Griffiths'le ilgili güven krizi çözülme yolunda mı?

Griffiths'le ilgili güven krizi çözülme yolunda mı?

Çarşamba, 12 Haziran, 2019 - 08:00
Muhammed Ali Sekkaf
Yemenli yazar
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı Rosemary DiCarlo Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’a ulaştı. DiCarlo;Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths’e yönelik şikayetleri, Yemen hükümetinin BM Özel Temsilcisi’nin BMGK’nın Yemen krizi ile ilgili kararlarına bağlı kalacağı konusunda talep ettiği güvenceleri ve Yemen’de siyasi çözümün referanslarını görüşmek için Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi ve Yemen hükümetinden yetkililer ile bir araya geldi.

BM Genel Sekreteri Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı DiCarlo’nun Suudi Arabistan ziyareti ile Yemen meşru hükümeti ile BM arasındaki sıkıntılı durumda bir rahatlama yaşanması umuluyor.

BM Sorumlusu’nun Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı İbrahim El-Assaf ile KİK Siyasi İşler ve Müzakerelerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Abdulaziz El-Uveyşık’la görüşmesinin ardından her ikisi de BM’nin Yemen’deki çalışmalarına ve BM Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths’in çabalarına desteklerini dile getirdiler. DiCarlo Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi ile de görüştü. Bu görüşmede; Özel Temsilci Griffiths’in çalışmaları, İsveç anlaşması’nın hayata geçirilmesi yolunda ilerleme, KİK’in girişimi ve uygulama mekanizmaları ile BM’nin ilgili bütün kararları temelinde siyasi bir çözüme ulaşmak için diyaloğa geri dönmek gibi meseleler ele alındı.

BM Haberleri bültenine göre DiCarlo; görüşmelerin verimli geçtiğini belirterek hükümeti İsveç anlaşmasının tam olarak uygulanmasına bağlı kaldığı için Cumhurbaşkanı Hadi’ye teşekkür etti. BM bülteni DiCarlo’nun, Husilerin temsilcileri ile görüşmek için Sana’yı ziyaret edeceğinden ise bahsetmedi ki bu da kendi başına BM’nin Yemen meşru hükümetine yönelik olumlu bir jestidir.

Yemen meşru hükümeti ile BM arasındaki kriz yaz yağmuru gibi geçici midir yoksa bir güven krizi midir? Bunun nedenleri nelerdir?

Geçtiğimiz mayıs ayında Cumhurbaşkanı Hadi, BM Genel Sekreteri Guterres’e gönderdiği mektubunda; BM Yemen Özel Temsilcisi Griffiths’in Yemen halkının gerçekleşmesini umut ettiği siyasi çözüm fırsatlarının kaybolmasına yol açabilecek ihlallerinin devam etmesini kabul etmeyeceğini vurguladı. Griffiths’in 15 Mayıs’ta BMGK’deki bilgilendirme oturumunda BM’nin yaptırım uyguladığı kişiler arasında yer alan savaş suçlusu “Abdulmelik Husi”yi öven ve kendisini bir barış güvercini olarak sunan konuşmasında yer alan ifadeleri, BM Genel Sekreteri’nin kendisine verdiği yetkinin “açık bir şekilde ihlali”nin bir örneği olarak saydı.

Uzun yılların ardından tekrar görevine dönen Yemen meclisinin hükümete; başta 2015 yılında alınan 2216 sayılı karar olmak üzere BM’nin ilgili kararlarına bağlı kalacağını ve İsveç anlaşmasını teorik ve pratik olarak uygulamayı taahhüt edene kadar BM Özel Temsilcisi Martin Griffiths ile temaüle ara verilmesi çağrısında bulunması BM’ye yönelik tutumun daha da keskinleşmesine yol açtı.

Griffiths’in aleyhine olan bu ifadeleri ve doğruluklarını nasıl değerlendirebiliriz?

BM Yemen Özel Temsilcisi Griffiths’in ofisi tarafından 15 Mayıs’ta yapılan ve Husileri öven resmi metne dönerek bunu yapabiliriz.

