‘Fatımiyyun’ Tugayı ABD ile yüzleşmek için Suriye’yi terk ediyor

‘Fatımiyyun’ Tugayı ABD ile yüzleşmek için Suriye’yi terk ediyor

Perşembe, 6 Haziran, 2019 - 07:15
Hüda Huseyni
Lübnanlı gazeteci-yazar ve siyasi analist
Tahran ve Washington arasındaki savaş oyununda kimin kimi aldatmaya çalıştığı gerçekten bilinmemektedir. Önemli olan İran'ın gerçek yüzünü, eğittikleri, besledikleri ve sonra ateşe attıkları milisleri aracılığıyla ortaya koymuş olmasıdır.

ABD Başkanı Donald Trump, bu savaşın "İran'ın resmen sonu" olacağını söyler söylemez Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani, Ortadoğu'daki İran destekli milis liderlerini ‘vekâlet savaşına hazırlanmaları’ yönünde teşvik etmeye başladı. Bu milisler arasında Lübnan merkezli Hizbullah, Irak merkezli Haşdi Şabi ve İran Devrim Muhafızları çatısı altında Suriye’de savaşan Hazaralardan müteşekkil ‘Fatımiyyun’ Tugayı var.

Tugayın Suriye'yi terk etmesi, Tahran'ın tamamen farklı bir savaşa hazırlandığı anlamına geldiği belirtildi. Hazara Afganları, Afganistan'daki Şii azınlığa mensuplar ve ‘Fatımiyyun’ Tugayı’nın büyük bir kısmını oluşturuyorlar. Suriye'deki savaşlarında ağırlıklarının çok ötesinde işler yaptılar.

Suriye’deki savaşın sonuçlarına odaklananların çoğu, DEAŞ militanlarının ülkelerine geri döndüklerinde yaratabilecekleri tehlikeleri dillendirirken, Suriye cephesini terk edip kendi ülkelerine dönen binlerce İran yanlısı milisin yaratacağı etkileri göz ardı ettiler.

Beşşar Esed rejimini savunmak için savaşan Suriye'deki ‘Fatımiyyun’ Tugayı milislerinin sayısı etrafındaki tahminler farklılık gösteriyor. Afgan bir araştırmacı olan Ahmed Şuca Cemal, sayının 50 bine ulaştığını belirtti. Bunların çoğu kendi istekleriyle gönüllü oldular. Zira nispeten yüksek maaşlar onları cezp etti, kendilerine Suriye'den döndüklerinde İran'da vatandaşlık veya ikamet vaadinde bulunuldu. Bazıları ise yasal sorunların yol açtığı zorlu bir ekonomik krizden sonra gönüllü olmaya zorlandı.

Cemal, son iki yılda binlerce olmasa da yüzlerce kişinin İran'a döndüğünü belirtti. Bu milisler bölgedeki güvenlik veya Amerikan çıkarları için gerçek bir tehdit oluşturacaklar mı? İran'da özellikle de vekâlet savaşları etrafındaki tartışmaların alevlendiği bir dönemde, izlenmesi gereken budur.

İranlı bir kaynak, son 3 ayda, İran milislerine mensup olan ve Irak, Suriye ve Lübnan'da vekâlet savaşları yürüten yüzlerce savaşçının, Kasım Süleymani'nin sel felaketi için yardım talebine yanıt olarak İran'a akın ettiğini bildirdi.

Büyük sel felaketi geçtiğimiz Mart ayında başladı ve İran'daki 31 ilden 25'inde büyük alanların tahrip olmasına neden olarak, yaklaşık 2,5 milyar dolar zarar verdi.

Irak merkezli Haşdi Şabi milisleri, yardım talebine ilk cevap verenler arasındaydı. Ardından ise ‘Fatımiyyun’ Tugayı yardıma koştu. ‘Fatımiyyun’ Tugayı daha sonra, Batı İran'ın Loristan kentinde yardım ve yeniden inşa desteği sağlayan Afgan tugayının resimlerini sosyal medya hesaplarında sergiledi.

Savaşçılarının fotoğrafları ve Suriye'deki fedakârlıklarının övgüsü gibi, milislerin Internet üzerinden daha önce yapmış oldukları paylaşımlardan oldukça farklıydı. İranlılar bu malzemeden, İran'ın Suriye savaşına katılımının zirvesinde olduğu dönemlerde çok etkilendiler.

Binlerce kişi savaş alanlarında öldürülen Afgan Hazara savaşçılarını anmak için toplanırdı. Moskova ise tam tersini yaptı. Suriye'deki Rus paralı askerlerinin cesetlerini ailelerine gizlice teslim etti ve sessizce aile mezarlıklarına defnedilmesini sağladı. ‘Fatımiyyun’ Tugayı savaşçılarının mezarları ise Tahran’ın merkezinde konuşlandırıldı.

