ABD-İran geriliminde Irak'ta çatışma riski

ABD-İran geriliminde Irak'ta çatışma riski

Salı, 18 Haziran, 2019 - 10:45
Bağdat’taki Amerikan Büyükelçiliği yakınlarına güdümlü bir füzenin düşüşünden sonra Iraklı bazı gruplar endişeye kapıldı (AP)
Londra/Şarku’l Avsat
Iraklı silahlı gruplar, İran ile ABD arasındaki gerilimin devam ettiği bir durumda kendilerini ABD arasında çıkmasından sorumlu olmadıkları silahlı bir çatışma ortasında bulmaktan çekiniyor. İki taraf arasındaki karşılıklı gerilimin başladığı andan bu yana farklı gruplar, istenmeyen bir hatanın veya üçüncü bir tarafın müdahalesinin savaşa yol açabileceği konusunda uyarıyor.

ABD Büyükelçiliği’ne güdümlü füze

Bazı Iraklı grupları en çok endişelendiren şey, geçtiğimiz ay Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği yakınlarına güdümlü bir füzenin düşmesi. Her ne kadar güvenlik güçleri, söz konusu füzenin fırlatıcısını Irak’taki Haşdi Şabi (Halk Seferberlik Güçleri) sancağı altında faaliyet gösteren silahlı grupların kontrolündeki bir bölgede ele geçirmiş olsa da bu güce saldırının sorumluluğuna dair doğrudan bir suçlama yöneltilmedi.

El-Cadriye ve Beled’deki saldırılar

Bu hafta Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği’ne yönelik yeni bir füze saldırısı planlandığı konusunda çelişkili haberler yayınlanırken Iraklı siyasetçiler, yeni saldırının Irak Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi’nin el-Cadriye bölgesinde, Washington’un Irak’ın başkentindeki diplomasi merkezinin yakınlarında yer alan evini hedef aldığını söyledi. Başkent Bağdat’ın kuzeyinde Amerikan güçlerinin merkez edindiği bir askeri üssün hedef alındığına dair haberlerin gelmesi ile birlikte silahlı grupların liderlerinin endişelerinin büyüdüğü göze çarptı. ‘Fetih’ adı altında geniş bir meclis koalisyonunu temsil eden silahlı grupların yöneticileri, son gelişmeler hakkındaki endişelerini dile getirmek için adeta yarıştı.

Fetih Koalisyonu endişeli

Son birkaç günde Yeşil Bölge, Beled Üssü ve el-Cadriye bölgesine atılan havan topları ve füzelerden ötürü oldukça endişeli olduklarını belirten Fetih Koalisyonu, “Elde ettiğimiz verilere dayanarak bu saldırıların arkasında Irak ve halkının iyiliğini istemeyen günahkâr ellerin bulunduğuna inanıyoruz. Amaç, suyu bulandırarak düzene giren güvenlik olgusuna etki etmek ve bölgedeki gerginliği artırmaktır” şeklinde konuştu.

İran’a oldukça yakın olması ile bilinen Koalisyon, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Bu ceza gerektiren eylemleri kınayarak suçluların yakalanıp olabilecek en ağır şekilde cezalandırılması için hükümetin ve güvenlik teşkilâtının yanında durduğumuzu belirtmek istiyoruz”.

Independent Arabia’dan Ömer Latif’in haberine göre Fetih Koalisyonu, Hadi el-Amiri liderliğindeki Bedr Örgütü’nü, Kays el-Huzali liderliğindeki Ehl-i Hak gruplarını, Ahmed el-Esedi liderliğindeki İmam’ın Askerleri tugaylarını ve İran ile sıkı bir bağlantıda olan tüm toplulukları içeriyor. Konu hakkında bilgi sahibi olan kaynaklar, Fetih liderlerinin, İran’ın daha küçük boyuttaki Iraklı silahlı grupları ABD’nin ve Irak’taki müttefiklerinin çıkarlarına saldırmakla görevlendirmiş olmasından korktuğunu ifade etti.

