Gelecek savaşı

Gelecek savaşı

Pazartesi, 3 Haziran, 2019 - 07:45
Gelecek savaşı, Google ve Apple gibi ABD şirketleri ile Huawei gibi Çinli şirketler arasında yaşanıyor. Ganimetleri farklı olan bu savaşın artık alanı da farklı. Bugün yaşanan Üçüncü Dünya Savaşı, tıpkı İkinci Dünya Savaşı’nda olduğu gibi Avrupa veya Asya savaş sahnesinde değil, geleceği şekillendiren modern teknoloji alanında gerçekleşiyor.

ABD, Huawei ve iştiraklerine tehdit ve yaptırımlar uygulayarak ve ABD ürünleri satın almalarını önleyerek Çin'in yeteneklerini test etmeye karar verdi. Ancak, teknoloji uzmanları ABD kararının en büyük kaybedeninin Huawei değil, Apple olduğunu söylüyor. Çünkü eğer Çin, Apple'ı boykot etmeye karar verirse, şirket gelecek yıl kârının yüzde 26'sını kaybedecek.

Bugün Çin merkezli Huawei, dünyadaki 5’inci nesil (5G) altyapının gerçek kurucusudur ve bu teknolojinin kraliçesidir. Elbette 5G, savaşlar hakkında bir şey bilmeyenlerin söylediği gibi beşinci nesil bir savaş değildir. Aynı şekilde 3G ve 4G de üçüncü ve dördüncü nesil savaşlar anlamına gelmiyor. Savaş türleri bu şekilde sınıflandırılmıyor, ancak yeni uzmanlarımızın bu konudaki bilgisizliği bizi üzüyor.

Dünyada şuana kadarki savaşlar; bazı devletler arasında düzenli orduların karşı karşıya geldiği geleneksel savaşlar ve geleneksel olmayan asimetrik savaşlar (asymmetrical warfare) olarak iki türde gerçekleşti. Bunun dışında, aslında gerçekte olmayan mecazi savaşlardan bahsediyoruz. Bununla birlikte 5’inci nesil savaşlar olarak adlandırılan ve mecazi olan herhangi bir savaş da yok.

Çin ile ABD arasında şimdiye kadar yaşanan teknolojik savaş veya teknolojik rekabet ise geleceği şekillendiren bir savaştır. Peki, ne tür teknolojilerle yönetiliyor? Kimin teknolojisi ve doğal olarak ekonomisi daha üstün? Hangisi dünyanın birinci süper gücü?

Japon asıllı ABD’li siyaset bilimci ve ünlü düşünür Francis Fukuyama, içinde bulunduğumuz yüzyılı, Çin’in yüzyılı olarak nitelendiriyor. Bu da Çin’in dünya düzenine egemen olacağı anlamına geliyor. Tabii ki, Çin sistemi insanlık tarihinin sonu olmayacak. Fukuyama, demokratik sistemin liberal biçimde sürdüğüne ve insanlığın ulaştığı en iyi hükümet sistemi olduğu konusunda ısrarcı.

Çin ise hızlı kararlar almasıyla ön plana çıkan, meşru ve tehlikeli olarak tanımlanan farklı bir diktatörlük sistemi yakalamıştır. Başarılarıyla tabana ulaşan diktatörünün propaganda şekli, Hitler ve sağ kolu Goebbels’in propagandasına benzemiyor.

Meşruiyetinin temeline başarıyı koyan diktatörlük, diğer diktatörlüklerin bir özelliği olan karar vermedeki yavaşlığının aksine hızla verdiği kararlarla demokratik sistem için gerçek bir rakip olabilir. Peki, hangi sistem dünyaya hakim olacak? Bununla birlikte bu konu gelecek savaşı değil. Gelecek savaşı teknoloji alanında yaşanıyor. Herkes, Çin'in teknolojik gelişiminin ABD'den daha hızlı olduğunun farkında.

Apple ve Huawei veya Huawei ve Google arasındaki savaş, geleceğin en büyük savaşlarından biri. İnsan ırkları ve çeşitleri, saçlarının yumuşaklığı veya pürüzsüzlüğü ya da teninin beyazlığı veya esmerliği gibi faktörler sayesinde dış görünüşleri ile tanımlanır. Bunlar, genotip (genetik) veya fenotip (dışyapı) gibi özelliklerin bireyin dış görünüşündeki yansımasıdır.

Huawei ve Google arasındaki savaş ise aynı zamanda daha derin meselelerin ve Çin ile ABD arasındaki savaşın genetik haritasının bir yansıması. Bununla birlikte söz konusu savaş artık uzay ve teknoloji sahnesinde yaşanıyor.

Çin’in uzun bir izaha ihtiyaç duyan teknolojideki çarpıcı gelişimi, bizi Çin’in fırçalarıyla boyanmış yeni ve postmodern bir dünya tanımına götürüyor. Bu nedenle Çin-ABD ilişkilerinde olmasa da tüm dünyanın birbirleriyle olan ilişkileri ve gelecek savaşıyla ilgili yorumları bir sonraki yazıya kaldı.

DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya