Venezuela krizi ordu ile ABD arasındaki gerimle sınırlı kaldı

Venezuela krizi ordu ile ABD arasındaki gerimle sınırlı kaldı

Pazartesi, 17 Haziran, 2019 - 12:15
Karakas/Şarku’l Avsat
Venezuela’da siyasi destek arayan Juan Guaido ile dayanışma, ABD başta olmak üzere 50 ülkenin kendisini tanımasına rağmen çok sınırlı hale geldi.

Ülkenin sokaklarında gerçekleştirilen büyük çaplı sokak gösterileri 30 Nisan’da Guaido’nun başarısız darbe girişiminden sonra durdu. Maduro hükümetine hızlı bir şekilde son verdiği sanılan ve beş ay sonra aniden ortaya çıkan Guaido’nun siyasi kartı, ordu ile ABD arasındaki çatışma ile sınırlı kaldı.

Latin Amerika Washington ofisi siyasi analisti David Smith’in AFP'ye verdiği demeçte, “muhalefet yalnızca Maduro’yu deviremediği için değil ABD’nin yaptırımlarından dolayı fakirliğin artmasıyla da gücünün bir kısmını kaybetti” dedi.

Juan Guaido, 23 Ocak'ta başkan vekilliğini ilan etti ve rakiplerini Maduro'nun otoritesine karşı harekete geçirdi. Washington’un baskısı altında kalan ve feci ekonomik durumu daha da şiddetlendiren Maduro, geniş çaplı kurumsal gücüne, özellikle de yargı ve ordunun, muhaliflerini zayıflatmayı hedefledi.

Üst düzey askeri liderliğin Maduro’yu desteklemesine rağmen ordudaki ayrılıkları doğrular şekilde darbe girişiminden dolayı 15 milletvekili yargılanıyor. Millet Meclisi Başkan Vekili hapse atıldı, bazıları elçiliklere başvurdu, bir kısmı da yurtdışına kaçtı.

Statisticis Opinion Anketler Enstitüsü Başkanı Louis Vincent Leon, “Maduro’nun yönetme kabiliyeti geriledi yalnızca baskı ve güçle iktidarda kalma şansı var” dedi.

Enstitü tarafından Mayıs ayında yapılan bir kamuoyu araştırması, Juan Guido’nun destek düzeyini yüzde 65,7 olduğunu tahmin ederken, Maduro için bu oranın 2013’te göreve başladığından beri en düşük seviye olan yüzde 10,1 olduğu tahmininde bulundu. Guaido ve ABD, Venezuela ordusunun başkan Maduro’dan desteğini çekmesi için ısrarlarını sürdürüyor.

Ancak Leon, Juan Guido'nun girişimlerinin doğru hedefe yönelik olmadığını belirtti ve şöyle dedi: “Askeri liderlik toplu hareket eden ve geleceği, gücü ve fonlarını nasıl koruyacağının garantisi olmayan bir unsur.”

Ekonomik krizi içerecek manevra kabiliyeti bulunmayan Nicolas Maduro ve onu devirmeye gücü olmayan Juan Guido birbirini dengeliyor ama bu arada Venezuellalıların yaşam koşulları bozulmaya devam ediyor. Louis Vicente Lyons, "Kutuplar birbirlerini zayıflatıyor ve ülkenin sonsuza kadar olmasa bile birinin diğerini durduramayacağı yıkıcı bir dengeye varabiliriz” diyor.  David Smale ise Birleşmiş Milletler'e göre, Venezüella’da 2015 yılından bu zamana kadar gerçekleşen3.3 milyon kişinin kaçmasıyla gerçekleşen toplu göçlerin devam edeceğini öngörüyor.

Mayıs ayında, iki taraf, Norveç’in arabuluculuk yaptığı bir diyaloğun başlatılmasını kabul etti ve ilk kez kurum temsilcileri ile muhalefet arasında doğrudan görüş alışverişinde bulundu. Juan Guaido, herhangi bir arabuluculuğun, 2018'de yapılan şaibeli seçimlerin yeniden yapılaması ve başkan Maduro’nun istifa ettirilmesi gerektiğini düşünüyor.

Öte yandan Moskova ve Pekin tarafından desteklenen Maduro erken seçim yaparak muhalefetin elinde bulundurduğu tek kurum olan Ulusal Meclisi devirmekle tehdit ediyor.

Analistlere göre, Norveç arabuluculuğunun Maduro’ya zaman kazandırmış göründüğüne dair genel bir kanı olsa da aslında yorgunluk alameti görülen Guaido için bir nefes alma fırsatı verdi.  Guaido bir kısım muhalifler tarafından yabancı askeri müdahale isteği baskısı altında. Amerika bu seçenekten çok uzak görünmüyor. Ancak askeri seçenek, 2020 yılında yenilenecek Amerikan seçimlerinde Trump için kilit rol oynayan Latin Amerikalılar dikkate alındığında o kadar da basit görünmüyor. David Smale, France Press'e Caracas'tan verdiği röportajda "Trump'a göre, Venezuela'da güçlerin dengesi kazanmak kadar iyi bir seçenek” dedi. Zira Trump, mevcut durumun devam etmesi, (kampanya sırasında) ülkenin feci durumunu vurgulamasına, sosyalizmin işe yaramadığını göstermesine imkan tanıyacak.

Editörün Seçimi

Multimedya