Amerika’nın misillemeleri

Bu gelişmeler ABD’yi Irak’ta, Haşdi Şabi içinde taraf olması bakımından Fetih Koalisyonuna bağlı gruplara karşı intikamcı eylemlerde bulunmaya sevk edebilir. Kaynakların belirttiğine göre Fetih Koalisyonu liderleri, herhangi bir dış odaktan önce bu topraklardaki Iraklı silahlı grupları ayırt etmenin zor olduğunun farkında. Bu zorluk, bu grupların tamamını Amerika’nın olası tepkisi kapsamına yerleştiriyor.

Söz konusu liderlerin beklentileri, intikamcı askerî faaliyetlerle de sınırlı değil. Liderler bunun tüm halkı kapsayabilecek şekilde kişisel takipler, cezalar ve yolculuk, hareketlilik ve para transferine yönelik kısıtlamalar boyutuna ulaşabileceğini öngörüyor.

Üstelik Irak’taki geniş askerî etkinliğine rağmen siyasi süreç, bu gruplara ek bir meşruiyet kazandırdı. Nitekim Temsilciler Meclisi’nde temsil edilmeye başladılar ve bu durum onlara Başbakan Adil Abdulmehdi hükümetine katılım imkânı sağladı. ABD ile silahlı herhangi bir çatışmanın bu grupların tüm çıkarlarını tehlikeye sokması mümkün ki liderlerin asıl korkusu da bu. Kaynaklar, söz konusu grupların Amerika-İran geriliminin geleceği ve bunun kendi çıkarlarına yönelik olası etkilerini masaya yatırmak üzere liderler düzeyinde bir dizi toplantı gerçekleştirdi.

Haşdi Şabi, Washington ile iletişime geçiyor mu?

Kaynakların ifadesine göre Fetih Koalisyonunda temsil edilen grupların liderleri, mevcut krizdeki tutumları konusundaki gerçeği aracılar üzerinden ABD’ye açıklamak için uğraşıyor. Önde gelen bir Şii siyasetçinin aracılığı ile büyük gruplardan birinin lideri ile ABD Dışişleri Bakanlığı görevlileri arasında bir temas sağlandı.

Bu gelişme, içeride kendisinden yürütme organındaki payını talep eden taraflarca Abdulmehdi hükümetine yönelik baskıların arttığı bir zamanda yaşandı.

Hükümeti kuşatan baskılar

Önde gelen Şii Din Adamı Ammar el-Hakim liderliğindeki Ulusal Hikmet Hareketi’nin hükümetin siyasi muhalifleri arasında katıldığını açıklaması ile birlikte Irak Başbakanı, yeni bir siyasi müttefik kaybetti. Independent Arabia’da daha önce yayınlanan bir haberde el-Hakim’in, Abdulmehdi’ye karşı sabrının tükenmesinden ötürü muhalif olduğunu duyurmaya hazırlandığı belirtilmişti. El-Hakim, Abdulmehdi’den aylar boyu hükümet içerisinde siyasi konumuna yaraşır bir pay verilmesini talep etti ancak kendisini memnun edecek bir karşılık alamadı.

El-Hakim’in bu adımından birkaç gün önce önceki Başbakan Haydar el-İbadi de mezhepçi ve partizan ‘pay’laşmaya dayalı bir hükümete katılmayı reddettiğini duyurdu. Gözlemciler, elektrik dosyasına ilişkin olası halk gösterileri ile birlikte Irak Başbakanı’nı kuşatan bu baskıların yaz ayları boyunca daha da artacağını öngörüyor.

Gözlemcilere göre ABD ile İran arasında yaşanan krizdeki gelişmeler ve bunların, Irak’ın güvenlik ve siyaset düzlemine yansımalarına paralel olarak Abdulmehdi hükümetinin birkaç ay içerisinde rüzgâra kapılması mümkün.

Editörün Seçimi

Multimedya