bir çözüm sağlamak için uluslararası çabaların birleştirilmesi çağrısında bulundu. Ülkesinin BM temsilcisine destek verdiğini söyleyen Nebenzya, askeri bir çözümün boşuna olduğunu belirtti. Rus Temsilci, Körfez’deki petrol tankerlerine yönelik saldırılar hususunda da uluslararası bir soruşturma komisyonu kurulması ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in OrtaDoğu’da yeni bir güvenlik yapısı kurma çağrılarına cevap verilmesi gerektiğini söyledi.

Fransa

Fransa’nın BM Daimi Temsilcisi François Delattre, yaptığı açıklamada, Husilerin Suudi Arabistan’daki Abha Havalimanı’na yönelik son saldırısının kabul edilemez olduğunu söyleyerek, saldırıyı şiddetle kınadıklarını vurguladı. Delattre, saldırıdan bu yana Suudi Arabistan tarafından başka insansız hava araçlarının ele geçirildiğini belirterek, İran’ın bölgedeki kamu ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla balistik füze yayma faaliyetlerinden endişe duyduklarını dile getirdi.

Endonezya

Endonezya temsilcisi Dian Triansyah Djani ise bölgedeki gerginlik karşısında endişeli olduklarına dikkati çekti. Özellikle de Suudi Arabistan’daki Abha Havalimanı’na yönelik saldırıyı güçlü şekilde kınadıklarını belirten temsilci, durumun bölge güvenliği ve istikrarını tehdit ettiğini vurguladı.

Yemen Temsilcisi Abdullah el-Saadi de yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’a yönelik İran rejiminin desteğiyle yapılan Husi saldırılarının, radikal milislerin oluşturduğu tehlikenin düzeyini yansıttığını ifade etti. Saadi, “Bu terör eylemleri, uluslararası topluma karşı sert bir meydan okumadır ve milislerin barışa inanmadıklarını açık bir şekilde göstermektedir. Yemen hükümeti, BMGK’yı bu milislere ve destekçi güçlere karşı gereken tüm önlemleri almaya çağırıyor” dedi.

Editörün Seçimi

Multimedya