Erdoğan: S-400’ler temmuz ayının ilk yarısında gelmeye başlıyor

Erdoğan: S-400’ler temmuz ayının ilk yarısında gelmeye başlıyor

Pazartesi, 17 Haziran, 2019 - 10:45
Ankara/Said Abdurrazık
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rus S-400 hava savunma sistemlerinin temmuz ayının ilk yarısında gelmeye başlayacağını söyledi.

Erdoğan, Tacikistan’ın başkenti Duşanbe’de düzenlenen Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (AİGK) 5’inci Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Ankara’nın S-400 anlaşmasından vazgeçme niyetinde olmadığını belirten Erdoğan şunları söyledi:

“S-400 konusu bitmiş vaziyette. Öyle zannediyorum ki temmuz ayının ilk yarısında artık onlar da gelmeye başlayacaktır. Bu konuyla ilgili takvimi arkadaşlarımız takip ediyor. İmzayı atmışız, her şeyi bitirmişiz. Karşı taraftan Rusya, bize vereceği kredide her türlü kolaylığı göstermiş ve gerçekten uluslararası piyasada olmayan faiz yüzdeleriyle bize bir kredi vermiş. Şimdi burada tükürdüğümüzü yalarsak devlet terbiyemize uymaz. Denim de devlet adamlığıma uymaz. Böyle bir şeyi yapamayız.” 

Cumhurbaşkanı, ABD Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan’ın 6 Haziran’da Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’a gönderdiği ve S-400 alınması halinde ABD yaptırımları olabileceğine işaret eden mektuba da değindi.

Erdoğan, söz konusu mektup nedeniyle Türkiye’nin tutum değiştirmeyeceğini belirterek,  “Milli Savunma Bakanlığı o mektuba karşı bir mektup konusunda çalışmasını sürdürüyor. Çok kısa zamanda belki de bu hafta içerisinde cevabi mektup gönderilecektir. Çerçevesi, içeriği belirlenmiş vaziyette” değerlendirmesinde bulundu.

“Geri adım atmayacağız”

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise, S-400 alımı konusunda, “Hiçbir şekilde bu konuda geri adım atmayacağız. ABD bize yönelik olumsuz adım atarsa bizim de atacağımız adımlar var” değerlendirmesinde bulundu.

ABD’nin Türkiye'yi, ABD'nin Düşmanlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası’na (CAATSA) dahil etmeye çalıştığına dikkat çeken Çavuşoğlu, "Biz bunu tercih etmeyiz ama ABD bize yönelik olumsuz adımlar atarsa CAATSA ile ilgili, bizim de buna karşı atacağımız adımlar vardır. Zaten bunun çalışmalarını Cumhurbaşkanımız liderliğinde yapıyoruz. Yeri geldiği zaman bunları da açıklarız” diye konuştu.

Ankara’nın NATO'nun da yer aldığı bir çalışma grubu kurulması teklifi yaptığını hatırlatan Çavuşoğlu açıklamasının devamında şunları söyledi:

"Ortaya attıkları iddiaların doğru olmadığını zaten teknik bilgisi olmayan insanlar da biliyor. Neymiş efendim, S-400'ler F35'in sistemine girebiliyormuş. Eğer bu iddialar doğruysa zaten Suriye'de S-400'ler var ve yüzde yüz Rusya'nın kontrolünde. Bize gelecekler tamamen bizim kontrolümüzde olacak ve NATO'ya tehdit olmaması için biz zaten ön şartlarımızı en başından koyduk" dedi.

ABD'nin Türkiye’ye Patriot teklif ettiğini ancak Patriot alımı konusunda Kongre'den geçme garantisi veremediğini vurgulayan Çavuşoğlu, “Yarın bize yönelik herhangi bir saldırı olduğu zaman NATO'nun bizi koruyacak bir kapasitesi yok. NATO bizim hava sahamızın yüzde 30'unu koruyabiliyor” dedi. 