Bu metnin Yemen meşru hükümeti ile ilgili bölümündeÖzel Temsilci şunu vurgulamıştı: "Yemen hükümeti, birinci aşamada kararlaştırıldığı gibi yeniden konuşlanma konusundaki yükümlülüklerini yerine getirmede kararlıydı. Bu da son derece memnuniyet vericiydi. Cumhurbaşkanı Hadi’ye devam eden liderliği için minnettarım. Kendisi şahsen Hudeyde anlaşmasının tam olarak uygulaması konusunda çok kararlıydı. Birçok kez yeniden konuşlandırmanın büyük bir öneme sahip olduğunda ısrar etmişti.”   

Husiler ile meşru hükümet ve cumhurbaşkanına yönelik kelimelerin kullanımında büyük bir fark olduğu açıktır. Bu durum, BMGK kararları ve uluslararası toplum tarafından tanınmış bir meşru hükümet ile ilişkilerde doğal ve gereklidir. Ancak, uluslararası toplum tarafından tanınmasa da krizin çözülmesi için temel olan bir taraf ile ilgili uygun ifadeler kullanılması da doğaldır.

BM Genel Sekreteri ise Cumhurbaşkanı Hadi’nin mektubuna verdiği açık yanıtında Martin Griffiths’e güvendiğini vurguladı. Arap meseleleri ile ilgili en önemli uluslararası uzmanlardan biri olarak Özel Temsilci’nin; çatışmaların çözümü, müzakareler ve insani işler konusunda sahip olduğu geniş deneyime dayanarak hem hükümet hem de Husileri destekleme çabalarını arttıracağının altını çizdi.

Buradaki sorun, meşru hükümetin Griffiths’e yönelik rahatsızlığının yeni olmamasıdır. Daha önce de Yemen Dışişleri Bakanı Halid El-Yemani birkaç kez ve Şarkul Avsat’a yaptığı açıklamada BM Yemen Özel Temsilcisi’ni eleştirmişti. Dışişleri Bakanı bu açıklamasında; Özel Temsilci’nin sunduğu yeniden konuşlandırma planının, 8 Şubat’ta General Lollesgaard’ın sunduğu ve o dönemde Husi milislerin reddettiği planın aynısı olduğunu belirtmişti. BM Özel Temsilcisi’nin ahlaki bir sorumluluğa sahip olduğunu ve Yemen Cumhurbaşkanı’na devlet kurumunun Hudeyde’ye döneceğini taahhüt ettiğini vurgulamıştı. Bu açıklamadan kısa bir süre sonra 20 Mart’ta Dışişleri Bakanı’nın kendisi BM Genel Sekreteri’ne; BM Gözlem, Doğrulama ve Teftiş Mekanizması’nın Cibuti’den Hudeyde limanına taşınması ile ilgili işlemlerin görüşülmesi konusunda Husi milisler ile anlaşmaları nedeniyle Yemem Özel Temsilcisi Griffiths ve Sana’daki BM ekibini protesto eden bir mesaj göndermişti.

Elbette BM üyesi ülkeler,gerektiğinde görevlerini yerine getirme yöntemleri konusunda uluslararası temsilcileri eleştirme hakkına sahiptir. Ama Yemen meselesinde durum farklıdır. Çünkü bir tarafta meşru bir hükümet diğer tarafta ise meşru olmayan bir taraf vardır.

Yakın bir zamanda Libya krizinin taraflarından biri; BM Libya Özel Temsilcisi Gassan Selame’yi diğer taraf ile ilişkisi ile karşılaştırıldığında kendilerine karşı yanlı olmakla suçlamıştı. Ama sonunda Gassan Selame ile ilişkilerinde bir çözüm ve uzlaşıya ulaştılar.

Aynı şeyin Yemen krizinde de yaşanmasını ümit edebilir miyiz yoksa Yemen krizi Libya’dan daha karmaşık ve zor mudur?

Yemen meşru hükümeti içerisindeki bazı tarafların, Griffiths’in Yemen’deki misyonuna yönelik nasıl bir tutum belirlenmesi ile ilgili görüşleri ve kendisine yöneltilen eleştiriler, sonunda kendisi ve BM ile yeni bir sayfanın açılmasını ve bazılarının dış sahneden uzaklaştırılmasını gerektirebilir mi?

diğer görüş makaleler

Editörün Seçimi

Multimedya