Ancak İran kamuoyu, bu konudan övgüyle bahsetmedi. İran adına vekâlet savaşı yürüten milislerin sel baskınları bahanesiyle İran'ın en merkezi yerlerine akın etmesi, şiddetli tepkilere neden oldu. Bazıları, İran yanlısı milislerin iç cepheye geri dönmesinden rahatsız oldular. Zira bunun İran’da artan rejim değişikliği olasılığına yönelik bir rahatsızlık belirtisi olabileceğini düşünüyorlar.

‘Yerel kültür savaşları’ baskısı altındaki İran kamuoyu ile ABD’ye meydan okumaya kararlı rejim yanlısı militanlar arasındaki siyasi gerginlik artıyor. muhafazakâr din adamları, en ağır ekonomik yaptırımlar altında dahi Batı etkisini tamamen sınırlandırmaya ya da azaltmaya çalışıyor.

Selden etkilenen bölgelerdeki İranlılar ve muhalif aydınlar, sosyal medyayı hayal kırıklıklarını gidermek için kullanmaya başladılar. Muhalif aydınlar, ayrıca yetkililerin dış uzantılardan yardım talebinin, hükümetin halkın taleplerine cevap verememesi ve çok sayıda krize müdahale edememesi nedeniyle İran'daki potansiyel huzursuzluğu hafifletme amaçlı olduğunu düşünüyorlar ve bu durumdan şikâyetçiler.

Öte yandan eğer ABD, Taliban ile bir anlaşma imzalar ve bu durum daha fazla ABD askerinin geri çekilmesine yol açacak olursa, ‘Fatımiyyun’ Tugay savaşçılarının bir bölümünün Afganistan'a dönmesinin yaratabileceği etkilere dair endişeleri artıracaktır.

Afganistan'daki resmi ve diğer karar vericiler, bu milislerin geri dönüşünün iyi mi yoksa kötü mü olacağı konusunda aynı fikirde değiller. Bir yandan Afgan güvenlik güçleri, bir başka istikrarsızlık kaynağı olma korkusuyla eski ‘Fatımiyyun’ Tugayı milislerini ülkelerinden çıkarttılar.

Öte yandan ise çıkarlarını savunmak isteyen ve hükümetin dışında kalan Afgan Şii seçkinler, Afganistan'ın hiç bitmeyen savaşının bir sonraki aşamasında Taliban ve DEAŞ gibi Sünni radikal unsurlara karşı savaşmak için bu tecrübeli milislere sahip olmanın yararlı olduğunu düşünüyor.

Bir zamanlar adamları Sovyetlere karşı savaşmış Hazara Lideri Muhammed Muhakkik -ki Eylül ayında yapılacak seçimlerde eski içişleri bakanı Hanif Atmar ile beraber Cumhurbaşkanı Eşref Gani'ye karşı Cumhurbaşkanı adayı oldu- ‘Fatımiyyun’ Tugayı milislerinin ülkede özgürce yaşamalarını istedi. 1990'larda, aynı Muhakkik, İran Devrim Muhafızları’nın bir kolu olan  ‘Kerem’ milislerinden faydalanmıştı.

Suriye'deki savaşları sırasında saflarında birçok bölünmeler ve isyanların yaşandığına dair söylentiler var. Düzensiz bir tugay görüntüsü veriyorlar, ancak savaşma ve hayatta kalma yeteneklerini gösterdiler.

Dönemin milis lideri Ali Rıza Tamassuli, 2012 yılında Suriye’de savaşmak için 80’lerde İran-Irak savaşında savaşan kuvvetlerin kalıntıları olan bir grup Afganlı göçmeni bir araya topladı. Bu Şii Afgan savaşçıları şimdi kendilerini bir kez daha, ABD ile İran arasındaki jeopolitik rekabetin ortasında buluyorlar.

İran'ın uzantılarına olan bağımlılığı yeni değil, ancak bu sefer dikkat çekici ve bu durum, Hizbullah’ın Lübnan’daki Genel Sekreteri Sayın Hasan Nasrallah’ın yaptığı konuşmaya yansıdı. Bir taşla iki kuş vurmak istiyor: İran’ın ABD’ye karşı savaşına katılmakla ve Lübnan’da bu yaz ABD çıkarlarına darbe vurmakla tehdit etti.

Kasım Süleymani'nin ‘Fatimiyyun’ Tugayı gibi milisleri vekâlet savaşı yürütmeye davet etmesi ve yeniden yönlendirilmesi, İran rejimindeki bir değişikliğin ABD’nin Afganistan’dan çıkma stratejisi üzerinde beklenmedik etkiler yaratacağına işaret ediyor.

Kaos sadece İran'da değil, Afganistan'da da yayılacak!

diğer görüş makaleler

Editörün Seçimi

Multimedya