Akar, Shanahan ile mektup hakkında görüştü

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, ABD Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirerek söz konusu mektuptaki müttefiklik ruhuna uygun olmayan üslup ve yaklaşımdan duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.

Bakanlık tarafından görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

"Bakan Akar’ın ABD’li muhatabı tarafından gönderilen mektuptaki müttefiklik ruhuna uygun olmayan üslup ve yaklaşımdan duyduğu rahatsızlığı ifade ettiği görüşmede başta F-35 olmak üzere ABD ve Türkiye arasındaki ikili güvenlik ve savunma iş birliği konularında karşılıklı görüş ve talepler dile getirildi. Söz konusu görüşmede iki bakan, Brüksel’de yapılacak NATO Savunma Bakanları Toplantısı’nda diyalogun sürdürülmesi çerçevesinde bir araya gelme konusunda mutabık kaldılar.”

Kalın, Bolton ile telefonda görüştü

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da geçen perşembe akşamı ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton ile Shanahan’ın Akar’a gönderdiği mektup hakkında bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Erdoğan’dan Macron’a tepki

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'den Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerini sona erdirmesini isteyen Fransız mevkidaşı Emmanuel Macron’a tepki gösterdi.  Erdoğan konuya ilişkin şunları söyledi:

 “Doğu Akdeniz'de söz söyleme hakkı olanlar konuşabilir. Fransa'nın Doğu Akdeniz'de söz söyleme hakkı nereden çıktı? Doğu Akdeniz'e kıyıdaş mı? O kendine göre gelin güvey oluyor. Böyle bir şey yok. Kıbrıs'ta biz garantör ülkeyiz. Yunanistan ve İngiltere de garantör ülke. Bu ülkeler bir şey söylerse anlarım. Fransa'nın ne işi var burada? Eğer diyeceksen ‘benim de TOTAL şirketim anlaşmalar yapmış’ bırak da TOTAL konuşsun o zaman. O da nereye kadar bu konuda konuşmasını sürdürebilir, ayrı mesele. Senin Fransa olarak böyle bir şey söyleme hakkın, yetkin yok. Uluslararası hukuka göre Kıbrıs'ın bütününde yaşayan halk, oradaki sulardan çıkan bütün imkan neyse onu ortaklaşa paylaşır. Orada benim soydaşımın hakkı var. Biz bu hakkın takipçisiyiz. Bu hakkı yedirmeyiz. Sayın Macron bu işlerde çok acemi. Halen alışamadı bu işe. Herhalde alışana kadar da çok vakit geçecek.”

MED-7 Zirvesi’nde Kıbrıs vurgusu

Avrupa Birliği (AB) üyesi 7 güney Avrupa ülkesinin devlet veya hükümet başkanlarının katılımıyla Malta’da düzenlenen MED-7 grup Zirvesi sonuç bildirgesinde, Türkiye eylemlerini durdurmazsa AB’den Kıbrıs için dayanışma konusunda uygun tedbirleri almasını isteriz” ifadelerine yer verildi.

AFP’ye göre zirvenin ardından açıklama yapan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, "AB bu konuda zayıflık göstermeyecek" ifadesini kullandı.

Türkiye, 4 Mayıs 2019 tarihinde Doğu Akdeniz’de Fatih Sondaj Gemisi ile sondaj çalışmalarını başlatmıştı.

Güney Kıbrıs Rum Kesimi buranın kendi münhasır ekonomik bölgesi olduğunu öne sürerken Türkiye bu bölgenin kendi kıta sahanlığı içerisinde yer aldığını savunuyor.

AB, bu konuda Güney Kıbrıs Rum Kesimi’ni desteklerken Mısır, Türkiye'yi Doğu Akdeniz'de sondaj yapma niyeti nedeniyle uyararak tek taraflı atılacak herhangi bir adımın bölgenin güvenlik ve istikrarına zarar verebileceği açıklamasında bulundu.

Editörün Seçimi

Multimedya