Irak'ta yeni bir derin devlet mi kuruluyor?

Irak'ta yeni bir derin devlet mi kuruluyor?

Perşembe, 13 Haziran, 2019 - 12:45
Devlet görevi, Irak’taki en önemli gelir kaynağın (Reuters)
Londra/Şarku'l Avsat
Irak parlamentosunun en büyük iki bloğu arasındaki gizli müzakereler, kurulmakta olan büyük bir yürütme organı üzerine bir anlaşma ile sonuçlandı. Bu yürütme organı, üst düzey makamları bölüştürmekten sorumlu olacak ve tüm devlet kurumlarındaki işe alım sürecini kontrolünde bulunduracak.

Devlet görevi, en önemli gelir kaynağı

2003’ten bu yana özel sektörde zayıflığın yaşandığı ve ülkenin gelir ekonomisinin devletin sivil ve askerî kurumlardaki memurların, emeklilerin ve çalışamayacak durumda olanların maaşlarını ödemek için senelik olarak neredeyse yarısını harcadığı petrol gelirleri ile bağlantılı olduğu bir durumda devlet memurluğu, Irak nüfusunun büyük çoğunluğu için en önemli gelir kaynağı haline geldi. Irak hükümeti, kamu sektöründe çalışan memurların sayısına dair detaylı veriler sunmamakla birlikte uzmanların değerlendirmesine göre devletten maaş alan yaklaşık yedi milyon Iraklı bulunuyor ve yıllık olarak ödenen maaşların tutarı, toplamda yaklaşık 40 milyarı buluyor.

Siyasi görev

Independent Arabia'dan Ömer Latif'in analizine göre Devlet memurluğunun taşıdığı büyük maddi değerden ötürü Irak’ta siyaset alanında da geniş bir istihdam sağlandı. Nitekim partiler, geçtiğimiz yıllarda devlet kurumlarına kendi destekçilerini atadı. Bununla birlikte önceki Başbakan Nuri el-Maliki’nin ilk görev döneminde petrol ücretlerinin oldukça yükselmesinden ötürü ‘malî bolluk seneleri’ olarak bilinen 2008-2010 yılları arasında devlet memurlarının sayısında büyük bir patlama yaşandı. İlk Maliki hükümeti, devletin farklı kurumlarına yüzbinlerce kişi atadı. Maliki, sonuçlarını çok geçmeden yani 2010 genel seçimlerinde aldığı bu adımla görülmemiş bir halk desteği kazandı. O zamandan beri Maliki’nin, büyük oranda ilk hükümetinin ve daha düşük düzeyde ikinci hükümetinin atadığı memurlar arasındaki popülerliğinden büyük bir destek aldığı biliniyor. Bu atamalar, devlet kurumlarının belirli pozisyonlarda duyduğu ihtiyacın göz önüne alındığı belirgin bir politikaya dayanmıyordu. Üstelik bir kargaşa hâkim olarak devlet memurluğunda aracılıklar ve siyasi hesaplar benimsendi.

Gevşeklik ve tasarruf

Bu durum, Irak devletinin idarî organında büyük bir gevşeme ile sonuçlanarak devlet kurumlarında verilen görevlerin yerine getirilmesinde büyük bir başarısızlığı beraberinde getirdi. Petrol fiyatlarının küresel çapta düşmesi ve Irak’ın gelirlerinin yaklaşık üçte bir oranında gerilemesi sebebiyle önceki Başbakan Haydar el-İbadi hükümeti, kamu görevlerine yönelik atama politikasında sıkı bir denetim yürütmek zorunda kaldı. Nitekim kamu görevleri rüşvet kapısına dönmüş ve bazı görevlere atanmaların karşılığı yaklaşık 10 bin dolara ulaşmıştı.

Sairun ve Fetih anlaşması

Yükselen Iraklı partiler, ‘pay’laşma yönteminin kökleşmesinde siyasi güçlerin hırsları ile baş edemiyor gibi görünen mevcut Başbakan Adil Abdulmehdi döneminde ilgi alanlarındaki atama sürecini kontrolünde bulunduruyor. Independent Arabia’nın üst düzey siyasî kaynaklardan aldığı bilgilere göre Irak parlamentosundaki en büyük bloğu temsil eden Sairun Koalisyonu ile milletvekili bakımından ikinci bloğu temsil eden Fetih Koalisyonu, kamu istihdamı politikasında son kararı verecek olan bir ‘Federal Hizmet Meclisi’ kurmak için haftalarca süren detaylı müzakereler yürüttü. Kaynaklara göre söz konusu müzakereler, İran’a yakın Irak İslamî Meclisi’ne liderlik eden din adamı Hemmam Hamudi’nin Federal Hizmet Meclisi başkanlığına seçilmesi ile sonuçlandı. Hamudi’ye Sadrcı hareketin aday gösterdiği bir isim vekalet edecek. Sadrcı hareket, Sairun Koalisyonundaki en büyük gücü oluştururken Hemmam Hamudi, Fetih Koalisyonu içerisinde yer alıyor.

Maliki’nin derin devletinin dağılması

Kaynaklar, Hizmet Meclisi kurulmasına dair müzakerelerin, öne çıkan siyasi güçlerin üst düzey memurların bakansız bir şekilde değiştirilmesine ilişkin olarak yürüttüğü paralel müzakereleri bozduğunu ifade ediyor. Söz konusu üst düzey memurlar ise en önemli hükümet kararlarının alındığı farklı devlet kurumlarında çalışan özel dereceli memurlar, genel müdürler ve bakanlık temsilcileridir. Bunların sayısı yaklaşık 4500 olup çoğunluğu, Maliki’nin birinci ve ikinci döneminde, bugün derin devlet olarak bilinen ve herhangi yürütme kararını, kolaylaştırmayı veya resmi bir yönelimi engelleyebilecek durumda olan oluşumu sağlamak üzere göreve getirildi. Bununla beraber kaynaklar, Irak’taki bu derin devletin dağıldığına ve bunun sonucunda mevcut Irak siyasetinde etkin olan parti ve isimlerin destekçilerinin atandığına işaret ediyor. Bu, aradaki farkın pek de büyük olmayacağı anlamına geliyor. Bu verilere göre Federal Hizmet Meclisi, çoğu Maliki’yi destekleyen üst düzey binlerce memuru işten atma görevini üstlenerek başka partileri destekleyen alternatifleri atayabilmek için alan açacak. Hizmet Meclisi’nin kuruluşuna dair yasa metni, kesinlik kazanmak için parlamentoya sunulmak üzere haftalardır yürütülen siyasi müzakerelere bağlı olarak oluşturuldu.  

‘Pay’ tahsisi

Yakın zamanda parlamentoya sunulacak olan yasa önerisine göre Hizmet Meclisi, Irak halkının tüm bileşenlerini temsil etmesi öngörülen bir başkan, bir yardımcı ve on üyeden oluşuyor. Bu, mezhepçi ve etnik partilerin çıkarları açısından emin olması için üst düzey memurların tercihinde mezhep, ırk ve kabile temelli ‘pay’laşma yöntemine itibar edildiğinin açık bir göstergesidir. Fetih ve Sairun blokları, yeni oluşumda cumhurbaşkanı ve yardımcısı makamlarını ellerinde bulundurmakla birlikte on üye koltuğu, kendilerini memnun etmek adına mezhep ve kabile temelli partilere dağıtılacak. Gözlemcilere göre Federal Hizmet Meclisi’ne egemen olmak, bazı siyasi partilere devletin farklı organlarında geniş bir yandaş memur tabanı oluşturma imkânı sağlayacak.

Editörün Seçimi

Multimedya